Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/2810 E. 2021/2234 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2810
KARAR NO : 2021/2234
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil, teminat bedelinin iadesi ve kira bedeli tazminine ilişkindir. Davacı davasında, davalı ile aralarında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre edimlerini yerine getirdiklerini ancak davalı tarafından tapu devirlerinin yapılmadığını belirterek 9-13-14-15 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin tapusunun iptâli ile adlarına tesciline ve sözleşme gereği teminat olarak davalıya verdikleri 100.000,00 TL nakit paranın davalıdan tahsiline, beş adet bağımsız bölüm için aylık 600,00 TL ‘den olmak üzere toplam 9.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, davacının verdiği 100.000,00 TL’nin teminat olarak değil kira, taşınma giderleri için verildiğini, tediye makbuzlarındaki “teminata mahsuben” yazısının sonradan eklendiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tapu iptal tescil isteminin kabulüne, ecri misil isteminin kısmen kabulüne ve teminat olarak verilen 100.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Anılan karar, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2019/2237 Esas 2019/3995 Karar sayılı 21.10.2019 günlü ilamı ile “davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile davanın dayanağı olan belgelerin dosyada fotokopisi olduğundan mahkemece davacı tarafa ödeme makbuzlarının asıllarının sunulması için süre verilmesi, asıllarının sunulmaması halinde HMK 207 maddesine göre makbuzdaki parentez içindeki kısımla ilgili ayrıca paraf bulunmadığından yazılmamış sayılmasına karar verilerek ve davacının sözleşme gereği borcunun bulunmadığını kanıtlayamamış olduğu dikkate alınarak 100.000,00 TL’nın iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi, belgelerin asıllarının sunulması halinde ise belge üzerinde inceleme yaptırılarak parantez içinde yazılan kısımların sonradan eklenip eklenmediğinin incelettirilmesi, yapılacak incelemede sonradan eklenmediğinin anlaşılması halinde teminat olduğunun kabulü ile inşaatın bittiği de anlaşıldığından davacıya iadesine karar verilmesi, sonradan eklendiğinin anlaşılması halinde ise yine ayrıca paraf bulunmadığından yazılmamış sayılmasına karar verilerek, davacının sözleşme gereği borcunun bulunmadığını kanıtlayamamış olduğu da dikkate alınarak 100.000,00 TL’nın iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozmaya uyan yerel mahkemece, 100.000,00 TL teminat bedelinin iadesine dayanak olarak gösterilen makbuzların asıllarının dosyaya sunulması için davacı tarafa süre verilmiş, davacı vekili 27.02.2020 tarihli celsede makbuzların asıllarının kendilerinde değil davalıda olduğunu, ticari işleyişte makbuz asıllarının karşı tarafa verildiğini, bu nedenle fotokopisinin sunulabildiğini beyan etmiştir.
Yerel mahkemece, “davacı tarafından makbuz asıllarının dosyaya sunulmadığı gerekçesi ile 100.00,00TL teminatın iadesi talebinin reddine, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen tapu iptal tescil isteminin kabulüne, ecri misil istmenin kısmen kabulüne” karar verilmiş, bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilnin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmişmektedir.
2- 6100 sayılı HMK’nın 220/2. maddesinde “Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Buradaki yemin, tarafın dayandığı yemin delili değildir. Belge lehine olan taraf yemin deliline dayanmış olmasa bile, dayanılan belgenin değerlendirilebilmesi için mahkemece; kanun hükmü gereği olarak, maddeye uygun biçimde yemine ilişkin işlemlerin yaptırılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı tarafa makbuz asıllarını dosyaya sunması için süre verilmiş, davacı taraf makbuzların asıllarının kendilerinde değil davalıda olduğunu, ticari işleyişte makbuz asıllarının karşı tarafa verildiğini, bu nedenle fotokopisinin sunulabildiğini beyan etmiştir. Davalının ise gerek cevap dilekçesinde gerekse de dosya kapsamında, davacı tarafça doldurulan makbuzların asıllarının davacıdan istenmesine karşın türlü bahanelerle kendisine verilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın makbuz asıllarının davalıda olduğuna yönelik beyanları ile davalının makbuz asıllarının istenmesine rağmen kendisine verilmediği beyanları birlikte değerlendirildiğinde mahkemece incelenmesine ihtiyaç bulunan makbuz asıllarının sunulmasına yönelik olarak davalı tarafa HMK 220/2 maddesi uyarınca yemin teklif edilmesi gerekmektedir. Davalı, HMK 220/2 maddesine göre yemin teklifi sonrasında yemini kabul ederek makbuz asıllarının kendisinde olmadığını beyan etmesi durumunda şimdiki gibi bu talep bakımından davanın reddine karar verilmesi, davalı tarafın yemini kabul etmemesi halinde ise, HMK 220/3 maddesindeki düzenlemeye göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Makbuz asıllarının dosyaya sunulması halinde ise 21.10.2019 tairhli bozma ilamında belirtildiği üzere, belge üzerinde inceleme yaptırılarak parantez içinde yazılan kısımların sonradan eklenip eklenmediğinin incelettirilmesi, yapılacak incelemede sonradan eklenmediğinin anlaşılması halinde teminat olduğunun kabulü ile inşaatın bittiği de anlaşıldığından davacıya iadesine karar verilmesi, sonradan eklendiğinin anlaşılması halinde ise yine ayrıca paraf bulunmadığından yazılmamış sayılmasına karar verilerek ve davacının sözleşme gereği borcunun bulunmadığını kanıtlayamamış olduğu da dikkate alınarak 100.000,00 TL’nın iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin 2. bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının 2. bentte açıklanan nedenlerle kabulüne, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz peşin harcın talep halinde davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,13.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.