YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/387
KARAR NO : 2021/1748
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
İLK DRC. MHK. : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki taraflar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Davacı taşeron davasında, davalının taahhüdünde bulunan …. Havaalanı Üst Yapı ve Müterafik İşler İnşaat işi ile ilgili olarak “Beton kaplamalı otoparklar ve bağlantılı yollarının beton kaplama yapılması” işlerinin taşeronluk sözleşmesi kapsamında müvekkilinin yapmaya taahhüt ettiğini, sözleşme kapsamında davalı şirkete 11.895,50 m³ beton satılıp teslim edildiğini, sözleşmeye göre toplam fiyatı KDV hariç 1.308.505,00 TL olduğunu, sözleşmeye göre sarf malzemesi de müvekkil tarafından karşılanarak 51.066,00 m² beton kaplaması işçiliğinin yapıldığını, sözleşmeye göre beton kaplaması işçiliği KDV hariç 536.193,00 TL olup, toplam KDV hariç 1.844.698,00 TL hakediş tutarının ödenmesi gerekirken icra takip tarihi itibariyle müvekkiline KDV hariç 1.680.885,78 TL ödeme yapıldığını, KDV dahil 163.812,22 TL bakiye hakediş bedelinin bulunduğunu, davalının haksız olarak 3. ve kesin hakedişi imzalamadığını, bu hakediş esas alınarak 15.01.2014 tanzim tarihli ve 001045 nolu fatura davalıya gönderilmesine rağmen itiraz edilmediğinden alacağının kesinleştiğini, başlatılan takibe davalı itirazının haksız olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yüklenici savunmasında, dava konusu 15.01.2014 tarih ve 001054 sayılı 163.812,22 TL’lik faturanın kendilerine 28.01.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, bu faturanın 31.01.2015 T. ve 6411 yevmiye sayılı ihtarname ile süresinde iade edildiğini, bu nedenle faturanın kesinleşmediğini, 10.06.2010 tarihinde ihale edilen sözleşme anahtar teslim, götürü bedelli olup, uygulama projesi de ekinde teslim edildiğini, idarece onaylı mukayeseli keşif cetveli incelendiğinde dava konusu taşeronluk sözleşmesini ilgilendiren imalat miktarlarında herhangi bir artış olmadığını, ayrıca idare tarafından tasdik olunan hakedişler incelendiğinde dava konusu taşeron sözleşmesini ilgilendiren imalatlar nedeni ile davalı yükleniciye herhangi bir fazla ödeme yapılmadığını, söz konusu imalatların davacı tarafından ihale eki uygulama projelerine aykırı şekilde yapıldığını; uygulama projesine göre yolların net yüzey alanı 44.703 m² olması gerekirken yolların geniş imal edildiğini ve 51.066 m².ye çıktığını, proje kalınlıkları üzerinden 8990 m³ beton sarfiyatı yapılması gerekirken kaplama kalınlıklarına uyulmadığından 10.593,75 m³ sarfiyat yapıldığını, sözleşmede belirtilen kriterlere, projesine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılması halinde sözleşme fiyatları olan 1.457.929,86 TL’ye işin bitirileceğini, fakat buna rağmen davacıya 1.701.505,50 TL + KDV ödeme yapıldığını, KDV farkı dahil 287.419,26 TL daha davacının borcunun olduğunu, fazla imalat yapılması için yazılı idarenin olurun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Davanın kabulüne ile davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahmekesi 31. Hukuk Dairesinin 30.10.2020 T. ve 2020/72 E., 2020/135 K. sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, “Davanın Kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, davalının da kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE” karar verilmiştir.
İşbu karara karşı, taraf vekillerince süresinde temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasındaki bila tarihli taşeronluk sözleşmesinin 3. maddesinde; “davadışı işsahibi-idare ile yüklenici arasında imzalanan “… Havaalanı Üst Yapı ve Müterafik İşler İnşaat İşi”ne ilişkin sözleşmenin 3.3. maddesinde belirtilen işlerin tamamının, idarece onaylı iş programına uygun olarak idare ile yapılmış sözleşmenin tüm şartlarına ve ekleri olan özel teknik şartname ile tatbikat ve imalat projelerine uygun olarak taşeron tarafından yapımının üstlenildiği, işbu sözleşme ve idare ile yüklenici arasındaki sözleşmenin tüm şart ve ekleri ile yüklenicinin idareye taahhütlerini taşeronun aynen kabul ve taahhüt ettiği kararlaştırılmış olmakla, işsahibi-idarenin onayı olmaksızın fazla yapılan iş nedeniyle davacı – taşerona herhangi bir bedelin ödenmesi mümkün bulunmadığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Açıklanan bu nedenle, bölge adliye mahkemesi kararı doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 24.11.2021 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
– MUHALEFET ŞERHİ –
Davacı taşeron ile davalı iş veren arasında davalının yükümlülüğündeki “…. Havaalanı Üst Yapı Müterafik İşler İnşaatı” işindeki beton kaplamalı otoparklar ve bağlantı yollarının beton kaplama yapılması işlerinin yapılması konusunda sözleşme imzalanmıştır.
Davacı taşeron tarafından beton imalatı ve beton kaplama işi için 3 tane hakediş düzenlenmiş, 1 no.lu ve 2 no.lu hakedişten davalı tarafından ödenmiş, 163.812,22 TL’lik 3 no.lu hakediş ise ödenmemiştir.
Davacı tarafından 11.895.50 m³ beton imalatını davalının çalışanı ….’ın teslim edildiği beton teslim fişlerinden anlaşılmaktadır. Beton kaplama işçiliğinde 51.066 m² olduğu ve her iki hususun davacı şirkete ait 2 no.lu ara hakediş ekindeki davacı şirket ile davalının elemanı inşaat mühendisi arasında imzalanmış, hakediş sahifesinde gösterildiği her iki işin toplam bedelinin KDV hariç 1.844,698 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar yapılan işler konusunda idarenin onayı alınmamış ise de, taraflar arasında yapılan işin sözleşme teklif birim fiyatlı olması, yapılan işin sonunda ölçüleceğine dair sözleşmede hüküm bulunması, davalı teknik elemanlar tarafından tanzim edilen vaziyet planları ve ataşmanlar nazara alındığında ve ayrıca yapılan işin asıl işten ayrılmasının teknik olarak mümkün olmaması gözönüne alındığında davacının ilave iş bedelini alması gerekir. Sözleşmenin birim fiyatlı sözleşme olması nedeniyle ilave iş oranının belirlenerek sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 21. maddesi gereğince %20 iş artışı kapsamında kalan işlerin sözleşme fiyatlarıyla, sözleşmede fiyatı bulunmayan işlerin ise yapıldığı tarihteki serbest piyasa fiyatlarıyla hesaplanması gerektiği, hesap edilen miktardan davalı tarafın ödediği miktarların düşülmesi ve bu hususta bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılamamaktayım.