Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/4117 E. 2021/1975 K. 02.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4117
KARAR NO : 2021/1975
KARAR TARİHİ : 02.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, ek karar yönünden reddine yönelik verilen hükmün, asıl davada davacı birleşen davada davalı TÜBİTAK vekili tarafından duruşmasız, davalı karşı davacı … vekili tarafından tavzih isteminin reddine dair ek karar yönünden duruşmasız, asıl davada davalı karşı davacı birleşen davada davacı …Ş. vekili ile birleşen davada davacı …Ş. vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 23.11.2021 gününde davalı karşı davacı birleşen davada davacı …Ş. vekili Av…., davalı karşı davacı birleşen davada davacı …Ş. vekili Av. …, asıl davada davalı karşı davacı … vekili Av. … ve asıl ve birleşen 2008/279 Esas sayılı davada davacı …. vekili Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Asıl ve birleşen davalar eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır.
Asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı davada, 30.11.2000 tarihli sözleşmeyle Ulusal Metroloji Enstitüsü ek binalarının yapımı işinin yüklenici davalı …Ş. ve …. İnşaat Ticaret A.Ş. şirketlerinin oluşturduğu ortak girişime verildiği, inşaatının süresinde tamamlanmadığı, buna rağmen sözleşme gereği ceza uygulaması yapılmadığından davacı kurumun zarara uğradığı yine inşaatın devamı süresince 33 adet C.O (değişiklik emri) ile inşaatta ilave ve değişiklikler yapıldığı, bu değişikliklerin usul ve mevzuata aykırı olarak ve yetki aşımı suretiyle gerçekleştirildiği belirtilerek oluşan kurum zararının yüklenici iş ortaklığını oluşturan davalı şirketler ile mimari proje müellifi, kontrol müşaviri ve ita amiri olan diğer davalılardan tahsili talep edilmiştir.
Birleşen Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1077 esas sayılı dosyasında ise, yüklenici iş ortaklığını oluşturan … İnşaat Sanayi A.Ş. ve ….. İnşaat Ve Ticaret A.Ş. tarafından,ödenmeyen bakiye iş bedeli, sözleşme dışı işler bedeli, teminat kesintisinden kaynaklanan alacak ve diğer alacak kalemleri talep edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karar asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı davada davalı … birleşen 2019/1077 esas sayılı davada davacı olan iş ortaklığını oluşturan yüklenici şirketler … İnşaat Sanayi A.Ş. ve … İnşaat Ve Ticaret A.Ş. vekilleri ile asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı dosya davacısı ve birleşen 2019/1077 esas sayılı dosya davalısı iş sahibi TÜBİTAK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yine asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı davada davalı olan … vekili 14.01.2021 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçe ile hükmün tavzihini istemiş, mahkemenin 18.01.2021 tarihli ek kararı ile davalı … vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı davada davalı olan … vekili tarafından tavzih isteminin reddine dair mahkemenin ek kararı temyiz edilmiştir.
1) Asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı davada dava dilekçesinde, davalı olarak … İnşaat Sanayi A.Ş. ve …. İnşaat ve Ticaret A.Ş. yanında Ortadoğu Teknik Müşavirlik A.Ş., … ve …. Ltd. de davalı olarak gösterilmiş, mahkeme karar başlığında da anılan davalıların isimlerine yer verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde “Davalı Ortadoğu Teknik Müşavirlik A.Ş. ile …. Ltd. Şirketlerinin; keşif maliyetindeki eksikliklere rağmen sözleşme konusu işlerin projeye uygun olarak yapılıp, ödemelerinde bunun karşılığı olması nedeniyle, diğer bir deyişle, kurumun sadece proje çizimi ve keşif maliyeti hesabındaki eksiklik ve yanlışlıklar nedeniyle fazladan bir ödeme yapmamış olması nedeniyle sorumlu olmadıkları” ve yine davalı …’ un; “Kusura ilişkin alınan heyet raporunda açıklandığı şekilde, kurumun ita amiri olması ve yapılan inşaat konusunda proje yapmak, uygulama projelerini ve yapılan inşaatı kontrol etmek, denetlemek, firmalar arasında koordinasyon gibi bir görevinin bulunmadığı değerlendirildiğinde sorumlu olmadığı” ifadelerine yer verilmiş ise de, her üç davalı hakkında da hüküm fıkrasının asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı davaya ilişkin bölümünde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinin 2. fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu” belirtilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 26.02.2019 gün ve 2015/21-2614 esas, 2019/215 karar sayılı kararında da “Uyuşmazlıkların çözümünde yargıya düşen en önemli görevlerden birisi de açık ve net çözümler bulmak; anlaşılabilir, tutarlı kararlarla kamu düzeni ve barışının sağlanmasına hizmet etmek olduğu, tarafların çözüm aramak için geldikleri yargısal makamların açık ve net hükümlerle üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiği, bu hâlde HMK’nın 297. maddesinin kamu düzeni amacıyla konulmuş emredici hükümlerden olduğu, bu bakımdan usuli kazanılmış hakkın istisnası olup, tarafların iradesine de bağlı olmayan mutlak bir etkiye sahip bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği” belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, az yukarıda da açıklandığı üzere asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı davada davalı olan …, Ortadoğu Teknik Müşavirlik A.Ş. ve… Ltd. hakkında karar gerekçesinde bu davalıların “sorumlu olmadıkları” belirtilmesine rağmen, kararın hüküm fıkrasında anılan davalılar hakkında hüküm kurulmadığı görülmüştür. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca mahkemece, davanın tüm tarafları hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olup, asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı dosya davalısı … vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazı ile asıl ve birleşen dosyada davacı iş sahibinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma nedenine göre, asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı davada davacı … birleşen 2019/1077 esas sayılı davada davalı olan iş sahibi TÜBİTAK vekilinin diğer temyiz itirazları ile asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı davada davalı … birleşen 2019/1077 esas sayılı davacı olan … İnşaat Sanayi A.Ş. ve … İnşaat Ve Ticaret A.Ş.’nin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosyada davacı TÜBİTAK vekili ile asıl ve birleşen dosyada davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen 2008/279 esas sayılı dosya davacısı TÜBİTAK vekilinin diğer ve asıl ve birleşen dosya davalısı ve birleşen 2019/1077 esas sayılı dosya davacısı yüklenici şirketler … İnşaat Sanayi A.Ş. ve … İnşaat ve Ticaret A.Ş.’nin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 3.815 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalılar … İnş.San.A.Ş., … İnş. Ve Tic.A.Ş., …’dan alınarak davacıya verilmesine ile 3.815 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı TÜBİTAK’ tan alınarak davalı …’a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 02.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.