YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4379
KARAR NO : 2021/1682
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin usulsüz ihtarlar sonucu yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, bu karardan sonra 20.01.2002 tarihinde yapılan genel kurulda da müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini ve çıkarma kararının usulsüz olduğunu ileri sürerek, çıkarma kararının iptaline, aksi halde ödediği 14.367,00 TL’nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mali yükümlülüklerini ihtarlara rağmen yerine getirmeyen davacının ortaklıktan çıkarılmasının yerinde olduğunu, mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının çıkarma kararına karşı dava açmasının iyiniyet ilkesiyle bağdaşmadığını, dava için öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile yönetim kurulunun çıkarma kararı ile 20.01.2002 tarihli genel kurulda alınan çıkarma kararının iptaline dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 17.09.2013 tarih ve 2013/3321 E., 2013/5455 K. sayılı ilamıyla, aidat toplayan kooperatiflerde üyelerin kooperatife herhangi bir aidat ödememeleri, genel kurullara katılmamaları, bir şekilde kooperatifte ilişki kurmamaları halinde üyeliğin sona erdiğine zımnen rıza göstermiş olduklarının kabul edilmesi gerektiği, davacının ihraç kararı ile dava açma tarihi arasında geçen 7 yıllık süre nazara alınarak ve MK’nın 2. maddesi çerçevesinde araştırma yapılarak varılacak değerlendirme sonucuna göre ihraç kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususunda bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, aidat toplayan kooperatiflerde üyelerin uzun süre kooperatifle ilişki kurmamaları halinde üyeliğin sona erdiğine zımnen rıza göstermiş oldukları, davacının ihraç kararı ile dava açma tarihi arasında geçen yedi yıllık süre nazara alındığında ihraç kararının iptali ile ortaklığın devam ettiğine ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerektiği, davacı yanın aidat bedelinin iadesine ilişkin olarak talebi 818 sayılı BK’nın 126/4. maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu gerekçesiyle, davacının ihraç kararının iptali talebinin reddine, terditli olarak aidat bedelinin iadesine ilişkin davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delilerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, ihraç kararının iptali ve terditli olarak çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece ihraç kararının iptaline ilişkin talebin reddinde isabet bulunmakta ise de terditli talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Dava 26/09/2008 tarihinde açılmıştır. Davalı kooperatif 19/10/2003 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında davacının 7.587 TL çıkma payı alacağı bulunduğu, bu bedelin kendisine Aralık 2004 tarihinde ödeneceğini kararlaştırmıştır. Kooperatifler Kanunu’nun 17/2 maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düşeceği hallerde bu ertelemeyi yapmaya hakkı vardır. Bu durumda zamanaşımı bu tarihte işlemeye başlar. Bu tarihten itibaren dava tarihine kadar zamanaşımı süresi dolmadığından bilirkişinin belirlediği bedel kadar çıkma payı alacağı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken zamanaşımı gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 23.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.