YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/126
KARAR NO : 2022/1453
KARAR TARİHİ : 16.03.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın davalılar … ve … bakımından feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar bakımından ise sübut bulmadığından reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılardan … vekilinin temyiz itirazına gelince;
02.01.2020 tarihli ve 30996 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihi itibariyle de yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinde “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen düzenleme karşısında somut olay değerlendirildiğinde; yargılamada usulüne uygun şekilde sunulan vekâletname uyarınca vekille temsil olunduğu halde mahkemece davalı … yararına nispi vekalet ücreti yerine maktu vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda dava değeri 90.000,00 TL üzerinden hesaplanan 12.500,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, işbu davada uygulanması mümkün olmayan AAÜT’nin 13/4. maddesi gereğince 3.400,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu yönden bozulması gerekirse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın üçüncü maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın hüküm fıkrasının 5. bendinin 2. ve 3. satırlarında yer alan “13/4 uyarınca hesaplanan 3.400,00 TL” kelimelerinin karardan çıkarılmasına, yerine “13/1 uyarınca hesaplanan 12.500,00 TL” cümlesinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıdan alınmasına, temyiz peşin harcın talep halinde davalı …’na iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 16.03.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.