YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1423
KARAR NO : 2023/1565
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
…
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/308 E., 2021/1088 K.
…
…
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/365 E., 2019/475 K.
Taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici şirket ve müteselsil kefil olan diğer davalılar arasında 31/03/2008 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve devamında 06/02/2009 tarihli ek sözleşme imzalandığını, müvekkiline B blok 4 no.lu bağımsız bölümün dubleks niteliğinde teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, ancak daha sonra yapıdaki 3 numaralı bağımsız bölümün tapu kayıtlarında 4 numaralı bağımsız bölüm olarak tescil edildiğini ve müvekkili adına yanlış bağımsız bölümün tescil edildiğini öğrendiklerini, bağımsız bölümün dubleks olarak tesliminin kararlaştırılmış olmasına karşın dubleks katın mevcut olmadığını, çatı kısmının imara aykırı ve ruhsatsız olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilleri … ve …’ya eldeki davada husumet yöneltilemeyeceğini, tapu sicilinin aleni olduğunu ve böyle bir dava açılamayacağını, bağımsız bölümün davacı adına 10/08/2009 tarihinde tescil edildiğini ve davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi neticesinde davacıya sunulan proje ile belediye tarafından onaylanan projenin farklı olduğu, davacının paylaşım krokisinde 3 no.lu bağımsız bölümü almasına ve fiilen 3 numaralı bağımsız bölümü kullanmasına karşın proje farklılığı ve hatalı numarataj nedeniyle 4 numaralı bağımsız bölümün hatalı tescil sonucu tapuda adına tescil edilmiş olduğu, 4 numaralı bağımsız bölümün imara uygun olmadığının alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, yine alınan bilirkişi raporlarında davacı arsa sahibinin fiilen kullandığı 3 no.lu bağımsız bölüm ile hatalı tescil yapılan 4 no.lu bağımsız bölüm arasında arsa payı hususunda bir farklılık bulunmaması nedeniyle davacının arsa payı üzerinden bir maddi zararının bulunmadığı, maddi zararının sadece 4 no.lu bağımsız bölümdeki imar aykırılığından doğduğu sonuç ve kanaatine varılarak ıslah beyanı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili; Davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, cevap dilekçesi ve ıslaha karşı beyanlarında zamanaşımı definde bulunmalarına rağmen değerlendirilmediğini, müvekkilleri … ve …’ya husumet düşmediğini, dava konusu iddianın ceza yargılamasına konu olduğunu ve müvekkillerinin beraat ettiğini, imara aykırılık hususunda yapı kayıt belgesi alınarak yapının imara uygun hale getirildiğini, hükme esas alınan raporun çelişkili ve yetersiz olduğunu, ilk rapor ile ikinci raporun çeliştiğini, davacının kendisine dubleks daire verileceğine ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yapı kayıt belgesinin alınması ile davanın konusuz kalmasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın taşınmazın aynından kaynaklanmaması nedeniyle taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili mahkeme olmamasına, davanın, davalıların yerleşim yeri adresinde de açılmasının mümkün bulunmasına, uyuşmazlığın kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davaya bakan Mahkemenin görevli olmasına, davalılar … ve …’nın davanın dayanağı olan her iki sözleşmede de yüklenicinin müteselsil kefili olarak yer almaları nedeniyle bu davalılara husumetin düşmesine, imara ve sözleşmeye aykırı olarak bina yapan davalıların ceza yargılaması neticesinde beraat etmelerinin tazminat sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak olmasına, mahkemenin vermiş olduğu yetki neticesinde davalılar tarafından alınarak mahkemeye sunulan yapı kayıt belgesinin yapıyı imara uygun hale getirmesinin ve davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmasının mümkün bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve taraf iddialarını karşılar nitelikte olmasına ve eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta davalı yüklenicinin eseri sözleşmeye ve imar mevzuatına aykırı olarak meydana getirmesinde ağır kusurlu olması nedeniyle TBK’nın 478. Maddesi gereğince davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olmasına göre istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı HMK 355. maddesi kapsamında yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacının da aralarında bulunduğu arsa sahipleri ile davalı şirketin yüklenici, diğer davalıların ise müteselsil kefil olarak 31/03/2008 tarihli adi yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı, davacıya 1 adet bağımsız bölüm verileceği, teslim tarihinin 30/06/2009 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Daha sonra tarafların tekrar bir araya gelerek 06/02/2009 tarihli adi yazılı ek sözleşme imzaladığı, bu sözleşmeye göre davacıya 201 ada 12 parseldeki numarataj krokisine göre B Blok ikinci kat 4 numaralı bağımsız bölüm ve B Blok çatı kat 4 numaralı bağımsız bölüm eki verileceği kararlaştırılmıştır. Plan ve paylaşım krokisi sözleşme eki olarak belirtilmiştir.
2.1. Dosya kapsamında alınan Yargıtay denetimine el verişli 13/03/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının fiilen kullanmakta olduğu bağımsız bölümün çatı katı ruhsatsız B blok 3 no.lu bağımsız bölüm olduğu, onaylı mimari projeye aykırı olarak çatı katının ruhsatsız olduğu, bu hali ile davacıya B Blok 4 no.lu bağımsız yerine 3 no.lu bağımsız bölümün teslim edildiği, davanın sözleşmeden kaynaklanan alacak davası olduğu, yetki ve göreve ilişkin itirazların kabulünün mümkün olmadığı, mahkemece hükmedilen tazminat bedelinin ruhsata aykırı çatı katının imara uygun hale getirilmesine ilişkin olduğunun ve usulüne uygun teslim gerçekleşmediğinden zaman aşımının işlemeye başlamadığının anlaşılması karşısında, mahkeme hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.