YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1727
KARAR NO : 2023/2838
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1193 E., 2021/1677 K.
HÜKÜM/KARAR : Davacı ve Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/1054 E., 2021/261 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmasız, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı asil … ile temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat Oğuz Koçal’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı yüklenici ile arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği kendisine 3 adet bağımsız bölümün devredileceğini, ancak bağımsız bölümlerin kararlaştırılandan küçük olduğu için kura çekimine katılmadığını ve anahtarları teslim almadığını, sözleşme gereği kendisine düşen bağımsız bölümlerin tapularının iptali ile adına tescilini, bağımsız bölümlerin küçük yapılması nedeni ile eksik m² bedeli, teslimin zamanında yapılmaması nedeni ile kira tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin edimlerini sözleşme gereği yerine getirdiğini, biten inşaatta noter huzurunda kura çekimi yapıldığını ve 26.02.2018 tarihinde iskanın alındığını, kura sonucu davacıya E Blok 2. giriş 7 ve 24 no.lu bağımsız bölümlerin isabet ettiğini, miras payı olarak gelen 16 no.lu bağımsız bölümdeki hissesinin ise sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödenerek kendisinden satın alındığını, davacıya bağımsız bölümleri teslim alması için talepte bulunulmasına karşın teslim almadığını, iskan ruhsatının alındığını ve fiili teslimden kaçan davacının kira tazminatı isteyemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Davacı arsa sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar aralarında 13.01.2012 tarihli sözleşmeyi akdetmiş olup, arsanın %53’lük kısmının yükleniciye ait olacağı dairelerin inşaat ruhsatından itibaren 3 yılda iskan ruhsatı veya fiili teslim ile teslim edileceği arsa sahibinin her 120 metrekarelik hissesine karşılık balkon ve yangın merdivenleri hariç brüt 120 metrekare konut teslim edileceği, teslim edilecek daire bakımından denkleştirme yapılacağı istenilmeyen malikin hissesinin metrekaresi için 750,00 TL bedele yükleniciye devredebileceği, yüklenicinin inşaatı zamanında tamamlayamadığı takdirde brüt 600,00 TL ödeyeceğinin sözleşmede kararlaştırıldığı anlaşıldı. Mahkememizce yapılan keşif sonunda tarafların da mutabık oldukları üzere inşaatın tamamlandığı, 28/07/2016 tarihinde inşaat ruhsatının, 26.02.2018 tarihinde iskan ruhsatının alındığı, davacının sözleşmenin ifası kapsamında tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu anlaşıldığından taraf teşkilinin sağlandığı kabul edilerek yargılamaya devam olundu. Mahkememizce yapılan keşif sonucu alınan 27.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda 16 numaralı bağımsız bölüme gelen arsa üzerindeki yapı yıkılmadığından tüm binanın iskanı olmasına rağmen buranın iskanın olmadığını, daire metrekaresi bakımından belediyenin 147,91metrekare haber yapı denetimin 150,42 metrekare, heyetin 136 metrekare olarak belirleme yaptığını, davacıya toplam 296 metrekare verilmesi gerektiğinden 24 metrekare eksik teslim yapıldığı, metrekaresi 2.250,00 TL den toplam 54.000,00 TL metrekare eksiği alacağının var olduğunu, dairelerin dava tarihi itibariyle değerinin 325.000,00 TL olduğunu, taban alanını azaltarak davanın üst katlarda 3 kat yer kazandığını ancak bundan davacının faydalanacağına ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığını, davacının hesaplamasına göre %34,08hisse sahibi olması gerektiğini, davalıya göre 34.762,50 TL ödemesi gerektiğinden 2.737,50 TL davalının fazla ödeme yaptığını, gecikme tazminatı talebi bakımından 7 ve 24 numaralı bağımsız bölümler için toplam 9.240,00 TL, 16 numaralı bağımsız bölümdeki hissesi için 1.574,54,00 TL olmak üzere toplam 10.814,54 TL gecikme tazminatı alacağının bulunduğunu hesapladıkları görülmüştür. Tarafların itirazları üzerine alınan ek 16/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda metrekare hesaplarının doğru olduğunu, davalının 13.03.2018 tarihli ihtarının daire teslimine davet niteliğinde olmadığını rapor etmişlerdir. Belediye yazı cevabında davacı annesine ait 16 numaralı bağımsız bölümdeki bina yıkılmadığından 16 numaralı bağımsız bölümdeki daireye iskan ruhsatının verilmediğinin bildirildiği görüldü. Mahkememizce hazırlatılan 28/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının eksik metrekare bakımından 54.000,00 TL, annesinden gelen hissesi bakımından 34.762,50TL gecikme tazminatı bakımından 10.814,50TL olmak üzere toplam 99.577,00 TL alacağının bulunduğu hesaplanmış olup, mahkememizce bu raporun dosya mündericatına uygun olduğu kabul edilmiştir. Davalı her ne kadar toplam 37.500,00 TL ödemenin davacının annesinden gelen miras hissesine ilişkin ödeme olduğunu savunmuş ise de, davacının hissesi ile sözleşmede belirlenen bedelin davacının ödemesi ile birbirini tutmadığı 2.737,50 TL fazla ödeme çıktığı, taraflar arasında miras hissesinin davalıya devrine ilişkin ayrı bir protokol bulunmadığı anlaşılmakla davalının savunmasına itibar edilmeyerek, bilirkişilerce belirlenen 34.762,50 TL, 16 numaralı bağımsız bölüm bakımından davacının annesinden gelen miras hissesi karşılığı bedelin davalıdan tahsili gerektiği anlaşılmıştır. 7 ve 24 numaralı parsellerin taraflar arasındaki apkis ve kura tutanağı gereğince davacı adına tescili talebinin kabulü gerektiği çekişmesizdir. Karara dayanak kabul edilen rapora göre davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur…” gerekçesiyle Tapu iptali ve tescil davasının kabulüne; Davalı adına kayıtlı Konya İli Selçuklu İlçesi Yeni Selçuk Mahallesi 42523 ada, 5 parsel, E blok, 2. giriş, 7 numaralı bağımsız bölüm ile Konya İli Selçuklu İlçesi Yeni Selçuk Mahallesi 42523 ada, 5 parsel, E blok, 2. giriş, 24 numaralı bağımsız bölüm tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, Kararın bir örneğinin Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine, Gecikme tazminatı ve eksik-ayıplı ifadan kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne, Davacının talep ettiği 99.577,00 TL alacağın, davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında yapması gereken edimlerini yerine getirmediğini, dairelerin tapuda adına tescil edilmediğini, dairelerin süresinde teslim edilmediğini, mahkemece hüküm altına alınan gecikme tazminatı bedelinin eksik olduğunu, 60.000,00 TL kira bedeline değil 1.250,00 TL’ye hükmedilmesi gerektiğini, yüklenicinin taşınmazdaki inşaatta yoğunluk artışından dolayı kendisine 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, dekontta belirtilen paranın buna ilişkin olduğunu, bu ödemenin arsa bedeli olmadığını, 16 no.lu bağımsız bölümünün annesinden gelen arsa karşılığı olduğunu ve bu taşınmazın %27,27’sinin adına tescilinin gerektiğini, bu dairedeki hissesinin tescili istetiğini, satacağına dair talebi olmadığı halde mahkemenin hisse bedeline hükmetmesinin doğru olmadığını, eksik imalden ve kira yoksunluğundan dolayı bu taşınmaz için %27,27’si oranında tazminat talep ettiğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı yüklenici arasında Konya İli … İlçesi 28941 Ada 1 Parseldeki 117 m²’lik, 28941 Ada 2 parseldeki 179 m²’lik ve ve davacının annesine ait olup intikal eden 28941 Ada 4 parselden gelen 46,35 m²’lik toplamda 342,35 m1 hissesi için 13/01/2012 tarihinde Arsa Payı Kat Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmedeki paylaşımın devredilen arsa metre karesi miktarında yangın merdiveni ve balkonlar hariç brüt daire verileceğini ve artık hissesinin 750 TL/M2 satın alınacağını, davacıya verilmesi kararlaştırılan 7 ve 24 no.lu bağımsız bölümlerin brüt alanının sözleşmeye göre eksik olmadığını, daire tipleri sözleşmeden sonra netleştiğinden dolayı 80 m², 120 m² lik ve 150 m² lik 3 adet daire tipi planlandığını, tüm maliklerle yapılan görüşme neticesinde davacının, 150 m² büyüklüğünde 2 adet daire istediğini bildirdiğini, kalan hisse bedelini ise nakit olarak talep ettiğini, bu nedenle davacıya 37.500 TL arta kalan hisse bedeli ödendiğini, dava konusu inşaatın 28.07.2016 tarihinde inşaat ruhsatının, 26.02.2018 tarihinde ise iskan ruhsatının alınarak bağımsız bölümlerin sahiplerine teslim edildiğini, inşaatın tamamlanmasıyla Selçuklu Belediyesine yapılan iskan ruhsatı başvurusunda belediye tarafından davacıya ait bölge içerisinde yeşil alan üzerinde eski yapısı bulunduğunu bu yapının yıkılmaması durumunda iskan ruhsatı verilemeyeceğinin ifade edildiğini, davacı ile davalı şirketin yaptığı görüşmede; davacının bu yapıyı yıkmayacağını belediye ile mahkemelik olduğunu, burayı belediyenin istimlak etmesi gerektiğini ifade ettiğini, 172 adet diğer maliklerin mağdur olmaması için belediye ile yapılan görüşmelerde, nihai olarak davacıya ait olmayan dairelerin iskan ruhsatının alındığını, sadece davacıya ait olan dairelere belediye iskan ruhsatı verilmediğini, davacıya noter kanalı ile gönderilen ihtarname ile ; eski yapısının yıkılması ile iskan ruhsatının alınabileceğinin bildirildiğini, davacının bu konuda dairesini teslim almadığı gibi eski yapısını da yıkmadığını, davalı şirketin, sözleşme gereği ruhsat tarihinden itibaren 36 ay ve 6 aylık gecikme hakkı ile 28.01.2020 tarihinde teslim etmesi gereken daireleri 27.03.2019 tarihinde yani sözleşmeden 10 ay erken tamamlayarak teslim ettiğini, kuraları çekmiş tüm maliklerin dairelerine oturarak iskana başladığını, davacının, sözlü, yazılı ve noter kanalı ile yapılan tüm ihtarlara rağmen, eski yapısını yıktırmadığından iskan ruhsatı alınamadığını, söz konusu dairelerin boş olarak beklemekte ve davacı tarafından alınmadığını, bu konuda davalı şirketin sorumluluğu olmadığını, dava konusu taşınmazların devrinin yapılamamasının tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, davacı ile imzalanan sözleşme uyarınca yapılması gereken dairelerin yapılıp kullanıma hazır hale getirildiğini, söz konusu yapıların iskan ruhsatları da alınarak ruhsat alınır alınmaz; Konya 9. Noterliğinin 03/03/2018 tarih, 09465 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya söz konusu taşınmazların devrini alması için ihtar çekildiğini ve fakat davacı tarafın kötüniyetli olarak ne dairelerin kura çekimine geldiğini ne de ihtara rağmen devri almadığını, davalı şirketçe davacının zorla tapuya görülüp devir için imza attırmasının beklenemeyeceğini, davacı kendi kusuruyla söz konusu taşınmazların devrini almadığından temerrüde düştüğünü, kimse kendi kusurundan haksız olarak fayda sağlayamayacağından davacının haksız ve kötüniyetli kira talebinin de reddi gerektiğini, yerel mahkemece, müvekkili şirket tarafından davalıya artık hisse bedeli için yapılan 37.500,00 TL tutarındaki ödemenin dikkate alınmadığını, davacının artık hissesinin taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını, sözleşmeye uygun olarak 750,00 TL/m2 den ödenmesi gereken 34.750,00 TL tutar için 20.02.2014 tarih ve 737 sıra nolu Gider Pusulası düzenlenmiş ve müvekkil şirketin T.C. Ziraat Bankası … Sanayi Şubesindeki hesabından davacının T.C. Ziraat Bankası … Şubesindeki hesabına 18.08.2014 tarihinde 30.000,00 Tl ve 25.11.2014 tarihinde 7.500,00 TL olmak üzere toplam 37.500 TL ” 28941 Ada 4 Parsel arsa bedeli için” açıklaması ile gönderildiğini, ancak yerel mahkemece yapılan ödemenin göz ardı edildiğini müvekkili aleyhine artık hisse bakımından 34.762,50 TL ve 10.814,50 TL gecikme tazminatına hükmettiğini, tüm dosya kapsamında davacı tarafın, müvekkili şirket ile anlaştığı ve 46,35 metrekarelik hissesini müvekkili şirkete sattığı anlaşıldığından bu hisse için müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını, verilen kararın hatalı olduğunu, davacının, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/1054 esas sayılı dosyasında; itiraz ettikleri bilirkişi raporlarından da bağımsız olarak yerel mahkemeye birçok kez ıslah beyanında bulunduğunu, bu nedenle ; kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davacı tarafından eksik harç yatırıldığını verilen hüküm usul ve mevzuata aykırı olduğunu, davacının, haksız taleplerini birçok ıslah beyanında bulunarak davasını genişlettiğini, davacı tarafından iptali istenen taşınmazların dava tarihi itibari ile değerleri üzerinden ve diğer tüm talepleri yönünden de ayrıca belirtmek sureti ile harç yatırması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tapu iptali ve tescil istemleri yönünden değerlendirmede; Dosya kapsamında bulunan sözleşme ve kura tespit tutanağına göre dava konusu taşınmazda bulunan 7 ve 24 no.lu bağımsız bölümlerin davacıya isabet ettiği, dava konusu bağımsız bölümlerin tamamlandığı yapı kullanım belgelerinin alınarak hukuken teslim edildiği ancak taraflar arasındaki gecikme ve eksik işler nedeniyle muaraza nedeniyle bağımsız bölümlerin davacı adına tescil edilmediği anlaşılmakla mahkemece mezkur bağımsız bölümlerin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve ancak davcının dava konusu taşınmazları teslim almaya yanaşmadığı, davalı yüklenicinin davadan önce taşınmazları devre hazır olduğunu bildirdiği anlaşılmakla davanın açılmasında davalının kusurlu bulunmadığı kabul edilmiş, davacının talebi tapu iptali ve tescile ilişkin olup terditli başka bir talebi bulunmadığından 16 no.lu bağımsız bölüme ilişkin para alacağının tahsiline karar verilmesi hatalı olduğu, bu bağımsız bölüme ilişkin tapu iptali ve tescili ilişkin değerlendirmede, davacının davalı yükleniciye devrettiği arsa payının annesinden miras yoluyla geldiğini iddia ettiği taşınmaza karşılık verilmesi gerektiğini bildirdiği 16 no.lu bağımsız bölümün miras payı oranında adına tescili istenmiş ise de bağımsız bölümün davacının murisinin arsa payı karşılığı verilmesi gerektiğini iddia ettiği, terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan davalı yükleniciye karşı miras payı oranında tescil istemli olarak davacının eldeki davayı ikame edemeyeceği, kaldı ki davalı yüklenici davacının annesinden miras yoluyla davacıya isabet eden arsa payını 37.500,00 TL karşılığında satın aldığını bildirip buna ilişkin “28941 ada 4 parsel arsa bedeli ” şerhli dekontları ibraz ettiği, davacının bu bedeli yoğunluk artışı nedeniyle aldığına ilişkin savunmalarını yöntemine uygun delillerle ispat edemediği anlaşılmakla 16 no.lu bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil istemli davanın reddinin gerektiği, gecikme tazminatı açısından yapılan değerlendirmede; somut olayda davacı dava tarihine kadar gecikme tazminatı talebinde bulunmuş olup davalının inşaatı süresinde bitirerek 26.02.2018 tarihinde yapı kullanma izin belgesini aldığı, yapı kullanma iznin alınması ile bağımsız bölümlerin hukuken teslim edildiğinin kabulü gerekeceğinden davacıya ait bağımsız bölümler ve 16 no.lu bağımsız bölüm yönünden gecikme tazminatına ilişkin taleplerin reddinin gerektiği, devredilen fazla arsa payından kaynaklı alacağa ilişkin değerlendirmede; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların bulunduğu binada bulunan emsal dairelerin dava tarihi itibariyle değerleri üzerinden yapılan hesaplamada davacının fazladan devrettiği arsa payına ilişkin alacağı 54.000,00 TL olarak belirlenmiş, davacı 5 no.lu celsede yaptığı ıslah isteminde kendisine ait devredilen fazla arsa payına ilişkin talebinin 48.360,00 TL olduğunu belirtmiş olup mahkemece taleple bağlı kalınmayarak 54.000,00 TL hüküm altına alınmış olup kararın bu yönüyle hatalı olduğu, 16 no.lu bağımsız bölüm için davalı yükleniciye devredilen arsa payının davacının murisi Şükriye İzki’ye ait olup 28941 ada 4 parsel sayılı taşınmazda yer aldığı, davalı yüklenicinin cevap dilekçesinde sunmuş olduğu dekontlarda 28941 ada 4 parsel sayılı taşınmaz arsa bedeli şerhinin bulunduğu, davacının dekontlarda yazılı bulunan şerhin aksini ispata yarar delil de ibraz etmediği, bu bağlamda 16 no.lu bağımsız bölüm yönünden davacının talep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla bu talep yönünden davanın reddi gerektiği, açıklanan nedenlerle; davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının tapu iptali ve tescil istemli davanın kısmen kabulüne, E blok, 2. giriş, 7 numaralı bağımsız bölüm ile aynı yer E blok, 2. giriş, 24 numaralı bağımsız bölüm sırasında kayıtlı taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tapu kayıt ve tesciline, davacının E blok, 1. giriş, 16 numaralı bağımsız bölüm sırasında kayıtlı taşınmaz yönünden davasının reddine, davacının tüm bağımsız bölümler yönünden gecikme tazminatına ilişkin talebinin reddine, fazladan devredilen arsa payına ilişkin davasının 16 no.lu bağımsız bölüm yönünden reddine, 7 ve 24 no.lu bağımsız bölümler yönünden kabulü ile taleple bağlı kalınarak 48.360,00 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl tarafından verilen temyiz dilekçesi ve davacı vekilince verilen ek beyan dilekçesinde; Davalı yüklenicinin edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirmediğini, kendisine düşen bağımsız bölümlerin toplamda 20,15m² daha küçük yapıldığını, paylaşımın %53 yüklenici, %47 arsa sahibi olarak yapılması gerektiğini, davalı yüklenicinin kendisine düşen bağımsız bölümleri devirden kaçındığını, annesinden miras payı olarak gelen ve 16 no.lu bağımsız bölüm içerisinde yer alan hisse miktarını 37.750,00TL ye sattığına yönelik tespiti kabul etmediğini, diğer hissedar olan kardeşlerine daha fazla ödeme yapıldığını, ödeme için düzenlenen gider pusulasında imzası bulunmadığını, sözleşmeye göre bedelin tapu devrinde peşin olarak ödenmesi gerektiğini ancak davalının 6 sene önce ödediği fiyatlarla hisseyi satın aldığını ileri sürdüğünü, ödenen bedelin de 30.000,00TL sini aldığını, kendisine daha fazla bedel verilmesi gerektiğini, 16 numaralı bağımsız bölüm için kira tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, gecikme tazminatı bakımından tescilin halen davalı yüklenicide olması nedeni ile bağımsız bölüm başına bedele hükmedilmesi gerektiğini, 16 numaralı bağımsız bölüm bakımından miras hissesi oranında tapu iptali ve tescil, 7 ve 24 no.lu bağımsız bölümler bakımından tapu iptali ve tescil ile tüm bağımsız bölümler için kira tazminatı istediğini, aleyhine olan hükümlerin bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili ; Müvekkili olan davalı yüklenicinin edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirdiğini ancak davacının kötüniyetli olarak zamanında tamamlanan bağımsız bölümleri kura çekimi,iskan ruhsatının alınması ve ihtarnameye rağmen teslimden kaçındığını, 7 ve 24 no.lu bağımsız bölümlerin sözleşmede kararlaştırılan brüt m²’ye uygun olarak teslim edilmesine karşın daha küçük yapıldığına ilişkin tespitin hukuka aykırı olduğunu, temyize konu bölge adliye mahkemesi kararında dava konusu 7 ve 24 no.lu bağımsız bölümler yönünden tahsiline karar verilen 48.360,00 TL eksik m² alacağının, müvekkilinin davacıya herhangi bir alacağı bulunmadığından bozulmasına, diğer hükümler yönünden kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, eksik m² ve gecikme tazminatı alacağı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı ile davalı yüklenici arasında 13.01.2012 tarihli adi yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. İnşaat süresi ruhsat tarihinden itibaren 3 yıldır. İskan ruhsatının alınmasında veya fiili teslim halinde daireler teslim edilmiş sayılacaktır.
2.1. Taraflar arasındaki sözleşmenin paylaşım başlıklı 5. maddesinde, ‘’Yüklenici, maliklere 120 m²’lik arsa payına karşılık, balkonlar ve yangın merdivenleri hariç brüt 120 m²’lik konut teslim edecektir. Maliklerin arsa payları, alacakları daireler ve arsa paylarında ilişkin denkleştirme yapılacak hisseli birleşim yapılacaktır. Denkleştirme ve hisse birleşimi yapmak isteyen malik artık hissesini 750,00 TL/m²’den yükleniciye devredebilir. Bu ödemeler tapu devrinde peşin olarak ödenecektir.’’ düzenlemesi mevcuttur.
– Yüklenici inşaatı zamanında tamamlayamadığı takdirde, gecikilen her bir daire için kira yoksunluğu olarak 600,00 TL ödeyecektir.
2.2. Davalı yüklenici tarafından, davacının hesabına 18.08.2014 tarihinde ‘’28491 ada 4 parseldeki … arsa bedeline ist.’’ açıklaması ile 30.000,00 TL ve 25.11.2014 tarihinde ‘’ 28491 ada 4 parsel arsa bed. İçin’’ açıklaması ile 7.500,00 TL gönderilmiş, ödeme dekontları dosyaya sunulmuştur.
2.3. Konya …. Noterliğinin 13.08.2017 tarih ve 34673 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kura çekiliş tutanağına göre … adına E Blok 1. giriş 8. kat 16 no.lu bağımsız bölüm, davacı … adına E blok 2. giriş 7 ve 24 numaralı bağımsız bölümler isabet etmiştir.
2.4. Selçuklu Belediye Başkanlığının 24/10/2018 tarihli yazısına göre E Blok 2. giriş 7 no.lu ve 1. giriş 24 no.lu bağımsız bölümler için 26.02.2018 tarihli yapı kullanma izin belgesi düzenlenmiş, E Blok 1. giriş 16 numaralı bağımsız bölüme yapı kullanma izin belgesi verilmemiştir.
2.5. Davacı, annesinden kendisine gelen 16 no.lu bağımsız bölümdeki hissesinin tescilini ve gecikme tazminatı talep etmiş ise de yukarıda 2.2. maddesinde belirtilen ödeme dekontlarının davalı yüklenici tarafından dosyaya sunulduğu, davacının bu ödemenin 30.000,00 TL sini aldığını beyan ettiği, yapılan ödemenin yoğunluk artışından kaynaklı olduğunu iddia etmiş ise de bu savunmasını ispata el verişli bir delil ile ispatlayamadığı, davalı yüklenicinin sözleşmenin 5. maddesine uygun ödeme ile söz konusu hisseyi devraldığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının herhangi bir hak sahibi bulunmadığı 16 no.lu bağımsız bölüm bakımından verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır
2.6. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre, davacıya düşen bağımsız bölümlerin, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen ve olması gerekenden 24 m² daha az olduğu tespit edilmiş, eksik m² bakımından davacının talebi ile bağlı kalınarak 48.360,00TL ye hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.7. Davacının, dava dilekçesindeki talebi iskan tarihinden dava tarihine kadar gecikme tazminatı olup, iskanla birlikte teslim gerçekleşmiş sayılacağından, bu tarihler arası gecikme tazminatı talebinin hukuken mümkün olmaması nedeni ile bu talebin reddinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden alınmasına,
8400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.