Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/2138 E. 2023/2770 K. 14.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2138
KARAR NO : 2023/2770
KARAR TARİHİ : 14.09.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/468 E., 2022/363 K.
HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/525 E., 2021/863 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün 2017/6585 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 18.10.2021 tarihli beyanında; davalının İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesinde usulsüz tebligata ilişkin şikayette bulunduğunu, İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesinde davanın kabul edilmiş olması sebebiyle dava açtıklarını, ancak Bölge Adliye Mahkemesi ilamıyla davanın reddine karar verildiğini ve verilen bu kararın kesinleştiğini, bu nedenle davada taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini ve davanın açılmasına karşı taraf sebebiyet verdiğinden vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının itirazın iptali davası açılabilmesi için geçerli bir itirazın bulunması gerektiğini, İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün 2017/6585 sayılı dosyasına yapmış oldukları usulsüz tebligat şikayeti sonuçlanmadan bu davanın açılmasının yersiz olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 18.10.2021 tarihli beyanında; itirazın iptali davası açılabilmesi için ortada geçerli bir itiraz bulunması gerektiğini, geçerli bir itirazın olmadığı daha kesinleşmeden davacının davayı açtığını, icra mahkemesindeki şikayete ilişkin davanın kesinleşmesiyle de geçerli bir itirazın bulunmadığının tespit olunduğunu, Yargıtay içtihatları gereği geçerli bir itiraz bulunmamasına rağmen itirazın iptali davası açıldığı durumlarda hukuki yarar yokluğundan davanın reddine ve davacı taraf aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açılmadan önce icra müdürünün kararıyla söz konusu icra takibi durdurulmuş olduğundan, itirazın iptalinin talep edilmesinin mümkün olduğunu, ancak davanın açılış tarihinden sonra kesinleşen icra mahkememesi kararı uyarınca ortada geçerli bir itiraz bulunmadığını, itirazın iptali davasının konusuz kaldığını, dava açılmadan önce icra müdürünün kararıyla icra takibi durdurulduğundan ve buna davalı taraf sebebiyet verdiğinden davacının itirazın iptalini talep etmesinde hukuki yararı bulunduğunu, davanın açıldığı tarihte davalının haksız olduğunu, ve davalı taraf aleyhine vekalet ücreti ile yapılan yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekil ile temsil edildiğinden 20.11.2021 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2022 yılı AAÜT gereğince 5.100,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası açılabilmesi için gereken şartları taşımayan somut uyuşmazlıkta mahkemenin hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermesi gerekirken konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar vermesinin hatalı olduğunu, dava açılmasına neden oldukları gerekçesi ile de yargılama gider ve vekalet ücretinin müvekkilden tahsiline karar verdiğini, mahkemenin itirazın iptali davasında kimin haklı olduğu konusunda bir inceleme yapmayıp esasa girmediğini, davacının davasında haklı olup olmadığını tespit etmeden davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK’nın 114/1-h maddesine göre hukuki yarar bulunmasının dava şartı olduğunu, itirazın iptali davasında usulüne uygun yapılmış bir itiraz üzerine durmuş takibin bulunmasının dava şartı olup, HMK’nın 115/1 maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağını, 2. fıkraya göre dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, somut olayda itirazın iptali davası açıldığı tarihte hukuki yarar dava şartı mevcut ise de, daha sonra kesinleşen mahkeme kararı ile davalı borçlunun takibe süresinde itiraz etmediği, takibin kesinleştiği belirlendiğinden hukuki yarar dava şartının ortadan kalkmış olduğunu, buna göre mahkemece davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi ve bu doğrultuda yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olduğunu belirterek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/525 Esas sayılı dosyada verilmiş olan karar kaldırılarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, mahkemenin hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermesi yerinde olmakla birlikte nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmetmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra
takibine itirazın iptali, takibin devamı ve asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatı
istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesi,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri,

6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanununun 114/1-h ve 115/1. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesindeki “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” düzenlemesi dikkate alındığında davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.