YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2375
KARAR NO : 2023/3492
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/193 E., 2022/7 K.
BİRLEŞEN ANKARA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2013/128 ESAS DOSYASI
BİRLEŞEN ANKARA 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2020/588 ESAS DOSYASI
DAVA TARİHİ : 12.02.2013
HÜKÜM/KARAR : Asıl Dava Yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığına, Birleşen Davalar Yönünden Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen asıl ve birleşen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davalar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı yüklenici vekili asıl dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 15.05.2012 tarihli sözleşme ile astarlı- astarsız bitümlü sathı kaplama yapılması ve emanet sathı kaplama ekipleri için mıcır temini ve nakli işini üstlendiğini, sözleşme uyarınca hakedişlerinin zamanında ödenmediğini, sözleşme konusu işin davalının kusuru ile gecikmesine rağmen, davalı idarenin gerekli süre uzatımını vermeyerek 18.12.2012 tarihli olur ile sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini belirterek sözleşme konusu işin kesin hesabının çıkarılmasını, gerçekleştirdiği imalâtların ölçülerek bakiye hakediş alacağından şimdilik 25.000,00 TL’nin tahsilini istemiştir.
01.04.2015 günü harçlandırdığı ıslah dilekçesiyle asıl davada talep ettiği 25.000,00 TL imalât bedeli alacağını 258.112,49 TL arttırarak toplam 283.112,49 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
2. Birleşen 2013/128 Esas sayılı dava dosyasında ise davacı yüklenici vekili; sözleşmenin davalı idare tarafından haksız feshedildiğinin tespitine, gelir kaydedilen 138.000,00 TL teminat mektubu bedelinin ve haksız fesih nedeniyle uğradığı kâr mahrumiyetinden şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Bozmadan sonra açtığı 2020/588 Esas sayılı dava dosyasıyla davacı yüklenici vekili; ikinci kez ıslah olamayacağından iş bu dava ile asıl davada alınan 20.01.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile hesaplanan bakiye (367.308,50 TL – 283.112,49 TL) 84.196,01 TL alacağın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iş sahibi idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş programına uymadığını ve gecikmeye sebebiyet verdiğini, ihtarlara rağmen durumun aynen devam etmesi üzerine sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, davacı yükleniciye yaptığı tüm iş bedelinin ödendiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesi 2013/79 Esas, 2015/326 Karar ve 07.07.2015 tarihli kararıyla özetle; bakiye iş bedeli yönünden asıl davanın kabulü ile 283.112,49 TL alacağın davalıdan tahsiline, birleşen 2013/128 Esas sayılı davada davalı idarece sözleşme haksız şekilde feshedildiğinden gelir kaydedilen teminat mektubu bedeli 138.000,00 TL’nin tahsiline, kâr kaybı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2017/1390 Esas, 2017/3521 Karar ve 19.10.2017 tarihli kararı ile özetle; davacı yüklenici vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, teminat mektubunun iade koşullarının oluşup oluşmadığının sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 45. maddesine göre değerlendirilmesi ve mahallinde keşif yapılmak suretiyle kesin hesabın çıkartılması gerektiği gerekçesiyle kararın davalı yararına bozulduğu anlaşılmıştır.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2019/193 Esas, 2022/7 Karar ve 25.01.2022 tarihli kararı ile özetle; asıl dava hakkında karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2013/128 Esas sayılı davada teminat mektubunun iadesi koşulları oluştuğundan davanın kısmen kabulü ile sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğinin tespitine, 138.000,00 TL teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsiline, kâr kaybı talebinin reddine, bozmadan sonra açılan ve birleşen 2020/588 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 63.438,00 TL bakiye iş bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen dosyalarda davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen 2020/588 Esas sayılı davada hükmedilen alacağa avans faizi işletilmesi ve asıl dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2. Asıl ve birleşen dosyalarda davalı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde özetle; idarenin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, teminatın iadesi koşullarının oluşmadığı, davacının sözleşme ve şartname hükümlerine uygun iş yapmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti, gelir kaydedilen teminat mektubu bedelinin ve bakiye iş bedelinin tahsili, haksız fesih nedeniyle kâr kaybı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 inci maddesi, İhale Mevzuatı, Yargıtay 4/2/1959 tarih ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3. Bozma ilamında, davacı yüklenicinin asıl davada talep ettiği bakiye iş bedeli alacağının olup olmadığı konusunda yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak sözleşme konusu işin kesin hesabının çıkartılması gerektiği belirtilmiştir. Görüldüğü üzere bozma ilamı ile asıl dava kesinleştirilmemiştir. Bu nedenle mahkemece asıl dava hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar doğru olmamıştır.
Mahkemenin ilk kararında asıl davada 283.112,49 TL, 58 TL bakiye iş bedeli alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmiştir. Tarafların temyizi üzerine karar, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2017/1390 Esas, 2017/3521 Karar ve 19.10.2017 tarihli ilamı ile davalı idare yararına bozulmuştur. Bozma kararına mahkemece uyulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamından sonra mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi kurulu raporu ile davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağı 367.308,50 TL tespit edilmiştir. Davacı yüklenici bozmadan sonra açtığı 2020/588 Esas sayılı ek dava ile, bu bedel ile asıl davada karar verilen 283.112,49 TL farkı 84.196,01 TL bakiye iş bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece birleşen bu dosyada davanın kısmen kabulü ile 63.438,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Ancak verilen hüküm ilk karara nazaran davalının daha aleyhine sonuç doğuracak niteliktedir. Temyiz eden tarafın lehine verilen bozma kararına uyan mahkeme artık temyiz eden tarafın önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna aleyhe hüküm verme yasağı denir. Bu yasak, usule dair kazanılmış hak kavramı ile de ilgilidir. Mahkemece, bozma ilamına uyulması ile artık davalı yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bu nedenle, verilen ilk kararla davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağı 283.112,49 TL kabul edilmiş, iş bu karar davalı iş sahibi lehine bozulduğundan mahkemece bozmadan sonra açılan ek dava ile talep edilen bakiye iş bedeli alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda “Değerlendirme” bölümünün 2. bendinde belirtilen sebeplerle asıl ve birleşen davalar davacısı yüklenicinin tüm, asıl ve birleşen davalar davalısı idarenin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. bendinde belirtilen sebeplerle kararın asıl ve birleşen davalar davalısı idare yararına BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacı … İnşaat Ticaret ve San. Ltd. Şti.’den alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.