Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/2864 E. 2023/3402 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2864
KARAR NO : 2023/3402
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/802 E., 2021/1681 K.
DAVA TARİHİ : 23.05.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2016/461 E., 2018/348 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı …Ş. vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı …Ş. vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı yüklenici şirket arasında düzenlenen 09.03.2013 tarihli sözleşme ile müvekkilinin bir adet daireyi 42.500,00 TL bedelle satın aldığını ve bedelinin ödediğini, 2014 yılının Ağustos ayından itibaren dairede ikamet ettiğini, ancak davalının dava konusu taşınmazı tapuda 3. kişilere devrettiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümünün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1-Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; tapuya kayıtlı olan taşınmazların satışının tapuda gerçekleştirilecek olan resmi satış işlemi ile mümkün olacağını, bu nedenle davacı tarafından ileri sürülen satış iddiasının hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, müvekkilinin davacının taşınmazda hak sahibi olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil bankanın kötüniyetli olduğunun ileri sürülmesinin de dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2-Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından satış bedellerinin keşifle tespit edilen taşınmaz bedeli dikkate alındığında gerçeği yansıtmadığı, davalı …’ın da davalı … lehine bağımsız bölüm üzerinde 18.12.2014 tarihinde dava dışı Çocukça Hırdavat Oyuncak…Ltd. Şti. lehine 502.500,00 TL miktar için ipotek tesis ettiği, dava dışı …’ın ve …’in dava dışı Çocukça Hırdavat Şirketi’nin sahibi oldukları, davalı şirket, davalı … ve dava dışı …arasında dava konusu taşınmazlar dışında da bir kısım taşınmazlarda yakın tarihli birden çok devirlerin söz konusu olduğu, yine davalı bankanın tacir olması sebebiyle basiretli davranmak, üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda olduğu, tapu kaydını incelediğinde kısa süreli devirleri ve bedellerini gördüğünün kabulü gerektiği, tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere dairede oturanlara yönelik bir inceleme yapılmadığı, ipotek evraklarında dairenin boş olarak kabul edildiği fakat davacının en başından beri dairede oturduğu, diğer davalıların yargılamaya katılmadığı ve taşınmaz üzerinde hak iddia etmedikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, Erzurum ili, Yakutiye ilçesi, İstasyon Mahallesi, 7532 ada, 4 parsel D blok, 1. kat 3 numaralı bağımsız bölümün davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile, davalı adına olan ipotekten ari olarak davacı adına tesciline, davalı İlke İnşaat bakımından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, tacirin sorumluluğunun sınırsız olmadığını, müvekkilinin basiretli tüzel kişi gibi davransa da … ile …’ın aralarında muvazaalı konut satışı yaptığını bilebilecek durumda olmadığını, müvekkili banka borçlusu …’a kredi verirken taşınmazın tapusu … üzerine kayıtlı olduğunu, konut üzerinde herhangi bir şerh söz konusu olmadığını, … ve … arasında yapılan muvazaalı konut satışında, muvazaa, satış bedelinin 1.600,00 TL olmasına dayandırıldığını ancak Yargıtay kararlarına göre bedeller arasındaki orantısızlığın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağını, tapuya kayıtlı olan taşınmazların satışı da ancak tapuda gerçekleştirilecek olan resmi satış işlemi ile mümkün olduğunu, bu nedenle davacı tarafından ileri sürülen satış iddiasının hukuki geçerliliği bulunmamakla birlikte, davalı müvekkili bankanın tapuda yapılan geçerli bir satış işlemi olmaması nedeni ile davacının taşınmazda hak sahibi olmasını bilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki; tapu kütüğüne … ilkesi ve hayatın olağan akışı gereği 3. kişi konumunda olan bankanın bunu bilmesi kendisinden beklenemeyeceği gibi; bu neden ileri sürülerek müvekkili bankanın kötüniyetli olduğunun ileri sürülmesi de TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili bankanın iyiniyetli olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanan 09/03/2013 tarihli sözleşme ile 7532 ada 5 parselde yapılacak olan konutlardan Doğu-Kuzey cepheli bodrum dairesinin 42.500,00 TL bedelle davacıya satışının kararlaştırıldığı, iş bu bağımsız bölümün D Blok 1. Kat (3) numaralı daire olduğunun tespit edildiği, taşınmaz üzerinde 26/09/2014 tarihinde davalı İlke İnşaat adına kat irtifakına geçildiği ve dairenin 29/09/2016 tarihinde …’a, 20/10/2014 tarihinde ise kayıt maliki davalı …’a satış yoluyla devredildiği, … tarafından davalı … lehine 18/12/2014 tarihinde dava dışı Çocukça Hırdavat … Ltd. Şti. borcu için 502.500,00 TL bedelli birinci dereceden üst sınır ipoteği tesis edildiği, bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olduğu, bu durum, bankaların bir … kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel … sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirdiği, bankaların ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları, dava konusu taşınmazla birlikte 18/12/2014 tarihli ipotekte dava dışı kayıt maliki …’a ait D Blok (1), D Blok (4) ve D Blok (7) no.lu bağımsız bölümler üzerinde de ipotek işlemi tesis edildiği, banka ekspertiz incelemesi tarihi itibariyle (4) no.lu bağımsız bölüm beyanlar hanesi üzerinde Erzurum 4 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/751 Esas sayılı dosyası üzerinden “davalıdır” şerhinin işlenmiş olduğu, iş bu bağımsız bölüm dava konusu bağımsız bölüm değil ise de bu bu dairenin diğer dairelerle benzer bir seyir izleyerek devir işlemlerine konu edilmesi, dava konusu (3) no.lu bağımsız bölüm üzerinde birbiri ardına yapılan kısa süreli ve çok düşük bedelli satış işlemleri nedeniyle özellikle kat irtifakının inşaat firması adına tescil edildiği de gözden kaçırılmadan basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalı bankanın muhtemel hak kayıplarının yaşanmaması noktasında gereken özen sorumluluğunu yerine getirmediği, dört adet dairenin ekspertiz incelemesinde hali hazırda dairelerde oturan kişilerin durumları incelenmeksizin ipotek tesisi sonrası alınacak risk faktörlerinin dikkate alınmadığı, yüzeysel ve şekli bir inceleme yapıldığı, bankanın özen sorumluluğunu ihlal ettiği anlaşılmakla TMK 1024 hükmünce iyiniyet savunmasının geçerli olamayacağı gerekçesiyle, davalı … vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı …Ş. vekili istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesinden kaynaklanan temliken tescil ve ipoteğin terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 470-486. maddeleri, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1987/2 Esas – 1988/2 Karar ve 30.9.1988 tarihli Kararı.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı …Ş. vekili tarafından temyiz dilekçesinde belirtilen gerekçelerle temyiz edilmiş ise de, istinaf mahkemesince yapılan ve yukarıda belirtilen değerlendirmeler usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı …Ş. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.