YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4017
KARAR NO : 2023/3783
KARAR TARİHİ : 13.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2553 E., 2022/1050 K.
DAVA TARİHİ : 31.03.2016
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/517 E., 2018/415 K.
Taraflar arasındaki kooperatif genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife 2007 yılında üye olduğunu ve tüm üyelik yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı kooperatifin 2007, 2008 ve 2009 yılında yapılan genel kurullarda kooperatife ait bir kısım daire ve iş yerlerinin kanun ve usule aykırı olarak peşin ödeme karşılığında satıldığını, sabit ve peşin ödemeli ortaklığının sıkı şekil şartlarına bağlı olup acil nakit para ihtiyacı duyulması hallerinde uygulanabileceğini, oysa adı geçen genel kurullarda maliyet hesapları yaptırılmadan farazi şekilde kararlar alındığını, kooperatifçiliğin devlet kontrolünde olduğunu, tüm ortakların hak ve menfaatlerinin eşit şekilde korunması gerektiğini, peşin ortak olarak alınan üyelerin ödemelerini taksitler halinde yaptığını, bu durumun Yargıtay içtihatlarına da aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin 29.06.2008 tarihli 2007 yılına ait genel kurulunun 9 no.lu, 27.09.2009 tarihli 2008 yılı genel kurulunun 14 no.lu ve 20.06.2010 tarihli 2009 yılı genel kurulunun 8 no.lu kararlarının ve tüm üyeliklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kooperatif yöneticisi; dava konusu kararların eski yönetim tarafından alındığını, şu andaki yönetimin bir kusuru olmadığını, bu nedenle kooperatifin zarara uğradığını, davanın haksız olarak açıldığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 2007 ve 2009 yılı genel kurullarına davacının vekaleten ve asaleten iştirak ettiği, sadece 2008 yılı genel kuruluna iştirak etmediği, dava dilekçesi ve müdahale dilekçelerinin içeriğinde toplantı sonunda alınan kararların tebliğine, davacının toplantılara alınmadığına kooperatif kayıtlarının davacı tarafça incelenmesine izin verilmediğine ilişkin herhangi bir iddianın bulunmadığı, ayrıca kararların içeriği incelendiğinde batıl kararlardan olmadığı, bu durumda davacının 1163 Sayılı Yasanın 53. maddesinde belirtilen sürede dava açmadığı gerekçesiyle davanın süreden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki hususları tekrar ederek, genel kurulda alınan kararların kanuna, hukuka ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğunu, kooperatiflerin kar amaçlı kuruluşlar olmadığını, somut olayda kar amacı güdüldüğünün anlaşıldığını, kooperatiflerde aidat ödenmek suretiyle üyeliğin kazanılması gerektiğini, genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olduğunu, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 2007 yılı genel kuruluna vekaleten, 2009 yılına ait genel kurula ise asaleten katıldığı, 2008 yılına ait genel kurula ise katılmadığı, ayrıca iptali istenen genel kurul kararlarının oy birliği ile alınmış olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek, re’sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı kooperatifin 2007 yılına ait genel kurulunun 9 no.lu, 2008 yılına ait genel kurulunun 14 no.lu ve 2009 yılına ait genel kurulunun 8 no.lu kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.