YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4092
KARAR NO : 2023/4002
KARAR TARİHİ : 30.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/3629 E., 2022/662 K.
DAVA TARİHİ : 03.10.2012
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2012/486 E., 2019/622 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 05.09.2012 tarihli genel kurul toplantısının usulsüz olarak yapıldığını, usulsüz olarak kayıt edilen 21 üyenin katılımıyla toplanıldığını, bu kişilerin, toplantıda karar sayısının sağlanmaya çalışılması amacı ile üye yapıldığını, toplantının başında bu 21 kişinin katılımına itiraz edildiğini, bilançonun gerçekleri yansıtmadığını, huzur haklarının 4 yıllık belirlenmesinin doğru olmadığını, üyelerden birinin alacağının bilançoda yer almadığını söylemesine rağmen bu hususta karar alındığını, 7. madde ile yeni üye alınmasının kararlaştırılmasının amaca aykırı olduğunu, çünkü herkesin tapularını aldığını, 8.maddede kooperatif arsalarının satılmasına karar verildiğini, bir taşınmazın da satıldığını, tasfiyeden dönülmesi kararının mevcut duruma uygun olmadığını ileri sürerek tüm kararların iptali ile kararların tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kooperatife yeni üye kaydının, 18.05.2008 tarihli genel kurula dayanarak yapıldığını, kooperatif inşaatlarının tamamlanmadığını, inşaatların kaçak olduğunu, daha önce yapılan genel kurulların iptaline yönelik bir mahkeme kararının olmadığını, 33 ada 2 parselin satışına ilişkin daha önce 14.05.2005 tarihli genel kurul, 18.05.2005 ve 20.04.2007 tarihli yönetim kurulu kararları bulunduğunu, satışın zorunlu olarak yapıldığını, projeye aykırı inşaatlar için yıkım kararının mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatif yönetim kurulunun, üye sayısının arttırılmasına ilişkin genel kurul kararı olmaksızın 21 yeni ortağın kabulünü yaptığı, bu ortakların da katılımıyla kooperatif ortak sayısının 50 çıkarıldığı, iptali talep edilen 05.09.2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına 50 ortaktan 44 ortağın katıldığı, yeni alınan ortakların ortaklığa kabullerinin usulsüz olduğu, yeni ortak sayısının nisabı etkilediği gerekçesi ile davanın kabulüne; dava konusu davalı kooperatifin 05.09.2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, daha önce yapılan genel kurulda alınan kararların iptali konusunda mahkemece verilen kararın Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 2015/1378 Esas, 2015/8335 Karar 21.12.2015 tarihli kararı ile bozulduğunu, Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 2016/2771 Esas, 2019/454 Karar 13.02.2019 tarihli kararı ile davacının haksız ve hukuka aykırı karar düzeltme taleplerinin reddine karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 21.12.2015 tarih ve 2015/1378 Esas 2015/8335 Karar sayılı bozma ilamına karşı direnildiğini, 14.11.2013 tarihli duruşmada 2012/248 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığını, bekletici mesele yapılan dosyanın kesinleşmesi ve sonucu beklenmeden yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, genel kurulun yapıldığı tarihte üyelikleri devam eden üyelerin katılmış olduğu genel kurulun iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hukuk Genel Kurulu tarafından Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/142 Esas, 2019/555 Karar 09.05.2019 tarihli direnme kararı hakkında verilecek kararın bu dosyayı etkileyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut davada, Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/148 E. Sayılı dosyasında kooperatif yönetim kurulunun 21 üye alımına dair 20.11.2011 tarihli kararının batıl ve yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiği, kararın kesinleştiği, Kooperatif yönetim kurulu tarafından üye olarak kabul edilen 21 yeni ortakla birlikte kooperatif üye sayısının 50 kişiye ulaştığı, toplantıya 50 ortaktan 44 ortağın katıldığı, ortaklığa alınan 21 üyenin ortaklığa kabullerinin yok hükmünde olduğu yönündeki mahkeme kabul kararı göz önüne alındığında geriye 23 ortak kaldığı, yeni üyelerin katılımı ile yapılan genel kurul toplantısında yeni üye sayısının nisabı doğrudan etkilediği, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 26, 45 ve 53 ncü maddeleri, Kooperatif Ana Sözleşmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33 ncü maddesi, 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ve 370 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava Kooperatif Genel Kurul Kararlarının iptaline ilişkindir. Bir hukuki uyuşmazlıkta o olayların anlatımı ve taleplerin açıklanması taraflara HMK’nın 33 ncü maddesi gereğince uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kurallarının belirlenmesi ile hukuki niteleme ve değerlendirme hakime aittir.
2. A) Kooperatif genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu öğreti ve yargı kararlarında kabul edilmektedir.
B) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki “Genel Kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağırılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir.”, Kooperatif ana sözleşmesinin 33 ncü maddesi “Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4’nün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir.” hükmü ile aynı Kanunun 51 nci maddesinin birinci fıkrasındaki “Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.” hükümleri emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırı olarak yapılan toplantı ve alınan kararlar yok hükmündedir.
3. Yukarıdaki ilkelere göre somut olay değerlendirildiğinde; Dava Kooperatif Genel Kurul kararlarının iptaline ilişkindir. Davalı kooperatifin iptali istenen olağanüstü genel kurul toplantısının sonradan usulüne aykırı şekilde ortak kaydedilen kişilerin katılımıyla yapıldığı ve bu kişilerin kooperatife alımına ilişkin yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun yargı kararı ile tespit edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. İptali istenen 05.09.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında ortak olmayan üyelerin toplantı sayısından çıkarılması halinde toplantı ve dolayısıyla karar nisabının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Nisap oluşmadan yapılan genel kurul toplantısı ve alınan kararlar emredici kurallara aykırı olduğundan alınan kararlar hukuk aleminde hiçbir şekilde varlık kazanamayacak baştan itibaren geçersiz olduğu için geçmişe etkili olarak hüküm ve sonuç doğurmayacaktır.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Re’sen yapılan inceleme neticesinde; Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Davalı Kooperatifin 05.09.2012 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların İPTALİNE” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalı Kooperatifin 05.09.2012 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.