YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4167
KARAR NO : 2023/3687
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/388 E., 2022/445 K.
DAVALILAR :1- Eroğlu Yapı İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme San. ve Tic. A.Ş.
BİRLEŞEN 2015/71 ESAS SAYILI DOSYADA
FER’Î MÜDAHİL : …
DAVA TARİHİ : 27.01.2015
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
T Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmasız, asıl ve birleşen davada davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalılar vekili Avukat … ile asıl ve birleşen davada davacı vekilleri Avukat …, Avukat Algül Coşkun’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket yetkilisi … arasında İstanbul ili, Seyrantepe ilçesindeki “Seyrantepe Projesi” çok amaçlı tesis inşaatı projesi kapsamında mimari projelerin hazırlanması ve mimari danışmanlık ve destek hizmetlerinin müvekkili şirket tarafından sağlanması konusunda yazılı anlaşma yapıldığını, daha sonra ise tarafların imzalamış oldukları sözleşmeyi karşılıklı olarak tadil etmeye karar vererek 22.03.2011 tarihinde tadil protokolü imzalanarak davacı müvekkili tarafından sağlanacak hizmetlerin kapsamının genişletildiğini ve davacı tarafından ifa edilecek ek işler için ek ücret kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme ve tadil protokolü gereğince tüm edim ve taahhütlerini eksiksiz ifa ettiğini, mimari projeleri hazırlayarak davalıya her zaman süresinde teslim ettiğini, davalının müvekkili tarafından anlaşma kapsamında hazırlanan mimari proje ve verilmiş olan mimari danışmanlık ve destek hizmetleri karşılığında düzenlenen faturadan kaynaklanan borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalıya ihtarname keşide ettiklerini, ihtarnamenin tebliğine rağmen cevap verilmediği gibi yine de borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy 5.İcra Müdürlüğünün 2014/18259 esas sayılı takip dosyası ile 36.249,45 Euro asıl alacak, 6.970,97 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.220,42 Euro üzerinden takip başlattıklarını, ancak davalının icra takibine haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler kapsamında davacının edimini yerine getirdiğini, mimari projeleri hazırlayarak davalı tarafa teslim ettiğini, ancak davalı tarafın hazırlanan mimari proje ve verilmiş olan mimari danışmanlık ve destek hizmetleri karşılığında cari hesap borcunu ödemediğini, çekilen ihtarnamenin tebliğine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2014/18260 Esas sayılı dosyası ile 256.853,06 Euro asıl alacak, 20.959,71 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 277.812,77 Euro üzerinden takip başlattıklarını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ait yetki itirazında bulunduğunu, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddini savunduğunu, faturaların tebliğ edilmediğini, itiraz süresinin başlamadığını, icra takibinin hukuka aykırı olduğunu ve davacının sözleşme edimlerini yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.07.2019 tarihli ve 2015/676 Esas, 2019/799 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında Revize Sözleşmesi imzalanarak Broadway tarafından sağlanacak hizmetlerin kapsamını genişlettiği ve Broadway tarafından ifa edilecek ek işler için bir ek ücret kararlaştırdıkları, işin yerine getirilmesine rağmen davalılarca ödeme yapılmadığı, asıl davaya konu fatura için icra takip tarihinden önce davalıya gönderilmiş bir temerrüt ihtarı olmadığı, davalılarca ve davalı şirket bünyesindeki dava dışı şirket tarafından bu kapsamda yapıldığı anlaşılan ödemeler sonrası 15.12.2014 icra takip tarihi itibariyle asıl davadan dolayı istenebilecek asıl alacağın 36.239,45 Euro olduğu, birleşen dosya yönünden ise davalılarca yapıldığı kabul edilen ödemelerin düşürülmesi sonucu 196.121,94 Euro olarak hesaplandığı, takipten önce alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürüldüğü, ihtarnamenin tebliğinden belirtilen 15 gün sonrasında işlemiş faiz hesaplamaları yerinde olduğu, her iki icra takibinde de yabancı para Euro cinsinden alacak talep edilmiş olup davalılar faizi de itiraz ettiklerinden burada 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre; yabancı para faizinin hesaplanmasında, kamu bankalarının o yabancı para üzerinden açtığı bir yıllık vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği, somut olayda takipten önce temerrüt ihtarı söz konusu olup fatura alacağına dayalı bir takip oluşu ve fatura içeriğine sürende de itiraz edilmediği gibi eksik ayıplı iş bedelleri tartışılmasına gerek görülmemiş ve fatura içeriği bedeller kesinleştiğinden ve bu bedel davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan dosya kapsamına göre eksik iş bedeli tartışılmamış ve rayice göre yeniden iş bedeli hesabına gidilmediğinden dosya kapsamı ve davanın niteliğine göre alacak likit olduğundan davacı yararına icra takip tarihinden kur esas alınarak hesaplanacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek asıl dava yönünden davalının Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2014/18259 Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 36.239,45 Euro asıl alacak ve 572,53 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.811,98 Euro alacak yönünden aynen devamına, hüküm altına alınan asıl alacağa (36.239,45 Euro) 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca takip tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle takibin devamına, hüküm altına alınan alacağa İcra takip tarihindeki kur esas alınarak alacağın %20’si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden ise davalının Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2014/18260 Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 196.121,94 Euro asıl alacak ve 3.098,45 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam: 199.220,39 Euro alacak yönünden aynen devamına, hüküm altına alınan asıl alacağa (196.121,94 Euro) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle takibin devamına, hüküm altına alınan alacağa İcra takip tarihindeki kur esas alınarak alacağın %20’si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/3926 Esas, 2020/2954 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen dava davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazları reddedilerek somut olayda; davacının birleşen davaya konu 9 adet faturayı 31.05.2013 tarihinden 30.09.2013 tarihine kadar 9 ayrı mail ile gönderildiğini ileri sürmekle birlikte, bu faturaların davalının ticari defterlerine kayıtlı olmadığı, davalının faturalara süresinde itiraz ve iade ettiğine ilişkin savunma ve delil ileri sürmediği, bu maillerin gönderildiğinin iddia edildiği dikkate alındığında, takibe konu faturaların davalı yana tebliğ edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, eğer faturalar tebliğ edilmiş ise taraflar arasında kurulduğu kanıtlanan eser sözleşmesinde bedelde anlaşma yok ise yüklenici tarafından yapılan işler ile ilgili fatura düzenlenip iş sahibine tebliğ edilip iş sahibinin 6102 sayılı TTK 21/2 maddesi gereğince 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde faturanın içeriği ve fatura içeriğine dahil bedel kesinleşeceğinden ayrıca mahalli piyasa rayiçleri ile iş bedeli tespitine gerek bulunmayacağı, itiraz edilmiş yahut tebliğ edilmemiş ise, itirazın niteliğine göre fatura konusu işin yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği, yapıldığı kanıtlanan işlerin bedeli sözleşme kapsamındaki imalâtlar yönünden sözleşme fiyatları ile sözleşme kapsamı dışındaki işler yönünden vekâletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenip, faturalar ile ilgili yapılan ödemeler de düşürülerek asıl ve birleşen davalarda sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek öncelikle takibe konu faturaların davalı yana tebliğ edilip edilmediği, faturaların gönderildiği elektronik posta adresinin davalı şirkete kayıtlı elektronik posta adresi olup olmadığı araştırılıp, eğer faturalar tebliğ edilmiş ve süresinde itiraza uğramamış ise fatura içeriğine dahil bedel kesinleşeceğinden bu miktar üzerinden, tebliğ edilmemiş veya itiraza uğramış ise itirazın niteliği ve kapsamı da gözetilerek faturaların konusu işin yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapıldığı kanıtlanan işlerin bedeli sözleşme kapsamındaki imalatlar yönünden sözleşme fiyatları ile, sözleşme kapsamı dışındaki işler yönünden yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelinin bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla hesaplattırılıp yapılan ödemeler de düşürülerek asıl ve birleşen davada sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faturanın tebliği herhangi bir geçerlilik şekline tabi olmadığı ve davacının gönderdiği fatura içerikli e-posta iletilerinin, davalı şirket tarafından kullanılmakta olan e-posta hesabına gönderildiği, faturaların davalının hâkimiyet alanına girdiği ve böylece davaya konu faturaların davalıya tebliğ edildiği kanaatine ulaşıldığı kaldı ki 15.04.2019 tarihli 30.03.2012 tarihli faturanın aslen 87.860,87 Euro tutarlı olup, 51.621,42 Euro’sunun davalı şirket tarafından davacı şirkete ödendiğine göre söz konusu fatura ve içeriğinden davalı şirketin haberdar olması gerektiği, bu hususun söz konusu faturanın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin bir delil olduğu, ödemeler sonrası 15.12.2014 icra takip tarihi itibariyle asıl davadan dolayı istenebilecek asıl alacak 36.239,45 Euro, birleşen dosya yönünden icra takip tarihindeki alacağın asıl alacağın 196.121,94 Euro olarak hesaplandığı, somut olayda takipten önce alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürüldüğü, her iki icra takibinde de yabancı para EURO cinsinden alacak talep edilmiş olup davalılar faizi de itiraz ettiklerinden burada 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre; yabancı para faizinin hesaplanmasında, kamu bankalarının o yabancı para üzerinden açtığı bir yıllık vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği, her iki dosya bakımından alacak likit olduğundan davacı yararına icra takip tarihinden kur esas alınarak hesaplanacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek asıl dava bakımından davalının Bakırköy 5.İcra Müdürlüğü’nün 2014/18259 Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 36.239,45 Euro asıl alacak ve 572,53 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam: 36.811,98 Euro alacak yönünden aynen devamına, hüküm altına alınan asıl alacağa (36.239,45 Euro) 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca takip tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle takibin devamına, hüküm altına alınan alacağa icra takip tarihindeki kur esas alınarak alacağın %20’si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz talebinin reddine, birleşen dava yönünden ise davalının Bakırköy 5.İcra Müdürlüğü’nün 2014/18260 Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 196.121,94 Euro asıl alacak ve 3.098,45 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam: 199.220,39 Euro alacak yönünden aynen devamına, hüküm altına alınan asıl alacağa (196.121,94 Euro) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle takibin devamına, hüküm altına alınan alacağa icra takip tarihindeki kur esas alınarak alacağın %20’si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacının Temyizi
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince 11.07.2019 tarihinde tesis edilen kararda, asıl dava yönünden 36.239,45 Euro asıl alacak ve 572,53 Euro işlemiş faiz ve birleşen dava yönünden 96.121,94 Euro asıl alacak ve 3.098,45 Euro işlemiş faize hükmedildiği, ayrıca, asıl dava yönünden 10.584,18 TL ve birleşen dava yönünden 35.148,64 TL vekalet ücretine hükmedildiği, bozma kararının ardından, İlk Derece Mahkemesince 21.04.2022 tarihinde tesis edilen kararda da, hükmedilen vekalet ücreti tutarının aynı kaldığı, Euro kurunda yaşanan yüksek artışa rağmen vekalet ücretleri bakımından herhangi bir değişiklik yapılmadığı belirtilerek güncel kur tutarı da dikkate alınarak kararın düzletilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalıların Temyizi
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik incelemeyle hazırlanan bilirkişi raporunu dayanak yapılarak karar verildiği, bozma ilamından sonra alınan raporun bozma ilamına aykırı olarak düzenlendiği, raporda davacının faturaları gönderdiği e mail adresinin “Eroğlu Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş.” tarafından kullanıldığına dair bulgulara rastlanıldığının belirtildiği, bilirkişinin @erogluyapi.com.tr uzantılı e posta hesabının Eroğlu Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş.’nin davalı müvekkil şirket tarafından kullanıldığını tespit etmiş gibi rapor düzenlediğini, oysa Eroğlu Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş.’nin ayrı bir şirket olup tüzel kişiliğinin farklı olduğu, davacının edimini yerine getirmediği, işin başka kişilere yaptırıldığı, birleşen dosya konusu faturaların müvekkil Nurettin Eroğluna kesildiği, davacının davaya konu icra takibini de müvekkil … aleyhine başlattığı, bu nedenle davacının birleşen dava dosyasına konu faturaları müvekkil …’na tebliğ ettiğini ispatlaması gerektiği, bilirkişilerin davacının müvekkil şirkete kesmiş olduğu 30.03.2012 tarihli faturanın aslen 87.860,87 Euro tutarlı olup, 51.621,42 Eurosunun müvekkil şirket tarafından ödendiğini ve bu nedenle de faturadan haberdar olduğuna ilişkin tespitlerinin doğru olmadığı, defterlerinin incelenmediği, sadece davacının sunduğu cari hesabın incelendiği, Bakırköy 5.İcra Müdürlüğünün 2014/18259 Esas sayılı dosyasındaki 15.12.2014 tarihli ilamsız takipte ödeme emrine göre takibin konusunun 36.249,45 Euro asıl alacak, 6.9070,97 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.220 Euro alacağa ilişkin davacı yanın düzenlediği 30.03.2012 tarihli fatura olduğu, söz konusu fatutranın Londra-İstanbul uçak biletleri,otel konaklama bedelleri ve Ekim-Ocak süre ücretlerine ilişkin olduğu, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca bu bedelin işverenden talep edilemeyeceği, asıl davaya konuyu faturanın tebliğ edilmediği, bu faturaya istinaden herhangi bir ödeme de yapılmadığı, taraflar arasında akdedilen herhangi bir sözleşmede mevcut olmadığı, bilirkişilerce davacının asıl davaya konu faturayı kesme hakkının bulunmadığını belirtmelerine rağmen raporun sonuç kısmında asıl dava da, davacı alacaklı lehine alacak tespit ederek açıkca çelişkiye düşüldüğünü belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl ve birleşen davalardaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptâli ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemlerinden ibarettir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri,
6102 sayılı TTK’nın 21. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle mahkemece alınan raporda web arşiv kayıtlarından maillerin yönlendirildiği alan adının ve maillerin www.eroglu.com adresine yönlendirildiği belirtilerek faturaların elektronik posta ile tebliğ edildiği kanaatine ulaşıldığı, raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğu, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre yabancı para birimi üzerinden hükmedilen alacaklarda öncelikle hükmedilen yabancı para alacağının, dava tarihindeki T.C. Merkez Bankası tarafından ilan edilen efektif satış kuru üzerinden Türk lirasına çevrilmesi gerektiği, bu nedenle güncel kur dikkate alınarak hesaplama yapılmamasında hata olmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen dosya davalılarının tüm, asıl ve birleşen dosya davacısının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
20.11.2021 tarihli ve 31665 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihi itibariyle de yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinde “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre asıl davada; davacı yararına davada kabul edilen ve dava tarihindeki efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan 96.755,70 TL’lik dava değeri üzerinden hesaplanıp hükmedilmesi gereken avukatlık vekâlet ücreti tutarı nispi 13.141,79 TL iken, mahkemece davacı yararına 10.584,18 TL vekalet ücreti taktiri ve birleşen davada davacı yararına davada kabul edilen ve dava tarihindeki efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan 531.898,51 TL’lik dava değeri üzerinden hesaplanıp hükmedilmesi gereken avukatlık vekâlet ücreti tutarı nispi 43.644,92 TL iken, mahkemece davacı yararına 35.148,64 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu yönden bozulması gerekirse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın üçüncü maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK’un 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1.Asıl ve birleşen dosya davalıları vekilinin tüm, asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının “A-4-c” bendindeki “10.584,18” sayısının çıkartılarak yerine “13.141,79” yazılmasına, yine hüküm fıkrasının “B-4-c” bendindeki “35.148,64” sayısının çıkartılarak yerine “43.644,92” yazılmasına, kararın vekalet ücreti yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosya davalılarından alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl ve birleşen dosya davacısına verilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalılardan alınmasına,
İlamın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.