Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4171 E. 2023/3728 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4171
KARAR NO : 2023/3728
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/46 E., 2022/70 K.
BİRLEŞEN DAVADA
DAVA TARİHİ : 20.11.2014
HÜKÜM/KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada tapu iptali ve tescil davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davada karar verilmesine yer olmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar … ile … vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat … ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilerinin murisi ile davalı şirket arasında imzalanan 04.10.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkilinin 267 ada, 124 parselde bulunan taşınmazdaki 629 m²’lik hisseyi tapuda davalı adına devrettiğini, sözleşmenin eki niteliğindeki teknik şartnamenin 4.maddesi gereğince inşaatın tamamlanmasından sonra ortaya çıkan kapalı inşaat alanının ne şekilde paylaşılacağının düzenlendiğini, davalı yüklenicinin %50 oranında pay vermesi gerekirken davacı … Ayteke’ye 137,83 m², …’ya 91,64 m² yüzölçümlü olmak üzere toplam 229,47 m² bağımsız bölüm verdiğini, edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, sözleşme gereğince inşaa edilen ve müvekkiline intikali gereken bağımsız bölümlerin tapularının iptali ile müvekki adına tescilini, sözleşmeden kaynaklı cezai şartın davalıdan tahsilini, davalı adına kayıtlı taşınmazların 3.kişilere intikal etmesi durumunda müvekkillerinin hissesine düşen alanların rayiç bedellerinin davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini m² bedeli olarak 13.580,00 TL ve gecikme cezası olarak 11.000,00 TL tutarında toplamda 24.580,00 TL arttırmıştır.

2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkiline tapuda verilen dairenin fiili tesliminin yapılmadığını ileri sürerek, fiili teslim için yetki talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirdiğini, ancak davacı …’nın vekaletten azil nedeniyle bir kısım işlemlerin sürüncemede kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2018 tarihli ve 2015/260 Esas, 2018/120 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin (Yargıtay kapatılan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi) 13.11.2019 tarihli ve 2018/5406 Esas ve 2019/4550 Karar sayılı ilamıyla; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve gerekçesi açıklanmadan ilk rapora itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu yeni bilirkişi heyeti oluşturulup keşif yapılarak sözleşme ve eki şartname hükümlerine göre “ortaya çıkan inşaat alanı” miktarının ne olduğu bu miktar dikkate alındığında paylaşım oranları ile davacılara ne miktar yer verilmesi gerektiğinin her iki rapor arasındaki çelişki giderilmek ve itirazlar da karşılanmak suretiyle hesaplandığı gerekçeli ve denetime elverişli rapor tanzim ettirilmesi, davacıların dava dilekçesinde kendilerine verilen bölümlerin alanının 137,83 m² ve 91,64 m² olduğu yönündeki kendilerini bağlayıcı beyanlarının da dikkate alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılara teslim edilen eksik inşaat alanı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada tapu iptal ve tescil ile gecikme tazminatı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, eksik inşaat alanı teslimi nedeniyle alacak isteminin reddine, birleşene davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmede açıkça yazılı olduğu üzere paylaşıma konu alan toplam inşaat alanı olup, sözleşmeye göre, toplam inşaat alanı dikkate alınarak müvekkillere intikal etmesi gereken bağımsız bölüm brüt alanlarındaki eksik alanların ve bu alanlara ilişkin tazminat hesabının verilen bağımsız bölüm brüt alanı tespit edilip, daha sonra sözleşmeye göre verilmesi gereken bağımsız bölüm brüt alanı toplam inşaat alanı dikkate alınarak belirlendikten sonra belirlenen iki alan arasındaki farkın m2 değerinin hesaplanması şeklinde yapılması gerekirken, hukuka aykırı bilirkişi raporları doğrultusundan sözleşmede müvekkillere verilecek alandan kastın bağımsız bölüm brüt alanı olduğunu gözardı ederek ve Planlı Alanlar imar Yönetmeliğinde bağımsız bölüm brüt alanı tanımlandığı halde “daire brüt alanına tüm ortak alanlardan gelen alanın ekleneceği” şeklinde hatalı yorumla karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik alan bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.