YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4709
KARAR NO : 2023/2674
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1285 E., 2022/1417 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/108 E., 2021/201 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sıra cetveline şikayette verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; şikayet dışı Akbank T.A.Ş. tarafından borçlu … aleyhine Konya 4. İcra Müdürlüğünün 2009/14689 E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra dosyasına konu borç şikayet dışı banka tarafından müvekkile temlik edildiğini, dosya borçlusu adına kayıtlı Konya İli Karapınar İlçesi 526 Ada 3 parsel numaralı taşınmaz üzerine 24.02.2014 tarihinde haciz şerhi konulduğu ve süresinde satış talebinde bulunduklarını, taşınmaz satışı neticesinde düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasının ilk sırada yer aldığını, şikayet olunanın haczinin tapu kaydında şerhinin olmadığını, icra müdürlüğünce cevabi yazısında haczin sehven kaldırıldığına ilişkin yazısı doğrultusunda hareket edilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; borçlunun taşınmazı üzerine haciz konulduğunu, taşınmaz haczine ilişkin süresinde satış talebinde bulunduklarını, şikayet dışı borçlunun hacizlerin düştüğüne ilişkin talebi üzerine icra müdürlüğünce sehven 04.03.2016 tarihinde hacizlerin fekkine karar verildiğini, konulan haczin halen geçerliliğinin devam ettiğini, sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2021/108 Esas, 2021/201 Karar sayılı kararıyla; şikayet olunan alacaklı tarafından borçlunun taşınmazı üzerine haciz konulmasını talep ettiği tarih olan 22.07.2010 tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde satış talebinde bulunması gerektiği, bulunmadığı takdirde haczin düşeceği, şikayet olunan alacaklı tarafından bu tarihten itibaren 26.07.2012 tarihine kadar herhangi bir işlem yapılmadığı, 26.07.2012 tarihinde satış avansı yatırıldığı ve icra müdürlüğünce bu hususun dikkate alınarak haczin devam ettiği yönünde kanı oluşmuş ise de taşınmaz üzerine haciz talebi ile satış avansının yatırıldığı tarihler dikkate alındığında şikayet olunan bankanın haciz istemini 2 yıllık süre içerisinde yatırmadığı, İİK’nun 106 ve 110 maddeleri dikkate alındığında taşınmaz üzerindeki haczin düşmüş olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2021/682 Esas, 2021/201 Karar sayılı kararıyla; satış bedeli paylaşıma konu olan taşınmaz üzerine 29.07.2010 tarihinde konulan ilk haczin borçlunun müracaatı üzerine 04.03.2016 tarihinde terkin edildiği, bu işleme karşı şikayet olunan alacaklı tarafça şikayet yoluna başvurulmadığı, söz konusu haczin, borçlunun müracaatı üzerine terkin edilmiş olması ve bu işleme karşı şikayet yoluna da başvurulmamış olması nedeniyle artık hukuki geçerliliğini koruduğundan bahsedilemeyeceği, gerekçede hata edildiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeninde esas hakkında anılan gerekçeyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 11.05.2022 tarihli ve 2021/4223 Esas, 2022/2619 Karar sayılı ilamı ile, şikayet olunan alacaklının takip dosyasında bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 29.07.2010 tarihinde haciz konulduğu, satış avansının İİK’nın 106-110 maddelerine göre iki yıllık süresi içerisinde 26.07.2012 tarihinde yatırdığı, şikayet olunan alacaklının 29.07.2010 tarihli haczinin ayakta olduğu dikkate alınarak şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, , şikayet olunan alacaklının takip dosyasında bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 29.07.2010 tarihinde haciz konulduğu, satış avansının İİK’nın 106-110 maddelerine göre iki yıllık süresi içerisinde 26.07.2012 tarihinde yatırdığı, şikayet olunan alacaklının 29.07.2010 tarihli haczinin ayakta olduğu belirtilerek, şikayet olunan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm tesisi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Gerekçeleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde, İcra Müdürlüğünce terkin edilen bir haczin, sehven terkin edilmesi gerekçesi ile geçerli olduğunun iddia edilemeyeceği,
terkin edilen 29.07.2010 tarihli haczin süresinde satış istenmediğinden düştüğünü, tapu siciline şerh tarihinin haciz tarihi olmayacağını, şikayet olunanın haciz tarihinin 22.07.2010 tarihi olduğundan satış istenebilecek son tarihin 22.07.2012 tarihi olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1-Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir.
2- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 106 ncı maddesi, 142/1 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden şikayetçiye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.