Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4764 E. 2023/2927 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4764
KARAR NO : 2023/2927
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/378 E., 2022/374 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1049 E., 2019/1108 K.

Taraflar arasında itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, Ocak 2018 dönemine ait faturaların eksiksiz ödendiğini, 28/02/2018 tarihli 284.408,45 TL bedelli ve 01/03/2018 tarihli 210.411,71 TL bedelli faturaların davalıya tebliğ edilmesine ve davalı tarafça kayıtlarına alınmasına rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve aynı gün 833.134,48 TL haricen ödeme yaptığını, haricen yapılan ödemeye rağmen dava tarihi itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 157.320,82 TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin icra vekalet ücreti işlemiş faiz ve masraflar yönünden de bu takip nedeniyle borçlu olduğunu, davacı şirketin bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin kayyımlık görevinin TMSF’ye devredildiğini, huzurdaki davanın 675 sayılı KHK gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayalı aynı alacak için Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/1044 esas sayılı davayı açtığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmadığını, Kayseri İcra Müdürlükleri ve Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetkili olduğunu, davacı firmanın taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı olarak başka bir firmaya hizmet devri yaptığını, tüm bildirimlere rağmen sözleşmeye aykırılıkları gidermeyerek yerine getirmediği yükümlülüklerine ilişkin fatura kesmeye devam ettiğini, faturalara itiraz edilmemiş olmasının davacının faturada yer alan bedel kadar alacaklı olduğunu göstermeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi gereğince düzenlenen ve icra takibinden önce ödenmediği konusunda ihtilaf bulunmayan 4 adet faturadan ilk ikisi için icra takibi başlatıldığı, faturaların tamamı davalı tarafından defterlerine kaydedilerek maliyeye beyan edildiği, davalı bu faturalara süre içerisinde itiraz etmediği, davanın itirazın iptali davası olup, ödenmeyen 4 adet faturadan önceki tarihli 2 tanesi icra takibine konu edildiği, davalının icra takibinin başlatılmasından sonra takip borcunun tüm fer’ileri ile birlikte üzerinde olacak şekilde banka havalesi ile 833.134,48 TL ödeme yaptığı ödemenin hangi fatura yada borç için yapıldığı belirtilmediği, TBK’nın 102 nci maddesi gereğince ödemenin icra takibine konu edilen faturalar için yapıldığı ve itirazın iptali davası açılmadan önce borcun tamamen ödenmiş olduğu kabul edilmesi gerektiği, eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibinden sonra yapılan ödemenin düşülerek dava tarihindeki alacak durumuna istinaden borç alacak ilişkisinin hukuken değerlendirilmesi gerektiği, müvekkili şirketin dava tarihinde alacaklı olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edildiğini, davalının icra takibine itirazı ve icra takibine kadar iade faturasını aynı gün düzenlemesi ve ödemede açıklama yapılmaması karşısında davalının icra takibinde ödeme iradesi olmadığını, Borçlar Kanununun 102 nci maddesinin davalının borcu kabul etmemesi nedeniyle uygulanamayacağını, davacı şirketin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, yapılan ödemenin icra dosyasına mahsubu halinde dahi icra vekalet ücreti ve icra masraflarının müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın itirazın iptali davası olup para alacağına ilişkin olduğunu, konusu para ile ölçülebilen davalarda vekalet ücretinin maktu değil, nispi hükmedilmesi gerektiğini belirterek, vekalet ücretine yönelik kararın kaldırılmasını ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; davacı tarafından icra takibinden önce ödenmeyen 4 adet faturadan ilk ikisi için icra takibi başlatıldığı, faturaların davalı defterlerine kaydedilerek maliyeye beyan edildiği, takibinin başlatılmasından sonra, takip borcu ve tüm fer’ilerinden daha fazlasının banka havalesi ile 833.134,48.TL olarak davacıya ödendiği, dekontta ödemenin hangi fatura yada borç için yapıldığı belirtilmediğinden TBK’nın 102 nci maddesi gereğince ödemenin icra takibine konu edilen faturalar için yapıldığının kabulü gerektiği, bu nedenle ilk derece mahkemesince, itirazın iptali davası açılmadan önce borcun tamamen ödenmiş olduğu tespit edilerek davanın açılmasında davacının hukuki yararı gerekçesiyle gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilen durumlarda karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 101 ve 102 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.