YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4884
KARAR NO : 2023/3375
KARAR TARİHİ : 19.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/263 E., 2022/241 K.
DAVA TARİHİ : 27.07.2012
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sıra cetveline itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 23. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosyada şikayetçi tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA
Asıl davada şikayetçi vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu BN Tekstil San. ve İhr. Ltd. Şti.’nin üçüncü kişi GSD Factoring A.Ş.’den olan alacağının bir kısmının müvekkili tarafından temlik alınmış olmasına rağmen İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2012/1082 Esas sayılı dosyasında düzenlenen 17.07.2012 tarihli sıra cetvelinde paylaşıma tabi tutulduğunu, ayrıca şikayet olunanın geçerli bir haczinin de bulunmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir.
Birleşen davada şikayetçi vekili; doğmamış bir alacağın haczinin mümkün olamayacağını, şikayet olunan haczinin 13.01.2012 olduğunu ancak paranın dosyaya 10.04.2012 tarihinde geldiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan temlik eden Denizbank A.Ş. vekili; borçlu ile dava dışı 3. kişi arasında süre gelen bir ticari ilişki olduğunu, 89/1 haciz ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edildiğini, bu nedenle haczin geçerli olduğunu, asıl davada şikayetçinin alacağı temlikinin haciz alacaklılarının hakkını ortadan kaldıramayacağı gerekçesi ile şikayetin reddine karar vermiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2012 tarihli ve 2012/1124 Esas,2012/1570 Karar sayılı kararıyla; şikayetin reddine karar vermiştir.
IV. BİRİNCİ BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Mahkeme kararının gerekçe kısmı ile hüküm kısmının çelişkili olduğu, gerekçenin somut olayla alakası olmayan başka bir karara ait olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı, davacı ile borçlu arasında 13.01.2012 tarihli temlik sözleşmesi yapıldığı, borçlunun ihracat alacağını … Tekstil A.Ş.’ye temlik ettiği, ancak ihracat alacağı nedeni ile borçlu ve GSD Faktoring A.Ş. arasında süregelen bir ticari ilişkinin söz konusu olduğu, buna dayalı olarak İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2012/1082 Esas sayılı dosyası ile alacaklı olan Denizbank A.Ş.’nin GSD faktoring ile olan alacak için aynı gün İİK 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edildiği, davacının henüz doğmamış bir alacak için haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş olmasının hukuki sonuç doğurmayacağını iddia ettiği ancak bu hususun süreklilik arz eden ticari ve hukuki ilişkiler bakımından kabul edilemeyeceği, bu nedenle aynı tarihte tebliğ edilen 89/1 haciz ihbarnamesinin geçerli bir işlem olarak kabul edileceği, dolayısıyla borçlu ile davacı arasındaki temlik ilişkisi bakımından alacağın da mevcut yükümlülüklerle birlikte temlik edilmiş sayılacağı, zira süregelen ticari ilişki neticesinde uygulanan haciz işleminin geçerli hukuki sonuçlar doğuracağı, ancak buna rağmen söz konusu alacak temlik edilmiş ise bunun alacağın haczedilmiş olduğu yönündeki hukuki durumu ortadan kaldırmayacağı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. İKİNCİ BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/787 Esas, 2015/456 Karar sayılı kararıyla; şikayetin reddine karar vermiştir.
2.Aynı sıra cetveline yönelik farklı şikayetler hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması, kararların infazında da şüphe ve tereddütlere neden olarak uyuşmazlıkların uzun süre devam etmesi ihtimali doğurabileceği, önce esas kaydı yapılan şikayet dosyası üzerinde dosyaların birleştirilmesi ve karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasından, borçlunun dava konusu 3. şahıstaki alacağına uygulanan haciz, 13.01.2012 tarihi itibariyle …89.madde hükmüne uygun düştüğü, takip borçlusunun, haczedilen dava konusu alacağını davacıya temlik etmiş olmasının, haciz alacaklılarının bundan dolayı olan haklarını ortadan kaldıramayacağı, ilk haciz davalı alacaklıya ait İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2012/1082 Esas sayılı dosyasında uygulandığından, dava konusu sıra cetveline herhangi bir yasal aykırılığın bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosyada şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen dosyada şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 142. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, birleşen davada şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.