Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/5041 E. 2024/252 K. 18.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5041
KARAR NO : 2024/252
KARAR TARİHİ : 18.01.2024

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki asıl davada hizmet sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit-istirdat; birleşen davada sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ihale usulüyle çalışıp, temizlik hizmetiyle bir kısım sosyal hizmetler verdiğini, davalı ortaklıkla aralarında genel temizlik hizmeti sözleşmesi imzalanıp, sözleşmenin bitim tarihi 31.12.2012’de yenilenmeyip, ihaleyi başka firmanın aldığını, sözleşme gereği tüm yükümlülüklerin yerine getirilip, kesin kabul işlemlerinin yapılmasını hakedişleriyle teminat mektubunun iadesinin talep edildiğini, davalının sözleşmenin 36/1.maddesini öne sürüp halen aynı şekilde davalı kurum işyerinde çalışmasını sürdüren işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları ödenmediği gerekçesiyle davacının borçlu gösterilmeye çalışılıp, sözleşme imzalanırken sunulan teminat mektubunun bozdurulacağını belirttiğini, davalının kötüniyetli davrandığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanma koşulları belli olup, temizlik işçilerinin kesintisiz aynı kurumda çalışmayı sürdürdüklerini, dolayısıyla … akitleri sona ermediğinden kıdem ve ihbar tazminatına da hak kazanılamayacağını, davacının da borç altına sokulamayacağını ileri sürerek … Meşrutiyet Şubesi’nce düzenlenen 16.07.2012 tarih ve 7000129857 nolu 176.500,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun nakde çevrilmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalıya işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarıyla, SGK primlerine ilişkin borçlu olunmadığının tespitine ve teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi gereği davacının edimlerinin yerine getirmesine rağmen haksız olarak hak edişinden kesinti yapıldığını ileri sürerek, ödenmeyen alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ile alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1-Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu elde edilen bedel ile işçilerin tazminatları ve hakedeş miktarının ödendiğini, teminat mektubunun iadesi talep edilip, paraya çevrilmesiyle dava konusu teminat mektubunun hukuken mevcut olmadığını, dolayısıyla eda davası açılabileceğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

2- Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı tarafından davacıya ait teminat mektubu ve son hak ediş kesilerek 84 işçinin kıdem tazminatları ödenmişse de ihale bittikten sonra davacı şirket bünyesinde çalışan 84 işçinin yeni ihaleyi alan şirket bünyesinde de çalışmaya başladığı, Yargıtay’ın … Dairelerinin yerleşik içtihadı gereği bu durumun … yeri devri olarak yorumlandığı ve böyle bir durumda işe devam eden işçilerin kıdem tazminatı talep edemeyeceklerinin belirtildiği, zira bilirkişi heyetinin de bu yönde tespitte bulunduğu, bundan dolayı davalı tarafından kıdem tazminatına hak etmedikleri halde işçilere kıdem tazminatını ödemek amacıyla davacının 176.500,00-TL’lik teminat mektubunun nakde çevrilmesinin haksız olduğu ve davacının teminat mektubuna yönelik talebinin teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle istirdata döndüğünden 176.500,00-TL’nin paraya çevrildiği tarih olan 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacıya iadesinin gerektiği, yine birleşen dosya yönünden değerlendirilme yapıldığında davacının hak ediş miktarının 71.940,12-TL olduğu, söz konusu hakediş miktarından 16.275,00-TL tutarındaki yol ücretine ilişkin ödemenin düşülmesinin gerektiği, söz konusu bedel düşüldükten sonra geriye 55.665,12-TL kaldığı, söz konusu bedel yönünden davanın kabulünün gerektiği, yine hak ediş miktarı üzerinde uyuşmazlık olmadığından ve yine yol ücretleri hususunda da uyuşmazlık olmadığından birleşen dosyadaki alacağın likit bir alacak olduğu, bundan dolayı 55.665,12-TL’lik asıl alacak üzerinden davacı lehine inkar tazminatı hükmetmek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, dava konusu kesintilerin davacı firma ile davalı kurum arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde ilgili işçilerin alacak ve tazminatlarına istinaden yapıldığını, işçilerin bir kısmının yeni işveren altında çalışmaya devam ederken bir kısmının … akitlerinin sona erdiğini, yani … yeri devri teşkil edebilecek külliyen bir devrin söz konusu olmadığını; bilirkişi raporunda … ve …’nun işe iade davası açmış olduklarını, bu durumda dava henüz sonuçlanmadan davalı … tarafından söz konusu işçilere kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmış olmasının doğru olmadığının belirtildiğini, bu sebeple de raporda hesaplama yapılırken söz konusu ödemelerin hesaba katılmadığını, söz konusu işçilerin işe iade davalarının ret şeklinde sonuçlandığını, dolayısıyla yeni bir hesaplama yapılması gerektiğini; müvekkili ile davacı şirket arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde davacının işçisi olarak çalışan ve son işvereni davacı olan işçiler … ve …tarafından müvekkili ve davacı aleyhine kıdem-ihbar tazminatları ve işçilik ücretleri talebiyle davalar açıldığını, bu davalar kapsamında icra dosyalarına davacının muvafakatı ile halihazırda paraya çevrilmiş teminatından kesinti yapılarak ödeme yapıldığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda son alt işverenin işçi alacaklarından dolayı asıl işverene karşı tamamiyle sorumlu olduğunu, bu sebeple dosyalarına yapılan bu iki ödemenin de teminatın kalan miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin hesaplanmasında da hata yapılmış olduğunu belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği nedenlerin gerekçeli ve denetime elverişli olarak incelenebilmesi için dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edildiği, asıl dava bakımından; teminat mektubunun iadesinin istendiği tarih ve dava tarihi itibariyle işçilerin … akitlerinin feshedilmediği, aynı işyerinde çalışmaya devam ettikleri, işyeri devrinin ve kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek herhangi bir durumun söz konusu olmadığı, diğer yandan teminatın iadesi için işçilere kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği yolunda açık bir sözleşme hükmünün de bulunmadığı, dolayısıyla belirtilen tarihler itibariyle bu amaçla teminat mektubundan kesinti yapılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin eksik incelemeye yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile: İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada hizmet sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit-istirdat; birleşen davada sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Asıl dava, hizmet alım sözleşmesi için verilen teminat mektubu bedelinin istirdatı; birleşen dava aynı sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin kesin teminat ve ek teminatın geri verilmesine ilişkin 11.4.1. maddesinde taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, Sosyal Sigortalar Kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından teminatların tamamının yükleniciye iade edileceği düzenlenmiştir.
2. Taraflar arasında işin yerine getirilmesine yönelik bir çekişme bulunmamakta, uyuşmazlık ihale döneminde çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı alacaklarının doğup doğmadığı noktasında toplanmaktadır.
3. İşçiye ödenen kıdem tazminatı … sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
4. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve şartnamede hüküm bulunmadığı takdirde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer’ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
5. Dosya kapsamından, kıdem tazminatları davacı kurum tarafından ödenen 84 işçinin, yeni ihaleyi alan yüklenici şirkette çalışmaya devam ettiği ve dava dışı 87 işçinin kıdem tazminatlarının hesaplanarak davalı idarece işçilere ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı idare, işçilere bu kapsamda ödediği kıdem tazminatlarını davacı yüklenicinin çalıştırdığı süre ile sınırlı sorumlu olarak hak edişlerinden kesebilir; hak edişi söz konusu meblağı karşılamaya yetmezse teminat mektubunu iade etmeyebilir. Davacı yüklenici bu işçileri çalıştırdığı süre ile sınırlı olarak kıdem tazminatlarından sorumlu olup; bu kısımla ilgili hakedişlerinden yapılan kesintiler, hak edişi söz konusu meblağı karşılamaya yetmezse teminat mektubunun nakde çevrilerek dava dışı işçilere kıdem tazminatı ödemesi yapılması hukuka uygun olmakla birlikte bu kısım dışında kesintilerin yükleniciye iadesi gerekir.
6. Somut olayda dava konusu 176.500,00-TL teminat mektubunun nakte çevrildiği ve 71.940,12-TL’nin de davacının hak edişinden kesildiği böylelikle toplam 248.440,12-TL tutarında kesinti yapıldığı, yapılan bu kesintilerle dava dışı 93 işçiden, 87 işçiye kıdem tazminatı, yol ücreti; 6 işçiye sadece yol ücreti olmak üzere toplam 186.911,42-TL ödeme yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
7. Davacı yüklenici, dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere kendi dönemine isabet eden kıdem tazminatı niteliğindeki işçilik alacaklarından sorumludur. İşçinin … sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli sebeplerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemeler avans niteliğindedir. İşçinin … sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, … yeri ya da … yerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanarak, daha önce avans olarak ödenen miktar kanuni faiziyle birlikte mahsup edileceğinden kıdem tazminatı ödenen dönemle ilgili yüklenicinin herhangi bir sorumluluğu kalmayacaktır. Bu kabulden hareketle, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde taraflar arasındaki sözleşmede açıkça işçilik alacaklarından davacı yüklenicinin sorumlu olduğu düzenlenmiş bulunduğundan, davalı kurumun iç ilişkide rücu hakkının bulunması nedeni ile kıdem tazminatını işçilere ödeyen davalı kurum tarafından davacı yüklenicinin hak edişinden kesinti yapılması ve teminat mektubunun nakde çevrilerek ödeme yapılmasının yerinde olduğunun kabulü gerekir.
8. Bu nedenle, davalı kurum tarafından işçilere ödenen kıdem tazminatı bedelleri de mahsup edilerek, bakiye bedel üzerinden karar verilmesi gerekirken; Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz peşin harcın istek halinde iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.