Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/5108 E. 2023/3294 K. 16.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5108
KARAR NO : 2023/3294
KARAR TARİHİ : 16.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/893 E., 2022/861 K.
DAVA TARİHİ : 31.05.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/263 E., 2021/406 K.

Taraflar arasındaki asıl ve karşı dava eser sözleşmesine dayalı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı karşı davalı vekili Avukat … ile davalı karşı davacı vekilleri Avukat …, Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idare ile davalı yüklenici arasında 17.12.1993 tarihli Sultanköy Sulaması İnşaatı işi ile ilgili sözleşme imzalandığını, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre yapılan işte birden fazla kez keşif artışları yapıldığını, işin kesin hesap aşamasında düzenlenen rapora göre 397,793 metre kazı imalatının 14.020/1 pozundan ödemesi yapılması geriye kalan imalatın ise 15.020 ve/veya 15.020/1 pozundan ödemesinin yapılması, kanal altındaki zeminin batak ve balçık olması nedeni ile dolguların istifsiz veya istifli yapıldığının tespiti ile ilgili pozdan ödemesinin yapılması gerektiğinin belirtildiğini, bunun üzerine Bölge Müdürlüğünce düzenlenen kesin hakedişe göre davalı yüklenicinin idareye borçlu çıktığını, kesin hakedişin davalı yüklenici tarafından imzalanmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000.000,00 TL alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasındaki işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, uyuşmazlığın kesin hesap aşamasında davacı idarece senelerce hakedişlere uygulanmış olan birim fiyatların ve pozların değiştirilmesinden kaynaklandığını, bölge müdürlüğünce onaylı kesin hakedişin davacı idareye gönderildiğini ancak aradan geçen 1 yıl 6 ay sonra davacı idarenin kesin hakedişi değiştirdiğini, 21.10.2015 tarihli bölge müdürlüğü tarafından onaylı kesin hak edişe göre müvekkilinin davacı idareden alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

KARŞI DAVA
I. DAVA
Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; 21.10.2015 tarihli bölge müdürlüğü tarafından onaylı ve sonradan davacı idarece değiştirilmiş kesin hakedişe göre müvekkilinin davacı idareden alacaklı olduğunu, davacı idarece hakedişte yapılan birim fiyat ve poz değişikliklerinin hatalı olduğunu savunarak, 03.02.2021 tarihli ıslah dilekçesine göre 21.945.032,99 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II.CEVAP
Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; kesin hesabın her aşamada idarece değiştirilebileceğini, müvekkili idarece onaylanmış tek kesin hakedişin 2017 tarihli olduğunu, daha önce hatalı uygulanmış olan birim fiyat ve pozların doğru olanlarla değiştirildiğinde yüklenicinin idareye borçlu çıktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ” … “Kesin Hesap İnceleme Heyeti” raporu doğrultusunda, DSİ’nin ibraz ettiği kesin hakedişte aynı sıra içinde 18.332.782,58 TL ve 49.727,42 TL olarak değerlendirildiğini, aradaki fark= (20.219.888,87-TL + 54383,23 TL) – (18.332.782,58 TL ve 49.727,42 TL) = 1.891.761,10 TL olduğunu, Davacı-karşı davalı …’nin sunduğu kesin hak ediş ile davalı-karşı Davacı yüklenicinin sunduğu kesin hak ediş arasındaki fark Tablo 4’den yüklenicinin yaptığı niza konusu işlerin bedeli 37.473.651,20 TL, Madde 25’den taş nakli bedeli ilavesi 1.891.761,10 TL, Tablo 3’den DSÎ’nin aynı işler için fiyatlandıraıasındaki eksi bakiye 6.403.655,37 TL Toplam 45.769.067,67 TL olduğunu, her iki tarafın ibraz ettiği kesin hakkedişler incelendiğinde, davanın, Raporumuzdaki tablolarda yer verilen, 15.002/1 poz no.lu makina İle sandık kazısı yapılması, 15.020 poz no.lu Makina ile batak balçık zem/kanal kazısı yapılması, 14.020/1 poz no.lu Batak balçık zem. Sınai imalat kazısı yapılması,/17.084 poz no.lu Ocak taşı ile istifli taş dolgu yapılması, 17.081/1 poz no.lu Ocak taşından istifsiz taş dolgu yapılması pozlarının uygulanmasından kaynaklandığı davalı karşı davacının dosyaya ibraz ettiği DSİ. 11. Bölge Müdürlüğü ile müştereken hazırlanıp imzalanan kesin hak ediş ile Davacı-karşı davalı …. Genel Müdürlüğünün 01/11/2016 tarih-718153 sayılı Oluru ile oluşturulan Heyetin “Kesin Hesap İnceleme Raporunda” belirlediği kriterlere göre değiştirilen ve davacı-karşı davalı … tarafından dosyaya sunulan kesin hak ediş arasındaki farka karşılık gelen poz uygulamalarında, dosya kapsamına göre yapılmış işe uygulanması gereken poz tarifleri esas alınarak yeniden hesaplama yapıldığı, Yapılan hesaplama sonucu kesin hak edişe göre DSİ 11. Bölge Müdürlüğü ile yüklenici tarafmdan müştereken tanzim olunan kesin hak edişteki poz uygulamalarının doğru olduğu kanaatiyle yüklenicinin kesin hakedişten KDV dahil 21.945.032,99-TL alacaklı olduğu. Davacı-karşı davalı … Müdürlüğünün açtığı davada talep ettiği 1.000.000,00-TL alacak talebinin yerinde olmadığı rapor edilmiş, Sayıştay 5. Dairesi’nin 26.03.2013 tarihinde davaya konu işlem için yaptırdığı bilirkişi incelemesinde de, dere yataklarında A kotu (Talveg kotu) altında yapılan kazıların sınai imalat kazıları olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu, bu bağlamda 21.06.2011 tarihli raporda varılan sonucun yerinde olduğu, bu kazılara 14.020/1 pozunun uygulanmasının uygun olacağı mütalaa edilmiş, kesin hakedişin hazırlanması aşamasında daha önceden yapılan imalatların niteliğinin ve özelliğinin belirlenme imkanının bulunmadığı, sözleşme eki B.İ.G.Ş’nin 20. maddesine göre işin yapılması aşamasında belirlenen birim fiyatların, kesin hakediş aşamasında sözleşme eki B.İ.G.Ş’nin 40. maddesine göre değiştirilmesinin yürürlükteki mevzuata uygun olmadığı, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre yapılan hesaplamalar neticesinde davalı karşı davacı yüklenicinin sözleşme ve eklerine göre kesin hesap alacağının 21.945.032,99 TL olduğu, davacı karşı davalı …’nin ise yükleniciden alacaklı olmadığı” gerekçesi ile asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı – karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının … olduğunu, DSİ Bölge Müdürlüğünün taraf gibi gösterilmesinin yanlış olduğunu, davanın konusunun kesin hakediş alacağından kaynaklandığını, bilirkişi heyetinin kesin hakedişi hesaplaması gerektiğini, böyle bir hesaplama yapılmadığını, bilirkişi raporunun teknik gerekçeler içermediğini, hükme esas alınamayacağını, pozlardan hangisinin uygulanması gerektiğine dair bir açıklama getirilmediğini, davacı idarenin tacir olmadığını, avans faizine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı – karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı karşı davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesi kapsamında fazla ödenen bedelin istirdatı, karşı davada eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Taraflar arasında 17.12.1993 tarihli Edirne İpsala Sultanköy Sulama inşaatı sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasındaki ihtilafın, Sultan köy Sulaması İnşaatı işinin kesin hesap hak edişi aşamasında davacı karşı davalı idare tarafından daha önce ödemesi yapılan bir bölüm imalatların poz numarasının resen değiştirilerek kesin hesabın yapılmasından kaynaklanmaktadır.

2.1. Sözleşme konusu işin geçici kabulünün 18.12.2012 onay tarihli, kesin kabulünün ise 28/05/2015 onay tarihli olduğu görülmüştür.

2.2. Dosya kapsamında alınan 24.06.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; kanal altında yapılan taş tahkimat veya taş dolgu işleminin bir sınai imalat olduğu, kazısı da (A) kotu altında kalan kısımlar için sınai imalat kazısı olduğu, (A) kotu altında yapılan kazılara (burada temel teşkili için, kanal beton kaplaması kotu altında yapılan kazılardır.) 15.020 pozunun (Makine ile batak, balçık zeminlerde kanal açılması veya dere yatağı temizlenmesi ve kazının depoya konulması) uygulamasının, sözleşme eki birim fiyat tarifleri ve sulama inşaatları teknik şartnamesine göre yanlış olduğu, 15.020/1 pozunun (A) kotu üzerinde yapılan kazılara uygulanması gerektiği kanaati belirtilmiştir.

2.3. Bu açıklamalar ışığında; kesin hesap aşamasında davacı karşı davalı idarece yapılan değişikliğin hatalı olduğu belirtilmiş, bilirkişilerde düzenlenen kesin hesaba göre 05/11/2012 tarihine kadar yapılan işlerde yükleniciye ödenmesi gereken tutarın 21.945.032,99 TL olduğu belirtilmiştir.

2.4. Hükme esas alınan raporun denetime el verişli olduğu ve yerel mahkemece rapora uygun karar verildiği, yerel mahkemece karşı davada talep olunan miktara avans faizinin doğru olarak uygulandığı görülmüş, ıslahla arttırılan miktarın tümüne dava tarihinden itibaren faize hükmedildiği, ancak bu hususun karşı davalının temyiz itirazının bulunmaması nedeni ile bozma ya da düzelterek onama nedeni yapılamayacağı anlaşılmıştır.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı karşı davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı karşı davalı idareden alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı karşı davacıya verilmesine,

16/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.