YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1904
KARAR NO : 2023/3581
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/243 E., 2023/354 K.
DAVA TARİHİ : 11.02.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/544 E., 2022/922 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında; davacı şirketin İzmir İli, Güzelbahçe İlçesi, Yelki Köyü, Mustafa Kemalpaşa Mahallesi 587 ve 588 ada numaralı taşınmazlar üzerinde inşa etmekte olduğu 34 adet villanın PVC doğrama ve panjur ile kış bahçesi işlerinin davalı tarafından yapılması ile ilgili eser sözleşmesi bulunduğunu, bu konuda 27/05/2014 tarihli sözleşme ile 14/07/2015 ve 16/12/2015 tarihli ek sözleşmelerin yapıldığını, davalı yükleniciye yapılacak ödemeler ile bakiye alacakları için 500.000 TL değerinde teminat ipoteği verildiğini (588 ada 1 parsel 2 nolu bağımsız bölüm üzerine ipotek konulduğunu), ancak davalının hem işi süresinde bitiremediğini, hem de yaptığı işlerde eksik ve ayıplı durumların bulunduğunu” iddia ederek, kesin ve süresiz teminat mektubu karşılığı teminat ipoteğinin kaldırılmasına, sözleşme gereği cezai şart alacağı ile eksik ve ayıplardan kaynaklanan zararın tespit ve tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işi zamanında yaptığını, 16.12.2015 tarihinde dava ve ihtilafa konu olan sözleşmeyi yaptıklarını, eksik ve ayıplı işlerin belirlendiğini, müvekkilinin bu iş ve hizmetler karşılığı doğacak alacağının daha önceden kendisine verilen çeklerin ödenmesine ve bakiye borç karşılığı alacağın teminatı olarak müvekkili lehine 588 ada 1 parsel üzerine K Blok 2 no.lu bağımsız bölüm üzerine 2. dereceden 500.000,00 TL ipotek tesisini talep etmesi ile kabul ettiğini, müvekkilinin eksik yaptığı ve hatalı olduğu belirtilen işlerin 588 parsel üzerindeki 23 adet villa ve 587 parseldeki 6 villa için olduğunu, yapılan işlerin geçici kabule engel olmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeler kapsamındaki iş tutarının 366.120,00 Euro olup müvekkili şirkete birinci etapta 80.800,00 Euro karşılığı 228.000,00 TL, ikinci etapta 86.600,00 Euro karşılığı 290.958,00 TL, ve üçüncü etapta 23.400,00 Euro karşılığı 75.000,00 TL’lik çekler verildiğini, tüm imalattan müvekkilinin bakiye alacağının 105.620,00 Euro olup karşılığının 350.000,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ve davacı arasındaki eser sözleşmesinin asıl ile ek -1 ve ek-2 olmak üzere 3 ayrı sözleşme ile yapıldığı, taraflar arasındaki 20.05.2014 tarihli eser sözleşmesi dışında düzenlenen 14.07.2015 tarihli ve 16.12.2015 tarihli ek sözleşmeler ile bu sözleşmelerin ekindeki tablolar / çizelgeler incelenerek bilirkişiler tarafından yapılan tespitlere göre gerek kaldırma kararından sonra yapılan ve sadece teknik bilirkişilerin görüşlerini ihtiva eden asıl ve 05.01.2021 tarihli ek raporda; ayrıca mahkememizce bu raporlara itiraz üzerine alınan teknik / hesap bilirkişisi de dahil edilerek 2. Bir heyetten alınan 15.06.2021 tarihli raporlardan davalının davalının taraflar arasındaki 16.12.2015 tarihli ek sözleşme hükümleri dikkate alınarak eksik ve ayıplı işlerin tespit edildiği ve taraflar arasında bu işin tasfiye niteliği taşıdığı, mahkememizce verilen ilk karar da alınan bilirkişi raporlarında asıl sözleşmenin değerlendirilmiş olmasına rağmen ek sözleşmelerin değerlendirilmediği de dikkate alınmış ve kaldırma kararına uygun olarak alınan sonraki raporlarda bu hususların değerlendirildiği, Buna göre davalının gerek asıl ve gerekse 14.07.2015 tarihli 16.07.2015 tarihli ek sözleşmelerde 587/588 parselde yapılan işlerin ne kadarının yapıldığı, belirlenmiş %92 oranında işin tamamlandığı, % 8 oranında ise işin bitirilmediği eksik ve ayıplı işlerin bulunduğu, tespit edildiği, yine taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin anahtar teslim ve götürü bedelli olarak düzenlendiği dikkate alınarak 276.000 Euro + KDV üzerinden düzenlenen iş bedelinin istinafın kaldırma kararında yer aldığı üzere götürü bedelli sözleşmelere uygun olarak yeniden hesaplattırılmış, böylece sadece % 8 eksik ve ayıplı işin belirlendiği, bu kapsamda alınan raporlarda da davacının gecikme tazminat talep edip edemeyeceği değerlendirilmiş davalının yapmış olduğu iş karşılığı hak ediş tutarı 870.584,83 TL olup davacıya ödenen bedelin 593.960 TL olması nedeniyle kalan alacağının 276.624,83 TL olduğu belirlenmiştir. Buna göre davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan ve ıslahla arttırdığı taleplerde dikkate alınmış ve yapılan iş tutarının %92 olunması ile kalan işin %8lik kısmı ile esasa ilişkin olmadığı, eksik ve hatalı imalatların son rötuşları niteliğinde olduğu ayrıca ek-2 sözleşme ile de tüm bu hususların tespit edilerek davalının alacağından kesilerek geri kalan imalatlar için hak ediş belirlendiği, anlaşılmakla davacının dava dilekçesinde yer alan cezai şart alacağına ilişkin talebinin ayrıca fazlaya ödemeye ilişkin talebinin ve eksik ve hatalı işler için talep edilen bedelin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; “Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek sözleşmeye göre bitirilmeyen ve teslim edilmeyen her ev için 5.000 Euro cezai şart ödeneceğinin düzenlendiğini, dava dilekçesinde yer alan cezai şart alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca eksik ve ayıpların tespit edildiğini, sözleşme gereği eksik ve ayıp bedeli ile cezai şart alacağının verilmesi gerektiğini” ifade ederek, mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas bilirkişi raporu incelendiğinde; taraflar arasındaki 27/04/2017 tarihli ana sözleşme ile 14/07/2015 ve 16/12/2015 tarihli ek sözleşmelerin, delil tespiti raporları ile yargılama aşamasında alınan tüm raporların incelenip irdelendiği, davalı yüklenici tarafından yapılan iş miktarının, davacı iş sahibinin ödemelerinin belirlendiği, bu belirlemelere göre; yapılan iş miktarının %92 oranında olup kalan %8’lik kısmın ise silikon, vida, tahliye kapağı gibi montaja ilişkin son rötuşlar olduğu, iş bedelinin fiziki oran yöntemine göre 870.584,83 TL, ödeme miktarının ise 593.960 TL olup davalının 276.624,83 TL alacaklı olduğu, dolayısıyla davacının alacağının bulunmadığının belirtildiği, buna göre; davacı tarafın fazla ödemesinin ve eksik ya da ayıplı iş nedenli herhangi bir tazminat alacağının bulunmadığı, karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmesi gereğince kendi edimini tam olarak yerine getirmeyen davacının ayrıca cezai şart alacağına da hak kazanamayacağı kanaatine varılarak davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları temyiz dilekçesinde yinelemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve fazla ödenen bedel alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,
TBK’nın 470 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından feshedilmiş ve sözleşme kapsamındaki cezai şart talep edilmiş ise de, sözleşmenin 11.1 maddesindeki cezaî şart, BK m.179/2 uyarınca, ifaya ekli cezaî şarttır. Bu cezaî şart akdin ifası ile birlikte istenebilir. Gecikme cezasının istenebilmesi sözleşmede açıkça belirtilmedikçe gecikmiş ifanın çekincesiz kabul edilmemesi koşuluna bağlıdır. Aksi halde cezaî şart istem hakkı düşecektir. Sözleşmede ceza-î şart talep edebilmek için ihtirazın kayda gerek olmadığı kararlaştırılmış ya da ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tuttuğu anlaşılmakta ise cezaî şart talebi mümkündür. Eldeki davada, davacı tarafından yollanan ihtarname, hakkın saklı tutulduğu anlamında olmamakla birlikte, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında yapılan işin miktarı ve davacıya ödenen bedel oranlandığında davacının fazla değil eksik ödeme yaptığının sabit olduğu anlaşıldığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.