YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2273
KARAR NO : 2023/3332
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/210 E., 2023/54 K.
DAVA TARİHİ : 18.09.2012
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekilince duruşmasız, davalı … vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davalı asil … ve vekili Avukat …, davalı … vekili Avukat … ve davacılar vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, akrabaları olan …’ye inanarak yüklenici Yıldırım İnşaat ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediklerini ve maliki oldukları 2 adet taşınmazlarını devrettiklerini, ancak yüklenici Yıldırım İnşaatın 1783 ada 2 parsel sayılı taşınmazı …’ye sattığını, …’nin de önce Mehmet Serdal’a, bu kişinin de davalı …’e sattığını, 1783 ada 10 parsel sayılı taşınmazın da önce …’ye daha sonra Gökhan Küçükakyüz’e ve en son da davalı … Kaya’ya devredildiğini, tüm satış işlemlerinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına önceki hisseleri oranında tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili, taşınmazı iyiniyetle tapuya güvenerek aldığını, davacı …’nin kendi muvazaasına dayanamayacağını, daha önce davacıların aynı nedenle açtıkları davadan feragat ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davaya cevap vermemiştir.
III. YEREL MAHKEME KARARI
Yerel Mahkemenin 12.02.2019 tarihli ve 2018/898 Esas, 2019/223 Karar sayılı kararı ile taşınmazların davalılar arasında rızai satış ile devredildiği, mevcut arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri ile satışlar arasında bir bağ olmadığı, ispat yükünün davacılarda olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz İncelemesi
Yargıtay Kapatılan Yüksek 15. Hukuk Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2020/2132 Esas, 2021/1269 Karar sayılı kararı ile mahkemece yapılan tahkikatın hüküm kurmaya yeterli olmadığı belirtilerek, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yerel Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı …’nın hiçbir bedel almadan taşınmazı devir aldığını beyan ettiği, davacılar ile sulh olduğu, davacı …’nin tapuda yapılan işlemleri hızlandırmak amacıyla tapuları üzerine aldığı, buna ilişkin dosya kapsamında yazılı belge bulunduğu, ceza dosyasında bulunan beyanlar ve deliller incelendiğinde, davacılar ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapan Ramis Atay’ın Fahrettin Gök’ün kayınbiraderi olduğu, davalı …’ün abisi Fahrettin Gök ile arsa payı karşılığı inşaat yapması için anlaşılan Ramis Atay arasında muvazaalı işlemler bulunduğu, taşınmazın edinilmesinde danışıklı işlemlerin mevcut olduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili; diğer davalının mazeretli oluşu dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğu, fahiş harç ve vekalet ücreti takdir edildiği, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, taraflarınca iradi olarak feshedilmiş olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi hakkında hüküm kurulduğu, devralan yüklenici Ramis’in davaya dahil edilmediği, delillerin değerlendirilmediği, sırf akrabalık ilişkisinin muvazzayı ispata yeterli olmadığı, taşınmazı bedeli mukabilinde satın aldıkları, davanın yazılı delil ile ispatı gerektiği, satış için davacılar vekilince tapu kaydındaki tedbirin kaldırılmış olduğu ve re’sen dikkate akınacak nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı … vekili; mazeretli oldukları duruşmada hüküm kurulduğu, tüm taşınmazların toplam değeri üzerinden yapılan yargılama gideri hesabının hatalı olduğu, delillerin iddiaları ispata yeterli olmadığı, davanın yazılı delil ile ispatı gerektiği ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
(6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1-Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2-Mahkemece kurulan tapu iptali ve tescil hükmüne konu taşınmazlar 2 ayrı parsel niteliğinde olup; bunlardan 10 no.lu parselin 1/2 hissesi davalı … adına, 2 no.lu parselin tam hissesi ise davalı … adına kayıtlı iken hükmen davacılar adına tescillerine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu davaya konu 2 ayrı parsel ve malikleri bakımından verilen tapu iptali kararı nedeniyle, iptal edilen hisselerin dava tarihindeki değerleri dikkate alınarak, ayrı ayrı yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri gerekirken, davalıların tüm giderlerden müştereken-müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, hükmün bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davalılar … ve … vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.02.2023 tarih, 2021/210 Esas ve 2023/54 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının;
a) 3. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine 3. bent olarak, “Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 111.730,43- TL nispi harçtan peşin alınan 148,50 TL ile tamamlama yolu ile alınan 20.467,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 91.114,93-TL’nin 58.769,13 TL’sinin davalı …’ten, 32.345,80 TL’sinin davalı …’dan tahsili ile hazineye irat kaydına,”
b) 4. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine 4. bent olarak, “Bozma öncesi ve sonrası davacı tarafından yapılan 21,15-TL başvuru harcı, 148,50 TL peşin harç, alınan 20.467,00 TL tamamlama harcı, 792,80 TL posta/tebligat masrafı toplamı 21.429,35 TL yargılama giderinin 7.607,42 TL’sinin davalı …’dan, 13.821,93 TL’sinin davalı …’ten alınarak, davacılara ödenmesine,”
c) 5. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine 5. bent olarak, “Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki A.A.Ü.T. gereğince takdir olunan 103.646,77 TL nispi vekalet ücretinin davalı …’ten, 62.991,42 TL nispi vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak, davacılara ödenmesine, ibarelerinin yazılmasına, kararın bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan davacılara verilmesine,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalılar … ve …’ya verilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde davalı …’ya iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren Yerel Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.