YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2455
KARAR NO : 2023/2733
KARAR TARİHİ : 14.09.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/153 E., 2023/582 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/339 E., 2021/1140 K.
Taraflar arasındaki konkordato davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın ilgililer vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ilgililer Gelecek … Yönetimi A.Ş., Türk Ekonomi Bankası A.Ş., Türkiye Halk Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketler ve müvekkili şahsın ülkemizin ve dünyanın özellikle Covid 19 pandemisinin etkisiyle ekonomik daralmasından kaynaklanan darboğaz neticesinde bir konkordato ön projesi çerçevesinde faaliyetlerini değişen şartlara göre uyarlama ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam etme kararı aldığını, bu sayede aktif pasif dengesini düzeltmek suretiyle mevcut borçlarını, şu an içinde bulunduğu ödeme güçlüğünden kurtularak ödeme imkânına kavuşacağını ileri sürerek, konkordato projesinin tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Müdahil alacaklı vekilleri sundukları müdahale dilekçeleri ile davaya müdahil olmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirketlerin İİK’nın 305. maddesinde belirtilen tüm koşulları yerine getirdiği ve konkordatonun tasdiki şartlarının oluştuğu gerekçesiyle borçlu şirketlerin konkordato projesinin tasdikine, borçlu gerçek kişinin konkordato projesinin onaylanmadığından konkordato talebinin reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar … Alçı Maden A.Ş., Gelecek … Yönetimi A.Ş, … finasnbank A.Ş., Türk Ekonomi Bankası A.Ş, Türkiye Halk Bankası A.Ş., Türkiye İş bankası AŞ., Yapı ve Kredi bankası A.Ş., SGK vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklı SGK’nın konkordato tasdik kararının ilanından itibaren 10 günlük yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurmadığı, diğer alacaklı Türkiye İş Bankası A.Ş.’nin konkordatonun tasdikine ilişkin itirazı olmadığı gibi toplantıya katılıp red oyu da kullanmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine,
Borçlu şirketlerin alacaklılara zarar verme kastıyla hareket ettiği noktasında açık, inandırıcı, somutlaştırılmış bir delilin dosyaya sunulmadığı, konkordato tasdiki için gerekli şartların sağlandığı,
Çekişmeli hale gelen alacaklılar yönünden komiser heyeti raporu gözetilerek hangi nisap dahilinde toplantıya katılacağına ve konkordato ödeme takviminde yer alacağına karar verildiği, çekişmeli alacaklara isabet eden payın bankaya yatırılmasına resen karar verilebileceği,
Borçlu şirketlerin, vade konkordatosu talep etmiş olmaları yanında yine borca batık olmayan şirketin tenzilat (faizsiz ödeme de bir nevi tenzilat sayıldığı) talebinde bulunmasında yasal engel olmadığı, şirketlerin borçlarını daha kısa vadede veya faiziyle birlikte ödemesinin mümkün gözükmediği, iflas halinde iflas tasfiyesinin yaklaşık 5 yıl ve daha fazla sürdüğü, bu nedenle ödeme vadesi olarak daha kısa süre teklif edilmesinin ve ödemelerin faiziyle yapılmasının mümkün gözükmediği, kabul eden alacaklı sayısı ve alacak miktarı göz önüne alındığında iflas haline nazaran daha avantajlı sonuç doğuracağı, 20.000,00 TL altında kalan alacak tutarının toplam alacak tutarı içerisinde az bir yer teşkil ettiği, projenin kabul edilmesine esas alınan alacaklı sayısı ve alacak tutarında etkisi olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar Gelecek … Yönetimi A.Ş, Türk Ekonomi Bankası A.Ş., Türkiye Halk Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Alacaklı T. Halkbankası A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil banka alacağına borçlu tarafından haksız şekilde itiraz edildiğini, proje ile öngörülen vadenin çok fazla uzun olup hayatın olağan akışına uygun olmadığını, alacaklılar arasında eşitlik ilkesinin gözetilmediğini 30.000,00 TL ve altında olan alacaklıların alacaklarını 2022 de alacağını, bankanın ise 2026 yılını bekleyeceğini, konkordato talebinin yasal düzenlemelere uygun bulunmaması ve sunmuş olduğu konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle konkordato talebinin reddi gerektiğini, ayrıca itiraza uğrayan alacaklar yönünden mahkemece depo kararı verilmemiş olmasının da alacaklıların haklarını zedeleyen bir karar olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Alacaklı Gelecek … Yönetim A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; konkordato hükümleri ile borçların proje ile tekrardan yapılandırılması ve borçluların ticari hayatlarına devam edebilmesini amaçlamışken borçlu şirketin bu amaç doğrultusunda hareket etmediğini, borca batık olmadığı tespit edilen davacıların faiz ödeme yükünden kurtulma gayretinde olduğu ve borç ödeme yükümlülüğünü konkordato kalkanından yararlanarak öteleme niyetinde olduğunu belirterek konkordato tasdik kararının bozulmasını talep etmiştir.
3.Alacaklı Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davacı şirketin konkordatonun şartları bulunmaksızın konkordato talep etmiş olmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, sırf ödemeleri yapmaktan kaçınma niyetiyle yapıldığını, müvekkil banka alacağın eksik hesaplandığını, alacaklılar arasında eşit davranma ilkesine aykırı davranıldığını, borca batık olmadığı halde faiz yükünden kurtulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
4. Alacaklı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kötüniyetli ve haksız konkordato talep edildiğini, borca batık olmadığı açıkça tespit edilen davacıların faiz ödeme yükünden kurtulma gayretinde olduğu ve borç ödeme yükümlülüğünü konkordato kalkanından yararlanarak öteleme niyetinde olduğunu, konkordatonun tasdiki için gerekli şartların yerine getirilmediğini, ayrıca itiraza uğrayan alacaklar yönünden depo kararı verilmemiş olmasının da alacaklıların haklarını zedeleyen bir karar olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, İcra ve İflas Kanunu’nun İİK’nın 286 vd. maddeleri
3.Değerlendirme
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır.
Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir.
İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir.
Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup kesin olarak da belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir.
Projede faizsiz ödeme talep edilmesi tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Konkordatonun tasdik şartlarından birisi de teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması olup, borca batık olmayan, mevcut malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat konkordatosu talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin borçlunun kaynakları ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır.
Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır.
Somut olayda davacı şirketler konkordatoya tabi borçlarının konkordatonun tasdiki tarihinden sonra 1 yıl ödemesiz olmak üzere toplam 6 yılda, 6 aylık dönemler halinde toplamda 11 taksitte, ilk taksit ödemesi en az ¨20.000,00 TL, devam eden taksitler ise en az ¨10.000,00 TL olmak koşuluyla; her bir alacaklının alacağının; 30/12/2022 tarihinde %5’inin, 30/06/2023 tarihinde %2,5’unun, 31/12/2023 tarihinde %2,5’unun, 30/06/2024 tarihinde %7,5’unun, 31/12/2024 tarihinde %7,5’unun, 30/06/2025 tarihinde %10’unun, 31/12/2025 tarihinde %10’unun, 30/03/2026 tarihinde %12,5’unun, 31/12/2026 tarihinde %12,5’unun, 30/06/2027 tarihinde %15’inin, 31/12/2027 tarihinde %15’inin ödenmesini teklif etmiştir. Böyle bir ödeme projesi denetlenmesi güç olduğu gibi az oranla başlanması da alacaklıların alacağına kavuşmasını uzatan bir proje şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu husus ve yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.