YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2812
KARAR NO : 2023/3269
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 09.07.2021
SAYISI : 2018/16 E., 2018/26 K.
DAVA TARİHİ : 16.07.2013
HÜKÜM/KARAR : Red
Taraflar arasında görülen sıra cetveline davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine, ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ek karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi vekili, Sarayköy İcra Müdürlüğü’nün 2012/1243 E. sayılı takip dosyasında düzenlenen 28.06.2013 tarihli sıra cetvelinde paylaşıma konu mahcuzun satış bedeli 141.000,00 TL olmasına rağmen 10.185.85 TL’sinin muhafaza masrafı olarak müvekkiline, 36.385.31 TL’sinin şikayet olunan Vergi Dairesine, 60.676.84 TL sinin ise diğer şikayet olunana ayrıldığını, satış bedelinden kalan 33.751,00 TL’sinin sıra cetvelinde gösterilmediğini ve paylaşıma dahil edilmediğini, bunun müvekkiline ayrılması gerektiğini, şayet bu pay yediemin ücreti ise bu ücretin fahiş olduğunu, ayrıca sıra cetvelinde İİK’nın 100. madde bilgilerinin yer almadığını, şikayet olunan … ‘un alacaklı olduğu 2012/1243 E. sayılı dosyada takip dayanağı evrakın eklenmediğini, takip talebinde borç nedeni olarak gösterilen kantar fişi ve bononun da mevcut olmadığını, alacaklı ile borçlu arasında borç doğuracak hukuki ilişki olmadığını, ödeme emrindeki borç nedeni ile takip talebindeki borç nedenlerinin tamamen farklı olduğunu , ayrıca ilamsız yapılan takipte PTT kanalıyla borçluya yapılmış bir tebligat olmadığından takibin kesinleşmediğini, buna rağmen sıra cetvelinde anılan dosyaya pay ayrılmasının yasaya aykırı olduğunu, öte yandan şikayet olunan Vergi Dairesi’nin haciz tarihi olan 21.11.2012 tarihindeki alacağı 13.000,00 TL civarında olduğu halde, 36.385.31 TL pay ayrılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin takibinin kesinleşmesinden sonra oluşan faiz alacağı farkının garameten paylaştırılması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan … Kurt vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu 2012/1243 E. sayılı takip dosyasında taraf olmayan şikayetçinin usulsüz tebligat iddiasını ileri süremeyeceğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.10.2013 tarihli ve 2013/44 Esas, 2013/74 Karar sayılı ilamıyla şikayetçinin taraf olmadığı 2012/1243 E. sayılı takipte ödeme emrinin borçluya usulsüz tebliğ edildiği iddiasını ileri sürme hakkının olmadığı, sıra cetvelinde paylaşım dışı kalan 33.751,00 TL’nin sıra cetvelinin düzenlenmesinden evvel 2012/1243 E. sayılı dosyada tellaliye harcı ve yediemin ücreti olarak ayrıldığından paylaşım dışı kalan para olmadığı,Vergi Dairesi’nin alacağı öncelikli olduğundan ilk sırada pay ayrıldığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 29.05.2015 tarih ve 2014/5484 Esas, 2015/4069 Karar sayılı ilamı ile şikayet olunan …’a yönelik hükme ilişkin temyiz itirazları yönünden, şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyası yönünden hem sıraya hem de alacağın esasına ilişkin itirazda bulunulduğu, şikayet olunana itirazda davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü ile adı geçen şikayet olunana yönelik davanın bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, daha sonra HMK’nın 114/1-c ve 115/2 . maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, şikayet olunan … açısından dosyanın tefrikine karar verilerek, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şikayet olunanın sıra cetvelindeki sırasına itiraz edildiği, bu durumda şikayet olunana yönelik itirazda davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine gireceği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
2.Mahkemenin 28.03.2023 tarihli ek kararı ile, kararda davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, bu kapsamda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek verilen hükmün 04.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinden itibaren iki haftalık süre geçmiş olmasına karşın dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği gerekçesiyle davanın HMK’nın 20/1 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; ilamın hüküm kısmında görevli mahkemenin gösterilmediğini, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi hususlarının yazılmadığını, ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetveline itiraza ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 20, 114, 115, geçici 2 ve HUMK’nın 26.09.2004 tarih 5236 sayılı Kanunla değişmeden önceki haline göre 428,438 ve 439. maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 142 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme ek kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan ek kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden şikayetçiye yükletilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.