YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2827
KARAR NO : 2023/3677
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/241 E., 2021/1615 K.
ASIL DAVADA DAVACI-
ASLİ MÜDAHİLİN DAVASINDA
ASIL DAVADA VE
ASLİ MÜDAHİLİN DAVASINDA
ASLİ MÜDAHİL : … Vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 14.12.2017
HÜKÜM/KARAR : Tarafların İstinaf Başvurularının Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/628 E., 2019/142 K.
Taraflar arasında asıl davada itirazın iptali, asli müdahil davasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın ve asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, asli müdahil vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı asli müdahilin davasında davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı … ait olan ve müvekkili tarafından işletilen düzenli depolama katı atık tesisinin işletilmesinden kaynaklı olan borcundan dolayı davalı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asli müdahil vekili müdahale dilekçesinde özetle; söz konusu katı atık tesisi davacı yanca değil müvekkili tarafından işletildiğini, müvekkil ile idare arasında imzalanan sözleşmeye göre 19.06.2013 -31.10.2016 tarihleri arasında tesisin müvekkili tarafından işletildiğini, toplam 38 adet hakediş düzenlendiğini, 37 tanesi idarece ödendiğini, 38 nci son hakedişin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak tutarak 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibinde talep ettiği alacağın İdare’yi bağlamadığını, idarenin davacı ile imzaladığı sözleşme bulunmadığını, sözleşme ile ilgili bütün bedellerin …’e ödemiş olup İdarenin davacıya bu işle ilgili bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asli müdahilin davası yönünden, davanın itirazın iptali davası olup takip alacaklısı davacı olmayıp kendisi olduğu iddiasıyla üçüncü kişinin “asli müdahil” sıfatıyla katılmasına hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle asli müdahilin davasının reddine, asıl dava yönünden, davalı … kayıtlarında dava konusu katı atıkların bertaraf edilmesine ilişkin somut bir belirleme yapılamadığı, davaya konu katı atık tesisi işletilmesi işine yönelik davacı tarafından fatura dahi tanzim edilmediği, davacı şirket tarafından düzenlendiği anlaşılan ve düzenlenmesi her zaman mümkün olan kantar fişinin dava konusu katı atıkların bertaraf edilmesi işinin yapıldığını kanıtmaya yeterli olmadığı, davada miktar itibariyle senetle ispat zorunluluğu bulunduğu ve ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı tarafından sunulan kantar fişlerinin taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu ispata yeter nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, asli müdahil vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kantar fişlerinin davalı … tarafından dosyaya sunulduğunu, davalının kantar fişlerinin geçerliliğine herhangi bir itirazı olmadığını, söz kantar sanayi bakanlığınca mühürlü olup ancak belediye tarafından plakaları bildirilen araçların sisteme kayıt edilmesi ile araçlar kantara çöp getirip tartım yapabileceğini, dava konusu işin müvekkili şirkete belediye tarafından verildiği ve bu işe karşılık müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığının tanık …’ın beyanlarından anlaşıldığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda çizelgede belirttikleri çöp miktarı ile davalı … tarafından dosyaya sunulan fişlerde belirtilen çöp miktarının yaklaşık % 98’nin birbiriyle uyumlu olduğunu tespit ettiğini, müvekkilinin dava konusu alacağın tahsili için davalı … başkanlığına ihtarname gönderdiğini, ancak alacağı ödenmediği için fatura düzenlemesi mümkün olmadığını, tahsil etmediği alacağı için müvekkili şirkete fatura kesmesinin ticari hayatın olağan akşına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asli Müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; müdahale dilekçesindeki beyanlarını tekrarla dosyanın içlerinde inşaat mühendisi olan bir bilirkişi heyetine tevdisi gerekirken, hukuki ve teknik alanda uzmanlığı olmayan sadece maddi-ton ve parasal anlamda değerlendirme yapabilecek mali müşavire tevdi edilmesi ve eksik rapor alınmasının hatalı olduğunu, hak ediş usulü ile ödeme yapılan inşaat ihalelerinde yüklenici tarafından önce iş yapılıp hak ediş düzenleneceği, bu hak edişin idare tarafından onaylanmasından sonra fatura düzenleneceğini, idare tarafından 38 nci hak ediş onaylanmadığı için fatura düzenlenmediğini, faturanın tek başına ispat aracı olmadığını, davalı … Belediyesi vermiş olduğu müzekkere cevabında, müzekkereye eklediği resmi evraklarda ve yine vermiş olduğu davaya cevap dilekçesinde işin 13.10.2016 tarihine kadar müvekki tarafından yapıldığını beyan ederek davanın bir kısmını kabul ve ikrar ettiğini, bilirkişinin bu kabul beyanları ile ilgili inceleme yapmadığını, 22.09.2016 ile 13.10.2016 tarihleri arasında işletmenin müvekkili tarafından yapıldığını görmezden geldiğini, bilirkişi bu sürede işin kimin tarafından yapıldığı konusunda değerlendirme yapmadığını, davalı Belediyenin 37 nci hak ediş sonrası müvekkile ödeme yapmadığını kabul ettiğini, dava dosyasında bulunan hizmet işleri kabul tutanağı, iş bitirim belgeleri ve üzerlerinde yazan tarihlerin ne anlama geldiği ancak inşaat alanında uzman bir bilirkişi tarafından yorumlanabileceğinden bilirkişi bu konulara hiç değinmeden raporunu hazırladığını, kararın eksik inceleme ile verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin idareden hiçbir alacağı bulunmadığı hatta davacı ile İdare arasında hiçbir iş ilişkisi bulunmadığının ortaya çıktığını, davacının kötü niyetli olarak başlattığı icra takibinden dolayı kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararını düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın itirazın iptali davası olması ve dava konusunun davacı tarafından başlatılan icra takibi olması nedeniyle müdahalenin hukuken mümkün olmadığından asli müdahale yönünden verilen kararın yerinde olduğu, asıl dava yönünden ise taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, asli müdahil ile davalı arasında yapılan sözleşmenin sona ermesinden sonra yapıldığı belirtilen işlemlerin davacı tarafından yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafından davacının kötü niyetli olduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, tek başına icra takibi başlatmanın kötü niyet için yeterli bir delil olamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı asli müdahilin davasında davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak sundukları fişlerin alt yüklenicisi oldukları ve üç yıldır işletmesi süren katı atık depolama fişleri ile seri numaralarının devamı olduğunu, Belediyeler tarafından bildirilen çöp taşıyan kamyon plakaları ve şoför isimlerinin aynı olduğunu, tesise çöp boşaltan belediyeler tarafından bildirilmemiş herhangi bir aracın tesise gelip çöp boşaltamayacağını, çünkü tesisi kontrol eden kontrol çevre mühendisleri olduğunu, sisteme kayıtlı olan araç kantara dolu çıkmadan plakası yazılmadan fiş basılamayacağını, bu fişler ile alt yüklenici oldukları dönemde yapılan işin miktarı çöp tonajı tespit edilip hak ediş ödemesi sağlandığını, kantar fişlerine itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, Mardin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’nın 18.09.2017 tarihli teknik rapor ve yazısında işin alt yüklenici olarak 31.10.2016 tarihine kadar müvekkili tarafından yapıldığının ifade edildiğini, hak ediş tutarı onaylandıktan sonra fatura kesimi yapıldığından ödemesi yapılmayınca fatura düzenleyip vermek de mümkün olmadığını temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.