YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3348
KARAR NO : 2023/3270
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1662 E., 2023/927 K.
DAVA TARİHİ : 28.05.2018
HÜKÜM/KARAR : Usulden Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/249 E., 2019/1503 K.
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2015/18634 E. sayılı takip dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin ilk beş sırasında şikayet olunanın, altıncı sırasında müvekkilinin bulunduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu takip dosyasına pay ayrılmadığını, takip dosyalarının tümünün tasarrufun iptali davası nedeniyle gayrimenkul üzerine haciz ve ihtiyati haciz konulan dosyaların olduğunu, bütün alacakların ilamdan kaynaklı alacak konumunda olduğunu, düzenlenen sıra cetvelinde İİK’nın 100. maddesi gereğince ilamdan kaynaklı alacaklarda ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü tarihin değil, dava tarihinin dikkate alınarak sıra cetveli hazırlanması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan cevap dilekçesinde; şikayetçinin tasarrufun iptali davasının devam ettiğini, bu nedenle ihtiyati haczinin kesin hacze dönüşmediğini, tasarrufun iptali davalarında konulan ihtiyati hacizlerin karar tarihinde kesin hacze dönüştüğünü, hazırlanan sıra cetvelinin hukuka uygun olduğunu savunarak şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şikayet olunanın alacaklı olduğu 1. sıradaki takip dosyası ile bağlantılı olarak açılan Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/440 E. sayılı dosyasından verilen 05.07.2013 tarihli karar ile tasarrufun iptaline karar verildiği, 2., 3., 4. ve 5. sıralardaki takip dosyaları ile bağlantılı olarak açılan ve birleştirilerek görülen Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/227 E. sayılı dosyasından verilen 02.07.2015 tarihli karar ile tasarrufun iptaline karar verildiği, bu suretle şikayet olunan alacaklının ilk 5 sıradaki ihtiyati hacizlerinin karar tarihleri itibariyle kesin hacze dönüştüğü, buna karşın 6. sıradaki şikayetçinin takip dosyası ile bağlantılı olarak açılan Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/54 E. sayılı dosyasından verilen 27.11.2019 tarihli karar ile tasarrufun iptali davasının reddine karar verildiği, bu nedenle şikayetçinin haczinin satış tarihi itibariyle henüz kesin hacze dönüşmediği, hacze iştirak şartlarının da mevcut olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; gerekçeli ilk derece mahkemesi kararının tebliğinden sonra istinaf gerekçelerini sunacaklarını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçeli kararın şikayetçi vekiline 10.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi vekilinin süresinden sonra 17.06.2020 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunduğu, şikayetçi vekilince gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinden sonra sunulduğu gerekçesiyle, şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 352/1.d maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; mevzuatta gerekçeli istinaf dilekçesi veya gerekçeli istinaf dilekçesinin verilme süresi olarak bir düzenlemenin bulunmadığını, İcra ve İflas Kanunu’na tabi işlerde istinaf süresininm tarafların duruşmada hazır olması halinde tefhimle başladığını, yasal süresi içerisinde yani tefhimden itibaren 10 günlük süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi gönderildiğini, kanun koyucunun gerekçeli istinaf dilekçesinin gönderilmesi için de yasal bir süre düzenlemediğini, ilamdan kaynaklı alacaklarda ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüştüğü tarihin dava tarihi dikkate alınarak sıra cetveli hazırlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 142 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.