Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/3702 E. 2023/3991 K. 29.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3702
KARAR NO : 2023/3991
KARAR TARİHİ : 29.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi(İlk Derece)
SAYISI : 2023/3 E., 2023/4 K.

Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı şirket ve dava dışı iki kişi arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan anlaşmazlıkların çözümü için sözleşmenin 18.maddesindeki tahkim şartına dayanılarak davalı şirket tarafından davacının aleyhine tahkimde açılan 2014/1, 2015/1 ve 2020/1 sayılı dosyalar ile davacılar tarafından açılan 2019/1 sayılı dosyaların birleştirilerek görüldüklerini, dört davanın da cezai şart talebine ilişkin olduğunu, tahkim yargılaması sonunda yüklenici tarafından açılan 2014/1 Esas, 2015/1 Esas ve 2020/1 Esas sayılı dosyalar için kısmi kabul kısmi ret, müvekkileri tarafından açılan 2019/1 Esas sayılı dosya için ise ret kararı verildiğini, tahkim sözleşmesinin yapılabilmesi için vekaletnamede açıkça ve özel olarak tahkim yetkisinin verilmiş olması gerektiğini, sözleşmeyi imzalayan kişilere verilen vekaletnamelerde vekillere tahkim sözleşmesi yapmak için herhangi bir özel yetki verilmediğini, bu nedenle sözleşmenin 18.maddesinde yer alan tahkim şartının geçersiz olduğunu, ayrıca HMK’nın 427. Maddesinde öngörülen 1 yıllık tahkim süresine uyulmadığını, faiz başlangıç tarihi konusunda nihai kararda çelişkiler olduğunu, cezai şartların hatalı hesaplandığını, karara dayanak yapılan bilirkişi raporu ve kararda yapılan hesaplamanın denetime elverişli olmadığını belirterek, davaya konu 03/03/2023 tarih ve 2023/1 karar sayılı hakem kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmedeki tahkim şartının geçerli olduğunu, tahkim sürecinde davacı tarafça (tahkim davalısı) sözleşmedeki vekillerin yetkisine veya başkaca bir geçersizlik sebebine dair bir iddiada bulunmadığını, daha önce davacılar tarafından aynı sözleşme hakkında açılan Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/31 Esas sayılı dosyasından görülen davanın da tahkimin görevli olması sebebiyle reddedildiğini ve bu kararın Yargıtay onanmasıyla kesinleştiğini, HMK’nın 422/2.maddesi gereğince tahkim sürecinde ileri sürülmeyen bu ilk itirazın iptali davasında ileri sürülemeyeceğini, kaldı ki davacının HMK’nın 427. Maddesi kapsamında 8 defa tahkim süresini uzatmak için muvafakat verdiğini, davacının faiz başlangıcı, cezai şart ve bilirkişi raporu yönünden ileri sürmüş olduğunu iptal sebeplerinin ise HMK’nın 439. Maddesi dışında kaldığını belirterek, iptal davasının reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekillere tahkim sözleşmesi yapmak için herhangi bir özel yetki verilmediği, bu nedenle sözleşmenin 18.maddesinde yer alan tahkim şartının geçersiz olduğu, bu hususun kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, tahkim dosyasındaki 2014/1, 2015/1 ve 2020/1 sayılı davalara ilişkin cevap dilekçelerinde tahkim itirazında bulunulmadığından iptal davasında ileri sürülen bu itirazın dikkate alınamayacağı, hakem kararına konu olan birleşen 2019/1 Esas sayılı dosya hakkında tahkim ilk itirazı doğrultusunda verilen görev yönünden ret kararı Yargıtay denetimi ile kesinleştiğinden davacılar vekilinin buna ilişkin iptal talebinin yerinde olmadığı , davacılar vekilince HMK’nın 427. Maddesinde öngörülen 1 yıllık tahkim süresine uyulmadığına ilişkin itirazda süre uzatım onay dilekçeleri ve kararları göz önünde bulundurulduğunda, hakem heyeti tarafından HMK’nın 427/2. Maddesinde öngörülen 1’er yıllık süreler içerisinde gerekli süre uzatım onaylarının taraflardan alındığı ve süre uzatım kararlarının verildiği, kararın da son 1 yıllık süre uzatım süresi bitmeden verildiği, davacılar vekilinin buna ilişkin iptal talebinin de yerinde olmadığı , faiz başlangıç tarihi, cezai şartların hatalı hesaplanması, karara dayanak yapılan bilirkişi raporu ve kararda yapılan hesaplamanın denetime elverişli olmadığı itirazları ise işin esasına ilişkin olup incelenemeyeceği değerlendirilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tahkim sözleşmesinin yapılabilmesi için vekaletnamede açıkça ve özel olarak tahkim yetkisinin verilmiş olması gerektiğini, bu durumun kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen dikkate alınması gerektiğini, sözleşmeyi imzalayan kişilere verilen vekaletnamelerde vekillere tahkim sözleşmesi yapmak için herhangi bir özel yetki verilmediğini, ayrıca HMK’nın 427. maddesinde öngörülen 1 yıllık tahkim süresine uyulmadığını, cezai şartların hatalı hesaplandığını, karara dayanak yapılan bilirkişi raporu ve kararda yapılan hesaplamanın denetime elverişli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 439. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.