Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/850 E. 2023/4069 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/850
KARAR NO : 2023/4069
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2336 E., 2022/1606 K.
DAVA TARİHİ : 14.03.2017
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esasdan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/253 E., 2019/621 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında biletleme hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede; müvekkili şirkete, net satış kuru rakamı üzerinden hesaplanmak üzere her sezon 950.000. USD’ yi geçmemek üzere belirlenen komisyon oranları üzerinden ücret ödeneceği ve bir sezonda elde edilen gelirin 350.000 USD’ nin altında kalması halinde aradaki farkın davalı tarafından tazmin edileceğinin kararlaştırıldığını, 2016 yılı sezon sonuna gelindiğinde, biletleme gelirinin sözleşmenin altında kaldığını, davalıdan ödemesi gereken garanti ücretinin talep edildiğini fakat davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine kalan 167.462.77 USD üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; sözleşmenin imzalandığı tarihten dava tarihine kadar dolar kurunun fahiş şekilde arttığını ve müvekkili yönünden adaletsiz bir hal aldığını, kaldı ki aynı sezon içerisinde ülkede meydana gelen terör olayları nedeniyle pek çok etkinliğin ertelendiği veya iptal edilmeyen etkinliklerin katılımın da oldukça düşük miktarlarda kaldığını, bu sebeple piyasa koşullarında meydana gelen değişikliğin garanti ücreti maddesini uygulanamaz hale getirdiğini ayrıca davacının yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, muhasebe veri aktarımı ve beyanını hazırlarken yapılması gereken düzeltmeleri sürekli geciktirdiğini,davacının personel maliyetini davalıdan haksız şekilde talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin tacir olduğu ve basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, döviz artışlarının dalgalı kur sistemine geçilmesinden sonra hemen her gün yayınlanan döviz kurlarında küçük miktarlarda değişiklikler yapılır hale geldiği ve yabancı para birimlerindeki yükselişin önceden tahmin edilebilir bir durum olduğu, terör olaylarının ilk kez taraflar arasında yapılan sözleşmeden sonra ortaya çıkan bir durum olmadığı, sözleşme imzalanırken risk altına girdiği ve zarar etme riskini göze aldığını kabul etmesi gerektiği, aşırı ifa güçlüğü nedenine istinaden uyarlama koşullarının oluşmadığı, ayrıca sözleşmenin davalı tarafından tek yanlı olarak feshedildiği ve bu feshin davacı yanca kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 167.462,77 USD alacağa itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uygulanan en yüksek ve değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın % 20′ si olan 116.011,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki hususları tekrar ederek, feshin davacı yanca kabul edilmediği hususunun gerçeği yansıtmadığını, davacının hizmete konu biletleme sistemini kesmesiyle birlikte müvekkili şirketin davacı ile olan ticari ilişkilerini haklı olarak sonlandırmak durumunda kaldığını, gerekçenin yerinde olmadığını, müvekkili şirketin 20.12.2016 tarihli Ekim ve Kasım ayı dönemleriyle ilgili faturalardan doğan alacaklarının da bulunduğunu, bu iki faturanın da tespit edilen toplam alacaktan düşülerek bir sonuca varılması gerektiğini, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin yeni şartlara uyarlanması konusunda davası ya da karşı davasının bulunmadığı, dolayısı ile sözleşme hükümlerinin aynen uygulanması gerektiği, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 167.462,77 USD alacaklı olduğu, esasen bu konuda taraflar arasında bir çekişme bulunmadığı, takip tarihinin 12.12.2016 tarihi olduğu, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği 20.12.2016 tarihli Ekim ve Kasım ayı dönemleriyle ilgili maliyet bedelinin düşülmesini istediği kısmın taraflar arasındaki ihtilafa konu alacak döneminden sonraki başlayan 4. yıl kısmına ilişkin olduğu, bu sebeple düşülmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek, ek olarak alacağın likit olmadığı bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369/1. ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 138. maddesi,

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz dilekçesinde ileri sürülemeyeceğine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.