Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/960 E. 2023/3982 K. 29.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/960
KARAR NO : 2023/3982
KARAR TARİHİ : 29.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/136 E., 2022/1905 K.
DAVA TARİHİ : 06.09.2018
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/569 E., 2020/401 K.

Taraflar arasında kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 27.06.2015 tarihinde yapılan genel kurulda alınan karar gereğince yönetim kurulu tarafından usulsüz olarak 17.03.2016 tarihinde üyelikten ihraç edildiğini, toplantının 8. maddesinde kooperatif yönetimince aidatları ödemeyenlerin tespiti yapılarak ödemelerin sağlanması, ödemeyenlerin üyelikten çıkarılması kararının verildiğini, kooperatifin ana sözleşmesinin 14/2. maddesinde iki haklı ihtar sonrasında yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkartılacağının düzenlendiğini, davacıya aidatların ödenmesi için gönderilen bir tebligatın olmadığını, ikinci bir ihtarın da yapılmadığını, kooperatifçe alınan ihraç kararının dahi usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek davacının ihraç kararının iptali ile davalı kooperatife üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif üyesi olarak aidat ödeme yükümlülüğünü 1996 tarihinden beri yerine getirmediğini, aidat borçlarını ödemesi istenildiğini, ancak bir sonuç alınamadığını, 27.06.2015 tarihli genel kurul kararına istinaden adına tebligat yapılamayanların aidat borçlarını ödememeleri halinde üyelikten çıkarılacakları hususunun gazetede ilan edildiğini, kooperatifin davacı bakımından tüm yasal aşamaları kanuna uygun olarak yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacının ihracına ilişkin kooperatif işlemleri kanunun ve ana sözleşmenin hükümlerine uygun değil ise de davacının 1994 yılından itibaren ödemede bulunmaması durumu karşısında salt kooperatiften ihraç işleminin usulüne uygun olmadığından dolayı ihraç kararının iptalinin talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline aidatların ödenmesi için gönderilen bir tebligat olmadığı gibi ikinci bir ihtarnamenin de gönderilmediğini, ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kardeşi dava dışı …’ın kendisi ve eşine düşen aidatların büyük bir kısmını harici olarak ödediğini, kardeşinin yaptığı ödemelerin ödeme tarihleri itibariyle çok büyük meblağlar olup davacı kardeşinin aidatlarını da karşılayacak durumda olduğunu, kooperatifin ihraç kararının usul eksikliği olması nedeniyle dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmadığını, mahkemenin dürüstlük kuralına dayanarak davanın reddine karar verilmesinin yeni bir vaka olması nedeniyle tanık deliline dayandıklarını ve istinaf dilekçesinde bildirilen tanıklarının dinlenilmesini, müvekkilin aidatlara karşın borcu yüklendiğine dair müvekkilin eline yeni geçen belgenin sunulduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davacı hakkında Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun ihtarnamelerin ve çıkarma kararının davacıya tebliğ edildiğini ispat külfeti davalıya ait olup dosya kapsamından davacı hakkında Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesi usulüne uygun bir çıkarma kararının ve bu kararın davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediği sabit ise de; davacının 1994 yılında 3 ayrı makbuzla toplam 70.000,000TL (eski TL) ödeme yaptığı, bu tarihten sonra kooperatife hiç aidat ödemesi yapmadığı, kooperatif kayıtlarında yer alan adresinin değişikliğine ilişkin bir bildirimde bulunmadığı, kooperatif üyesi olduğu 1994 yılından bu yana davalıyla olan ilişkisinin tamamen keserek genel kurullara katılmadığı, akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu durumda aradan uzun yıllar geçtikten sonra ortaklığının varlığını iddia etmesinin TMK’nın 2. maddesi ile bağdaşmadığı,
2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının kardeşi …’ın kendisi ve eşine düşen aidatların büyük bir kısmını davalı kooperatife haricen ödediğini, yapılan ödemelerin çok yüksek olduğunu, davacının aidat borcunu da karşıladığını ve tanık dinletilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, dava dilekçesinde aidat ödemesinin toplam 70.000,000TL (eski TL) olduğunun iddia edildiği ve buna ilişkin makbuzların dilekçeye eklendiği, tanık deliline dayanılmadığı, bilirkişinin ödenen aidat miktarına ilişkin tespitine bir itirazının olmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 357/1. maddesi uyarınca da tarafların İlk Derece Mahkemesinde ileri sürmedikleri iddia ve savunmaları Bölge Adliye Mahkemesi’nde ileri sürmeleri mümkün olmadığı gibi istinaf aşamasında yeni delil bildirmeleri de mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının ihraç kararının iptali ve kooperatif üyesi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 27 nci maddesi, Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14 ncü maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Davacının kooperatife ait üye kayıt defterinin 60 no.lu sayfasında kayıtlı olduğu, gerek dava dilekçesine ekli belgelerden gerekse davalı kooperatife ait defter kayıtlarında davacının 1994 yılında 3 ayrı makbuzla toplam 70.000.000 TL (eski TL) ödeme yaptığı, 27.06.2015 tarihli genel kurulda alınan karara istinaden adresleri değişen ve kendisine ulaşılamayan üyeler için kooperatife müracaat etmeleri için süre verilmek suretiyle ilanen tebligat yapıldığı, akabinde 17.03.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacının kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiği, ihraç kararının davacıya tebliğ edilmediği, Kooperatif Kanununun 27 nci maddesi ve Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14 ncü maddesine uygun şekilde ihraç prosedürüne işletilmediği dosya kapsamında sabittir.

2. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince ihraç işlemleri usulüne uygun değilse de davacının 1994 yılından beri kooperatife uğramaması, ödemelerini yapmaması, genel kurullara katılmaması, akçalı yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve uzun yıllar geçtikten sonra ortaklığının varlığını iddia etmesinin dürüstlük kurulları ile bağdaşmadığı ve TMK’nın 2 nci maddesine aykırı olduğu kanaatine varılmışsa da, somut olayda davacı davalı kooperatifin 17.03.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğine göre kooperatif tarafından ihraç edildiği bu tarihe kadar üyeliği benimsenerek kabul edilmiştir. Somut olay bakımından davacının ihraç edildiği tarih ile dava tarihi arasındaki geçen süre dikkate alındığında TMK’nın 2 nci maddesinin uygulanma imkanı yoktur. Bu durumda davalı kooperatif tarafından usulüne uygun olarak ihraç süreci işletilmediğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.