Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2008/6112 E. 2010/16143 K. 10.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/6112
KARAR NO : 2010/16143
KARAR TARİHİ : 10.11.2010

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
DAVA : 466 sayılı kanun gereğince tazminat
HÜKÜM : Tazminatın davalıdan alınıp davacıya ödenmesine

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sair Sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı, yargılanıp beraat ettiği davada 21.10.2002-28.2.2003 tarihleri arasında tutuklu kalması ve kaçak olduğu iddiasıyla el konulan çayın ekonomik ömrünü doldurduktan sonra iadesine karar verilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de,
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 ilâ 144. maddeleri arasında “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat” konusu düzenlenmiş olup 141. maddede, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında maddede sayılan hukuka aykırı ve usulsüz işlemlerin varlığı halinde kişilerin maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebileceği, 142/2.madde ve fıkrasında ise; istemin zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer oyer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka ağır ceza dairesi yoksa en yakın ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağı düzenlenmiştir.
Ancak, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesine göre, CMK’nun 141 ila 144 üncü maddeleri hükümleri 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacak, bu tarihten önceki işlemler hakkında ise 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında yasa hükümleri uygulanacaktır. 466 sayılı yasada ise, haksız el koymayla ilgili bir düzenleme bulunmadığından, bu nedenle uğranılan zararlar ancak genel hükümlere göre Hukuk Mahkemesinde dava konusu yapılabilecektir.
Buna göre dava konusu olay 1.6.2005 tarihinden öncesine ait olduğundan, davacının haksız tutuklanması nedeniyle uğradığı maddi zararın tespit edilerek karşılanması gerekirken, bilirkişilerin el konulan çay nedeniyle uğranılan zararı esas alan raporuna itibarla maddi tazminata hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.11.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.