Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2013/10678 E. 2014/4260 K. 13.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10678
KARAR NO : 2014/4260
KARAR TARİHİ : 13.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanıkların hükümlülüklerine

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- İstanbul Muhakemat Müdürlüğü adına hazine vekilinin temyizine yönelik incelemede;
Kaçakçılık suçundan açılan davada, gümrük idaresi davaya katıldığı halde, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmayan İstanbul Muhakemat Müdürlüğü adına temyiz talebinde bulunulduğu dikkate alınarak, hazine vekilinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı yasanın 8/1 .maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıklar müdafiinin temyizine yönelik incelemeye gelince;
1- Gümrük idaresince, soruşturma aşamasında sanıklarda yakalanan eşyanın CÎF kıymeti 5.862 TL esas alınarak hazırlanan 08.08.2005 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında gümrük vergilerinin 36.569,19 TL olarak belirlendiği, sonradan kovuşturma aşamasında bilirkişinin tespit ettiği 6.016,72 TL CİF kıymet esas alınarak hazırlanan 03.12.2008 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında ise gümrük vergilerinin bu defa 12.714,71 TL olarak belirlenmesi karşısında; daha düşük CİF kıymet esas alınarak hazırlanan varakada vergilerin daha yüksek hesaplandığı nazara alınarak, her iki varakdaki vergiler arasındaki farkın ne suretle oluştuğunun araştırılarak doğru gümrüklenmiş değerin tespiti gerektiği göz önüne alınarak; ‘
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2012 gün ve 2011/7-465 Esas – 2012/11 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun iki kişi tarafından işlenebileceğinin belirtilmiş olması karşısında sanıkların birlikte işledikleri fiilden dolayı eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilip buna göre sanıklara, bilirkişinin belirlediği CİF değer esas alınarak gümrük idaresine
hesaplattırılan gümrüklenmiş değerinin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere önödeme önerisinde bulunup sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylem bireysel kaçakçılık olarak nitelendirilip, her bir sanığa gümrüklenmiş değerin 3’er katı üzerinden ayrı ayrı ödeme tebliğ edilip,ödeme yapmadıklarından bahisle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- 4926 sayılı Kanun uyarınca hüküm kurulması sırasında yaptırıma ilişkin kanun maddesi yerine suçu düzenleyen kanun maddesi ile uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.