Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2013/10956 E. 2014/2469 K. 19.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10956
KARAR NO : 2014/2469
KARAR TARİHİ : 19.02.2014

Tebliğname No : K.Y.B.- 2013/199368

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’a aykırılık eylemi sebebiyle, anılan Kanun’un 13/1, 28, Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 17/1, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15, 17 ve 22.maddeleri uyarınca İ.. A… hakkında Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 03/02/2012 tarihli ve 663.05.-01-2012-7/2448 sayılı ve 364 karar nolu idari para cezası karar tutanağı ile verilen 3.996.280 Türk lirası idari para cezasına yönelik itirazın reddine dair, İstanbul 24. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/11/2012 tarihli ve 2012/239 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın keza reddine ilişkin, mercii İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2013 tarihli ve 2013/4 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 21/05/2013 gün ve 32919 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2013 gün ve KYB. 2013-199368 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinin (d) bendi hükmü uyarınca, yükümlü sıfatı bulunan İ.. A..’nin, sürekli iş ilişkisi kurduğu 298 adet müşterisiyle finansal kiralama sözleşmebi yaptığı halde, bu müşterilerinin hiçbirisinden başkası hesabına hareket edip etmediklerine ilişkin olarak yazılı beyan alınmadığından bahisle muterizin, anılan Kanun’un 13/1, 28 ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15,17 ve 22.maddeleri uyarınca 3.996.280 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise de, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 13.maddesi ile aynı Kanun’un 3.madesi gereğince yükümlülükler açısından işlem yapanlar ile nam ve hesaplarına işlem yapılanların kimliklerinin saptanmasının zorunlu oldğuğunun öngörüldüğü, bu zorunluluğa uymamanın anılan Kanun’un 13.maddesi uyarınca cezalandırılacağının belirtildiği, oysa itiraza konu Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kumlu Başkanlığının 03/02/2012 tarihli ve 663.05.-01-2012-7/2448 sayılı ve 364 karar nolu idari para cezası karar tutanağı ile verilen 3.996.280 Türk lirası idari para cezasına, Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğinin 17/1.maddesi kapsamında hükmedildiği belirtilmiş ise de, anılan Yönetmeliğin 17/1.maddesinde ve 5459 sayılı yasada söz konusu eylem için öngörülen bir yaptırımın bulunmaması karşısında itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2013 gün ve 2013/4 Değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli İ.. A.. hakkında verilen idari para cezasının kaldırılmasına, 19/02/2014 günü oybirliğiyle karar verildi.