YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11029
KARAR NO : 2014/3851
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihine göre, sanığın eylemi 5607 sayılı Yasa’nın 3/5.maddesinde öngörülen kaçakçılık ve içkilerin bandrolsüz olmaları nedeniyle aynı zamanda 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa’nın 8/4.maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan, fikri içtima nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 44.maddesi uyarınca sanığın daha ağır ceza öngören 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa’nın 8/4.maddesi uyarınca cezalandırılması gerekir ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Atılı suçun niteliğine göre, suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen gümrük idaresi lehine vekalet ücretine hiikmedilmesi,
2- TCK’nun 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca. 1.fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
3- Adli para cezasının beher gününün 20 TL üzerinden hesaplanması sırasında uygulama maddesi olan TCK.nun 52/2. madde ve fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesi uyarınca, TCK’nun 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkartılması, bunun yerine “TCK’nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2.fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına.” cümlesinin eklenmesi ile hüküm fıkrasından gümrük idaresi lehine hükmedilen vekalet ücreti kısmının çıkarılması, hükmün birinci bendindeki “günlüğü’’ kelimesinden sonra gelmek üzere “TCK’nın 52/2.maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer kısımları aynen bırakılan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.02.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.
Muhalif Muhalif Muhalif
KARŞI OY
Mahkeme tarafından 18.04.2011 tarihli duruşmada UYAP’tan yapılan sorgulamada; sanığın kaçak sigara satma suçundan aynı mahkemenin 2010/955, 2010/962, 2011/236 ve 2011/437 esas sayılı dosyaların üzerinden yargılandığının tesbit edildiği nazara alındığında, anılan dosyaların birleştirilererek sanık hakkında TCK 43/1.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerekmekte olup, hükmün bu nedenle bozulması düşünüldüğünden sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
KARŞI OY
1- 4733 sayılı yasanın 8/4.fıkrasında “ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere” müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul. hologram vs. konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle mahkemece verilen karar doğrudur.
2- Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 18157 sayı ve 22.07.2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen “zararın giderilmediği” gerekçesiyle, ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiği düşüncesiyle, çoğunluğun tenkit ve 1 no’lu düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
…
Muhalif Üye