YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16108
KARAR NO : 2014/16532
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasa’ya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre Gümrük İdaresi’nin suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği cihetle davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin müdahilliğine karar verilmesi hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden müşteki vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık …’ın temyiz talebi yönünden yapılan incelemede,
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa’nın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
3-Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturması, sanık …’ın savunmasında “hakkında aynı eylemden dolayı hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilen sanığın babasından emanet aldığını” beyan etmesi ile aracın kayıt malikinin Karabalık Dönder adlı kişi olması karşısında, anılan kayıt maliki malen sorumlu sıfatıyla dinlenerek iyiniyetli 3.kişi durumunda olup olmadığı araştırıldıktan sonra araç hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de,
4-Sanığa tayin olunan sonuç adli para cezalarının taksitlendirilmesine karar verilirken taksit aralığının hükümde gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı
CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK 326/son fıkrasının GÖZETİLMESİNE, 25.09.2014 günü, red kararı yönünden oybirliği, bozma kararı yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
1412 sayılı Ceza Muhakeme Usulü Kanunun 326/son fıkrasında “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet Savcısı veya 291. (CMK 262.) maddesinde gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” hükmünü öngördüğü, anılan hükmün bizatihi suç unsuru olmayan nakil aracını kapsayacağı açıktır.
Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere yerel mahkemece sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulup aracın iadesine karar verildiği ve hükmün sadece sanık … tarafından temyiz edilip alehte temyiz olmadığı anlaşılmaktadır. Nakil aracının müsaderesi mülkiyet hakkım engeleleyen ve ceza gibi sonuç doğurması nedeniyle kendi temyizi üzerine aleyhine hükmün bozulması CMUK 326 maddesinin son fıkrasına aykırılık oluşturacaktır.
Bu kapsamada, cezada kazanılmış hakkın nakil aracını iadesine ilişkin hükmünü de içerdiğinin kabulü gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun 3 numaralı bozma gerekçelerine katılmıyorum.
KARŞI OY
Dava konusu sigaraların ele geçtiği nakil aracında, hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilen sanık …’in de bulunması, sanık…in nakil aracı malikinin oğlu olması ile tüm dosya kapsamına göre, kayıt malikinin iyiniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği ve nakil aracının kayıt malikinin bilgisi dahilinde suçta kullanıldığının kabulü ile müsaderesine karar verilmesi gerektiği cihetle, sayın çoğunluğun kayıt maliki dinlendikten sonra nakil aracı hakkında bir karar verilmesi gerektiğine yönelik 3 numaralı bozma gerekçesine katılmıyorum.