YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17299
KARAR NO : 2014/7172
KARAR TARİHİ : 03.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Katılan … idaresi adına hazine vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin 4733 sayılı yasaya muhalefet suçundan davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi adına hazine vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı C.M.U.K.’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE;
2-Sanığın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 03.04.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık kullanmış olduğu araçla seyir halinde devriye görevi ifa eden kolluk görevlilerini görerek geri geri gitmeye çalıştığı esnada durdurulmuş ve araçta yapılan aramada 680 paket kaçak nitelikte sigara bulunmuş, açılan davanın yargılaması sonucu sanığın ticari amaçla sigara bulundurduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık kollukta, sigaraların bandrolsüz olduğunu bildiğini içmek ve hediye etmek için tanımadığı bir şahıstan aldığını savunmuş, mahkemede ise arkadaşlarının kendisine para vererek sigara istediklerini, sigaraları arkadaşlarına aldığını, ticari amacının olmadığını savunmuştur.
Anayasamızın;
2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.
12.maddesi “herkes kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir” hükmünü taşımaktadır.
13.maddesi ise,”temel hak ve hürriyetler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlandırılabilir. Bu sınırlamalar Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz” biçimindedir. 20. maddesinde de, özel hayatın gizliliği güvence altına alınmış ve “Milli güvenlik, kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça yine sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz…” hükümleri mevcuttur.
Yine Anayasamızın 38. maddesinin 6.fıkrası da “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü amirdir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası’nın 206/2-a, 271/2, 230/1 maddeleri fıkraları da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, yani kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir.
Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nun 116. maddesi arama kararı verebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı yasanın 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının, Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir.
Sanık mahkemedeki savunmasında suçlamayı kabullenmemiştir.
Kollukta müdafisiz alınan beyanında, sigaraların kaçak olduğunu söylememiş, bu şekilde sigara almanın suç olduğunu bilmediğini beyan etmiş ve içmek için tanımadığı bir şahıstan aldığını ifade etmiştir. Kollukta ikrarı yoktur. Kolluktaki beyanı ikrar olarak kabul edilse dahi, savunmasının müdafiisiz alındığı ve mahkemede tekrarlanmadığı için CMK’nun 148. maddesi 4.fıkrasına göre hükme esas alınamaz. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verebilmek için yakalanan sigaralardan başka delil yoktur. Ancak arama, CMK’nun 119. maddesine aykırı biçimde, hakim kararı alınmadan Cumhuriyet savcısı ya da kolluk amirinin yazılı emri olmadan kolluk tarafından yapılmıştır. Kolluğun doğrudan arama yapması hukuka aykırıdır. Bu şekilde ele geçen delillerde hukuka aykırı delil niteliğindedir.
Yukarıda maddeler halinde belirtilen Anayasa ve CMK’nun hükümlerine nazaran; usulsüz aramayla ele geçen delillerin hükme esas alınması, hukuk devleti ilkesini zedeleyeceği, kişilerin Anayasa ile teminat altına alınmış temel hak ve özgürlüklerini korumasız bırakacağı aşikardır.
Sanık hiçbir aşamada suçu kabul etmemiştir. Usulsüz arama sonucu ele geçen suç konusu sigaralar ve sigaralar üzerinde yapılan inceleme sonucu ulaşılan bilgilerin yasal delil olarak kabulü mümkün değildir.
Anayasanın 38/6, 5271 sayılı yasanın 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına nazaran hukuka aykırı biçimde elde edilen deliller hükme esas alınamayacağı ve başkaca sanığın mahkumiyeti için yasal delil bulunmadığından beraati gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama kararma katılmıyorum.
…
Muhalif Üye