Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2013/21800 E. 2014/9191 K. 14.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21800
KARAR NO : 2014/9191
KARAR TARİHİ : 14.05.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanık müdafiinin sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Sahtecilik suçu, nitelikli zimet suçunun unsuru olup, bu suçtan ayrıca hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, sahtecilik suçundan açılan davada da karar verilmesi yasaya aykırı ise de, sanık hakkında anılan suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması karşısında;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/12.madde fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması mümkün olup, verilen kararın temyizi olanaklı bulunmadığından, sanık müdafiinin sahtecilik suçundan yaptığı temyizin, itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerekmekte ise de, itiraz mercii olan … 18.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından itiraz konusunda 16.01.2013 günü karar verildiği görülmekle, sahtecilik suçu yönünden dosyanın istem gibi incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oybirliğiyle TEVDİİNE,
II-Sanık müdafiinin 5411 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince;
Yapılan duruşma sonunda toplanan deliller karar yerinde irdelenerek sanığın suçunun sübutu kabul edilmiş, olay niteliği ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık yönünden suç vasfı tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde, aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tüm dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre, zimmet fiillerinin tespit edildiği tarih itibariyle, sanığın iade etmediği tutarların, mudi … hesabından 07.06.2007 günü çektiği, NİTELİKLİ ZİMMET vasfındaki 5.000 Euro ve mudi … hesabından, 14.07.2008 tarihinde çektiği basit zimmet niteliğindeki 5.000 Euro dan ibaret olup, bunların dışında kalan zimmet fiilleri nedeniyle mal edindiği tutarların tamamını olayın ortaya çıkmasından önce hesaplara iade ettiği ve bankanın şikayette bulunduğu 16.12.2008 tarihinden önce, 02.09.2008 günü itibariyle, 10.156 Lira’… bankaya ödediğine göre, soruşturmadan önce ödenen tutarın nitelikli zimmet konusunu oluşturan, 8.922,50 Lira’dan fazla olduğu gözetilip, bu durumun sanık lehine yorumlanarak, ödemenin nitelikli zimmete konu fiil nedeniyle yapıldığı ve ödenmeyen tutarların ise basit zimmetin konusunu oluşturan eylemlere ilişkin olduğunun kabulüyle, nitelikli zimmete konu eylemlerin konusunu oluşturan tutarların tamamının, soruşturmadan önce ödendiği kabul edilerek, nitelikli zimmet nedeniyle, sanık hakkında yalnızca gün para cezası tayiniyle yetinilmesi gerekirken, 5411 sayılı yasanın 160/2.maddesi uyarınca, belirlenen temel adli gün para cezasının, miktarı bakımından bankanın uğradığı zararın 3 katından … olamayacağı gerekçesiyle, yazılı şeklide adli para cezasının fazla tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan, “ancak adli para cezası miktarı bakımından bankanın uğradığı zararın 3 katından … olamayacağından (8.922,50 x 3) 26.767,50 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına”, ilişkin ibarelerin hükümden çıkarılması ve yerine “gün karşılığı adli para cezasından, 5237 sayılı yasanın 62.maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, neticeten 41 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 52/2.maddesi gereğince sanığın ekonomik sosyal durumu dikkate alınarak, gün adli para cezasının günlüğü 20 TL’den 810 TL adli para cezasına çevrilmesine” cümlesi eklenerek, hükümde 22.306,25 TL olarak belirlenen adli para cezasının 820 Liraya indirilmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 483 Lira temyiz onama harcının sanıktan alınmasına, 14.05.2014 tarihinde, … …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Daire uygulamalarımızda, sanığın birden fazla zimmet suçu işlemesi halinde, her bir eylem için ayrı ayrı ceza tayin edildiğinde, onlarca zimmet suçu işleyen kişiler için çok fazla ceza tayini sonucunu doğurduğundan sanık lehine hareketle 5237 sayılı TCK 43.maddesinde belirtilen müteselsil suç uygulaması benimsenmiştir.
Ancak somut olayımızın özel durumu itibariyle her bir eylem yönüyle ayrı ceza uygulaması yapılması sanık lehine olacaktır.
Şöyle ki; sanığın nitelikli eylemleri birden fazla olup, önceki zimmete konu olan hesapların kapatılması karşısında en son nitelikli zimmet olan 26.06.2007 tarihinde çekilen 5000 Euro tutarının fazlasıyla 09.02.2008 tarihinde ve soruşturma öncesinde 10.165 Lira olarak ödenmiş bulunması karşısında bu eylemden dolayı şu şekilde ceza tayin edilecektir.
5411 sayılı yasanın 160/2.maddesi uyarınca 12 yıl hapis,
TCK 43.maddesi uyarınca 1/4 artırım 15 yıl hapis,
Ödemenin soruşturmadan önce tamamen yapılmış bulunması nedeniyle 5411 sayılı Yasanın 160/4.maddesi uyarınca 2/3 indirim, 5 yıl hapis,
TCK 62.madde 1/6 indirim, 4 yıl 2 … hapis cezası tayin edilecektir.
Niteliksiz zimmete konu eylemlere gelince;
5411 sayılı yasanın 160/1 maddesi uyarınca 6 yıl hapis,
TCK 43.maddesi uyarınca 1/4 artırım 7 yıl 6 … hapis,
Ödeme olmadığı için indirim yapılmayacak ve TCK 62.madde uyarınca 1/6 indirim yapıldıktan sonra neticeten 6 yıl 3 … hapis cezası tayin edilecektir.
Mahkeme uygulamasında sanığa nitelikli ve niteliksiz zimmetler bir eylem olarak kabul edilip TCK.nun 43.maddesinin uygulanması sonucu 12 yıl 6 … hapis cezası verilmiştir.
Eylemler nitelikli ve niteliksiz olarak ayrı ayrı zimmet suçu kabul edildiğinde normal koşullarda sanık aleyhine sonuç doğurduğu halde somut olayımızda lehe bir sonuç doğurmaktadır.
Sanık hakkında nitelikli ve basit zimmet eylemleri nedeniyle ayrı ayrı ceza tayin edilip sonuçta 10 yıl 5 … hürriyeti bağlayıcı ceza gerekirken yerel mahkemece yazılı şekilde neticeten tayin olunan 12 yıl 6 … hapis cezasının sadece tazminat yönünden düzeltilerek onanmasına dair çoğunluk kararına katılmıyorum.


… …