YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23587
KARAR NO : 2014/2476
KARAR TARİHİ : 19.02.2014
3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’na aykırılık suçundan sanık …’ın, anılan Kanun’un 53/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62.maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 83 gün adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair BURSA 1.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 08.03.2012 tarihli ve 2010/3718 esas, 2012/1430 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.12.2013 gün ve 73380 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2013 gün ve KYB. 2013-383175 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunulması karşısında, kurulan hükmün henüz hukuki bir sonuç doğurmadığı, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11.maddesi uyarınca mahkemece geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra kanun yollarına tabi olduğu kabul edilmekte ise de, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun başdenetçi ve denetçilerin niteliklerini düzenleyen 10.maddesinin (f) bendinde “26.09.1004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53.maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına ya da affa uğramış olsa veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsa bile Türk Ceza Kanununun ikinci kitabının birinci kısmının bir ve ikinci bölümündeki suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan veya zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak.” şeklindeki düzenleme ile son zamanlarda yapılan kanun değişiklikleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına hukuki sonuç bağlandığı gibi, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilerek 5 yıl boyunca denetim süresine tabi tutularak özgürlüğünün kısıtlanması, yaptırımlara tabi tutulması da İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma Sözleşmesi’nin (AİHS) 6.maddesinde adil yargılanma hakkı başlığında düzenlenen,
“1.Her şahıs gerek medeni hak ve vecibeleriyle ilgili nizalar gerek cezai sahada kendisine karşı serdedilen bir isnadın esası haklarında karar verecek olan, kanuni, müstakil ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde hakkaniyete uygun ve aleni surette dinlenmesini istemek hakkını haizdir.
Hüküm aleni olarak verilir, şu kadar ki demokratik bir toplulukta amme intizamının veya milli güvenliğin veya ahlakın yararına veya küçüğün menfaati veya davaya taraf olanların korunması veya adaletin selametine zarar verebileceği bazı hususi hallerde, mahkemece zaruri görülecek ölçüde, aleniyet davanın devamınca tamamen veya kısmen Basın mensupları ve halk hakkında tahdid edilebilir.
2.Bir suç ile itham edilen her şahıs suçluluğu kanunen sabit oluncaya kadar masun sayılır.
3.Her sanık ezcümle;
a-Şahsına tevcih edilen isnadın mahiyet ve sebebinden en kısa bir zamanda, anladığı bir dille ve etraflı surette haberdar edilmek,
b- Müdafaasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara malik olmak,
c- Kendi kendini müdafaa etmek veya kendi seçeceği bir müdafii veya eğer bir müdafi tayin için mali imkanlardan mahrum bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkeme tarafından tayin edilecek bir avukatın meccani yardımından istifade etmek,
d-İddia şahitlerini sorguya çekmek veya çektirmek, müdafaa şahitlerinin de iddia şahitleriyle aynı şartlar altında davet edilmesini ve dinlenmesinin sağlanması istemek,
e-Duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercümanın yardımından meccanen faydalanmak,” şeklindeki düzenlemeye aykırı olduğu,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90.maddesi uyarınca “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarda kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde AİHS iç hukukumuzun uyulması zorunlu bir parçası olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozma konusu olacağı anlaşılmakla,
Somut olayda suç tarihinin 23.09.2010 olduğu, sanığa ceza verilen 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’nun ise 11.06.2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 47.maddesi ile yükürlükten kaldırıldığı anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte olmayan mülga kanun uygulanmak suretiyle ceza tertibinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 gün ve 2010/76/77 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ve ne de olağanüstü yasa yolu denetimine konu olması mümkün değildir.
CMK.nun 231/12.madde fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardaki mahkumiyet hükmünün olağan yasa yolu olan temyizen incelenmesi dahi mümkün değilken, henüz doğmamış bu hüküm içeriğindeki hukuka aykırılıkların, olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü kanun yararına bozma yoluyla denetlenebileceğini kabul etme olanağı bulunmamaktadır.
Kanun yararına bozma istemi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin olmayıp, henüz hukuken sonuç doğurma niteliği kazanmamış olan mahkumiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıklara yönelik olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE, 19.02.02014 günü oybirliğiyle karar verildi.