Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2013/3840 E. 2014/5370 K. 20.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3840
KARAR NO : 2014/5370
KARAR TARİHİ : 20.01.2014

Tebliğname No : 7 – 2011/141198
MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/12/2010
NUMARASI : 2010/109 (E) ve 2010/703 (K)
SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan idare vekilinin, sanık C.. Y.. hakkında kurulan hükme yönelik temyizine göre yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, katılan idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık M.. Y.. müdafiilerinin temyizi ile katılan idare vekilinin bu sanığa yönelik temyizine gelince;
1-Sanığın yetkilisi bulunduğu … Yağ ve Gıda firması adına, kendi üretimlerinde hammadde olarak kullanmak üzere ithal lisansı kapsamında, 3250/04.07.2005 sayı – tarihli gümrük giriş beyannamesi ile vergiden muafen ithal edilen ayçiçeği tohumunun A. S.. firmasına 14.07.2005 tarihli faturayla satılması, söz konusu beyannamenin ekinde yer alan Eur. 1 Dolaşım Sertifikalarının Consignee (Alıcı) kutusunda; Notify: A. S..Yağ ve Gıda Ensdüstrisi Tic. Ltd. Şti. Yazılı olması ve ithalat bedeli olan 35.435,73 USD paranın .. Yağ ve Gıda Firmasına A. S…Firması tarafından havale edildiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, dava konusu muafen gerçekleştirilen ithalatın baştan beri A. S.. tarafından kendi firması adına yapıldığının kabulü gerektiği; bu kabule göre de sanığın gerçekte gümrük kontrolü altında işlenmek üzere vergiden muafen eşya ithal etme hakkı bulunmayan şahsa ait eşyayı kendilerine aitmiş gibi sahte içerikli belgelerle yurda ithal etme fiilini işlediğinin sabit olduğu, eylemin; suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kanun’un 3/1-c madde bendinde öngörülen, “Gerçeğe aykırı belge ile gümrük idaresini yanıltarak, vergilerini hiç ödememek veya eksik ödemek, …suretiyle eşya ithal veya ithale teşebbüs etmek.” ve 31.03.2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun’un 3/2 madde fıkrasında öngörülen “Eşyayı, sahte belge kulanmak suretiyle gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” hükümleri kapsamında kaldığı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık M.. Y.. müdafilerinin temyizi ile katılan gümrük idaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 20.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.