Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2013/5044 E. 2014/1508 K. 10.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5044
KARAR NO : 2014/1508
KARAR TARİHİ : 10.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, iade

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gerekçeli karar, 7201 sayılı Yasa’nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de, UYAP kayıtlarına göre, tebligat tarihi olan 25.06.2012 itibariyle sanığın cezaevinde bulunduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine yapılan temyiz başvurusunun süresinde olduğunun kabulü ile temyiz talebinin süre yönüden reddine ilişkin 28.11.2012 tarihli ek karar kaldırılarak, 18.10.2011 tarihli ilk karara yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa’nın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
1-5237 sayılı TCK’nun 58/7. maddesinde, mahkumiyet kararında, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceği öngörülmüştür.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin (4), (5) ve (6) fıkralarında ise “Hâkim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir” denmiştir. Ancak, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirirek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir.
Buna göre, mahkûmiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Yine, infaz yetkisini kısıtlar şekilde, “denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmesine” ilişkin hüküm oluşturulması,
2-Atılı suçun niteliğine göre, suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen gümrük idaresi lehine dilekçe yazma ücreti hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesi uyarınca;
1-Sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında yer alan “3 YIL BOYUNCA” ibaresinin ve “Sanığın şahsi ve sosyal hali dikkate alınarak denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine ,” şeklindeki fıkranın çıkartılması,
2-Gümrük idaresi lehine dilekçe yazma ücreti hükmedilmesine ilişkin fıkranın çıkartılması, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.