Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2013/9284 E. 2014/3255 K. 27.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9284
KARAR NO : 2014/3255
KARAR TARİHİ : 27.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Davaya konu sigaraların ele geçtiği aracın 65 EK 256 plakalı olduğu gözetilmeden hükmün gerekçesinde 65 EK 236 plakalı olduğu yazılarak anılan dava dışı aracın müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi gereğince, davaya konu araç ile ilgili gerekçe ile hükmündeki “65 EK 236” ibarelerinin çıkarılarak, yerine “65 EK 256′ yazılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.02.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında “ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri yada taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere” müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle katılma hakkı Gümrük İdaresi ait olduğundan anılan kuruma gıyabi karar tebliği için tevdi kararı verilmesi gerekirken sayın çoğunluğun düzelterek onama kararına katılmıyorum.


Muhalif Üye

KARŞI OY YAZISI

Sanık yönetimindeki 65 EK 256 plakalı Isuzu marka kapalı kasa kamyon ile seyir halinde iken durdurulup araçta arama yapıldığında “kapalı kasa kamyonun ön kısmından kasanın daraltılarak yeniden saç levha ile kapatmak suretiyle gizleme yapılarak oluşturulmuş zula içinde 680 karton (6800 paket) prestij marka kaçak.. ” sigara yakalandığı düzenlenen tutanakta belirtilmiştir.
Açılan davada sanığın mahkumiyetine nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
Nakil aracı 3. kişiye aittir. Sanık sigaraları araç sahibinin bilgisi dışında araca yüklediğini, aracın içerisine rafların önüne bir saç koyarak saçın arkasına sigaraları yerleştirdiğini söylemiştir.
Mal sorumlusu da sanığın yanında çalıştığını, bilgisi dışında araçla sigara naklettiğini aracın tarafına teslimini talep etmiştir.
Bilirkişi incelemesi dosya üzerinden yapılmıştır. Bilirkişi, aracı görüp incelemeden düzenlediği raporda; sigaraların ağırlığının aracın yük kapasitesinin 5.2’sine denk geldiğini, dosyada bulunan fotoğraflar incelendiğinde, “Kamyonun kasa bölümü içerisinin özel bölmeler halinde dizayn edilmiş olmasına rağmen, kaçak sigaraların kamyon kasasının ön kısmından arkaya doğru saç ile kaplanarak oluşturulmuş ayrı bir gizli bölme içerisinde ele geçirilmesi sebebi ile kaçak eşyanın suçun işlenmesini kolaylaştırıcak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış ve taşınmış olduğu” kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığını ve bu aracın kullanılmasını gerekli kıldığı görüşünü açıklamıştır.
Dosyada mevcut 3 adet fotoğraf incelendiğinde; kesin kanaate varmak mümkün değildir. Sanık savunmasında rafların önüne bir saç koyarak sigaralar arkasına yerleştirdiğini ifade etmiştir. Konan sacın niteliği, dışardan bakıldığından derhal fark edilip edilemeyceği, aracın içinde kullanılan malzemeler uyumu ya da zıtlığı gibi hususlar ancak araç üzerinde inceleme yapılarak belirlebilir. Kaçak eşyanın herhangi bir türlü gizlenmesi zulalanmaya çalışılması mutlak anlamda gizli tertibat niteliğini taşımaz. Basit bir inceleme ya da dışardan bakıldığında kolayca fark edilebilecek düzeneği özel olarak hazırlanmış gizli tertibat olarak kabul etmek mümkün değildir.
Mahkemece dosya üzerinden düzenlenen yetersiz bilirkisi raporuna itibar edilmiştir. Mal sorumlusu durumunda olan araç sahibinin aracında anlatılan biçimde taşıma yapıldığından bilgisi olduğunu gösteren başka delil yoktur.
Sonuç olarak, nakil aracının sahibine teslimi yerine müsaderesine karar verilmesi sebebiyle, hükmün bu yönden bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun düzelterek onama kararına katılmıyorum.


Muhalif Üye