Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2014/23045 E. 2015/16164 K. 21.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23045
KARAR NO : 2015/16164
KARAR TARİHİ : 21.05.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasa’ya aykırılık

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkiler ile 1. fıkrada yazılı diğer hak yoksunluklarından cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesi uyarınca; TCK’nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkartılarak, yerine “Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya, 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ifadesinin eklenmesi ile sair kısımları aynen bırakılan hükmün DÜZELTİLEİREK ONANMASINA, 21.05.2015 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanığın benzer eylemleri nedeniyle hakkında açılan davalar bakımından UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre, …Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1389 Esas ve 2015/296 Karar sayılı dosyasında, suç tarihinin 12.07.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.11.2012 olduğu gözetilerek, sanığın eylemlerinin TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi bakımından yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararanın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.