YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2941
KARAR NO : 2014/4907
KARAR TARİHİ : 20.03.2014
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na aykırılık suçundan sanık …’ın, 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 21/09/2007 tarihli ve 2007/119 esas, 2007/475 sayılı kararının kesinleşip infaza geçilmesini müteakip hükümlü tarafından 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a 6291 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1.maddesi ile eklenen 105/A maddesinden yararlanma talebinde bulunulması üzerine, söz konusu talebin kabulü ile hükümlünün tahliyesine, cezasının kalan kısmının bihakkın tahliye tarihi olan 25/09/2014 tarihine kadar denetimli sebestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin, Manisa İnfaz Hakimliğinin 26/09/2013 tarihli ve 2013/1491 esas, 2013/1485 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair, Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2013 tarihli ve 2013/816 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 09/12/2013 gün ve 75096 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/12/2013 gün ve KYB. 2013/393993 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
İnfaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, hükümlünün infaza konu suçunun 5411 sayılı Kanun’un 160.maddesinde tanımlanan suç olup aynı Kanun’un 167.maddesinde yer alan “160 ıncı maddede yazılı suçlardan dolayı mahkum olanlar, Fona veya Hazineye olan borçları ve tazminatları ödemediği veya bu borçlar ve tazminatlar malvarlıklarından tahsil olunamadığı sürece, bunlar hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.” hükmü gereğince hükümlünün Fona veya Hazineye olan borçlarını ve tazminatlarını ödediğine veya bu borçların ve tazminatların malvarlığından tahsil olunduğuna ilişkin infaz dosyası itibariyle herhangi bir belgenin bulunmaması ve hükümlünün de bu yönde bir iddiasının da bulunmadığının anlaşılması karşısında hükümlünün de bu yönde bir iddiasının da bulunmadığının anlaşılması karşısında hükümlü hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanamayacağı ve dolayısıyla denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infaz edilemeyeceği gözetilmeksizin, yapılan itarazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’n 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Manisa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2013 tarih ve 2013/816 değişik iş sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 20/03/2014 günü oybirliğiyle karar verildi.