Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/12779 E. 2019/31440 K. 06.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12779
KARAR NO : 2019/31440
KARAR TARİHİ : 06.05.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet,
Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişi kullanılıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekilerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet,
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atılmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Bu bilgiler doğrultusunda, somut olayda 16/04/2012 tarihli raporda dava konusu para çekme dekontlarından mudiler … adına düzenlenmiş 08/07/2010 tarihli, … adına düzenlenmiş 01/06/2010, 21/07/2010 tarihli, … adına düzenlenmiş 15/10/2010 tarihli 3 adet, … adına düzenlenmiş 15/10/2010 tarihli 2 adet, … adına düzenlenmiş 20/08/2010 tarihli, … adına düzenlenmiş 15/10/2010 tarihli para çekme dekontunda bulunan imzaların mudilerin elinden çıkmadığının belirtilmesi karşısında adı geçen mudilere ait imza örnekleri ile imza kartonetlerinin dosya arasına alınıp, mudilere ait hesap kartonetlerinde bulunan imzalarla, mudiler adına sahte olarak atılan belgelerdeki imzalar karşılaştırılıp, aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının işlem sayısının azlığı da dikkate alınarak bizzat mahkemece saptanması ve denetime imkan verecek şekilde tutanağa geçirilmesi gerekirken mudilere ait imza kartonetleri dosya arasına alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre;
Somut olayda sanığın, mahkemece nitelikli olduğu kabul edilen eylemlerinden kaynaklanan zararın 140.314,38 TL, sanık tarafından geri ödenen miktarın ise 23.360,31 TL olduğu, ödenmeyen nitelikli zimmet miktarının 116.957,07 TL olduğu sanık … açısından nitelikli zimmet yoluyla mal edinilen miktarın 116.957,07 TL olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilerek,
Mahkemece nitelikli zimmet olarak kabul edilen eylemlerine konu miktar olan 140.314,38 TL’ den, sanığın geri ödediği 23.360,31 TL düşüldükten sonra kalan 116.957,07 TL üzerinden 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesi uyarınca 3 katı tutarında adli para cezasına hükmolunması ayrıca 160/2 son gereği toplam zimmet miktarı 250.314,38 TL’den ödenen 23.360,31 TL düşüldükten sonra kalan zimmet miktarı olan banka zararı 226.954,38 TL’nin ödettirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2019 günü oybirliğiyle karar verildi.