Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/13975 E. 2019/10763 K. 19.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13975
KARAR NO : 2019/10763
KARAR TARİHİ : 19.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın, savunmasında zeka geriliği rahatsızlığının bulunduğunu beyan etmesi ve temyiz dilekçesinde ise akli yönden çocuk zekasına sahip olduğunu ve bu nedenle kendisine askerliğe elverişsiz olduğuna dair rapor verildiğini belirterek dilekçe ekinde mental retardasyon rahatsızlığı bulunduğuna, askerliğe elverişli olmadığına ilişkin…Asker Hastanesi Baştabipliği’nin 24/04/2004 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık raporu suretini sunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 32. maddesi uyarınca, sanığın suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyen bir akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 29/08/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 09/11/2012 olduğu, aynı gün incelenen Dairemizin 2015/12095 Esas sırasında kayıtlı olan Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/518 Esas, 2013/527 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 29/07/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 09/11/2012 olduğu,Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle bir karar verilmesinin gerekmesi,
4. Tekerrüre esas alınan sanığa ait Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin ilamının karar numarasının 2009/243 yerine 2009/43 olarak yazılması ve sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
5. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi ve eşyanın TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin de gösterilmesi,
6. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
7. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 29/08/2011 yerine 09/11/2012 olarak yazılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.