YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15465
KARAR NO : 2019/31093
KARAR TARİHİ : 02.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … ‘ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıktan olay tarihinde 100.000 adet makaron ele geçirilmesi olayında; mahkemece “suçun önem ve değeri ile işleniş biçimi, ele geçen makaronun miktarı” gerekçe gösterilerek verilen cezaya teşdit uygulanmış ise de, TCK’nun 61. maddesinin a-g bentlerinde belirtilen teşdit nedenlerine göre sigara miktarı gözetildiğinde kastının yoğunluğu ve işleniş şeklinin bir özelliğinin bulunmadığı ve benzer olaylar ile mukayese edildiğinde daha çok miktarda kaçakçılık suçunu işleyenler ile daha az miktarda kaçakçılık suçunu işleyenleler arasında hakkaniyete uygun adil ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini,
Kabule göre ise;
1.CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığın savunmasında, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini beyan ettiği ve dosya arasında zarar miktarını gösterir kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının bulunmadığını da nazara alınarak, sanığa dava konusu eşyanın CİF değeri üzerinden Gümrük İdaresi’nce hesaplanan ” eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/9. maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamu zararının giderilmediği gerekçesi ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK’nun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarlarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 07/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 31/03/2013 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2016/6938 Esas numarasında kayıtlı Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/979 E.-2014/275 K. sayılı dosyasında atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 09/05/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 17/12/2012 olduğu,
Yine aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2016/4731 Esas numarasında kayıtlı Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/1107 E.-2014/154 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 15/12/2012, iddaname düzenleme tarihinin ise 02/08/2013 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin aynı nitelikte olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair hususları incelenmeksizin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.