Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/16268 E. 2019/30686 K. 29.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16268
KARAR NO : 2019/30686
KARAR TARİHİ : 29.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık aşamalardaki savunmalarında atılı suçu işlemediğini, gönüllü köy korucusu olarak görev yaptığını, birinin kendi kimlik bilgilerini kullanmış olduğunu, suç tarihinde “Büyükdağ” denilen yerde nöbet tuttuğunu, bu hususun… Komutanlığından sorulabileceğini, olay tarihinde yakalanmadığını ve kimseye de ifade vermediğini belirttiği, suç tarihinde olaya müdahale eden askerlerden …’ın da kendisine gösterilen fotoğraflardaki kişinin yakaladıkları kişi olmadığını beyan ettiği ve diğer sanık …’in de olay günü yanındaki şahsın … olmadığını ifade etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, … Komutanlığı’ndan sanığın olay tarihinde görevli olup olmadığı sorulduktan ve soruşturma aşamasındaki evrakta bulunan imza ile suç tarihinden önceki samimi imza örnekleri temin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. Sanığın eylemi 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan Yasanın 8/4. fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde yazılı şekilde 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesine aykırılıktan hüküm kurulması
2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine, TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığın savunmasının alındığı tarihte dosya arasında kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının yer almadığı ve savunması sırasında sanığa hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep edip etmediğinin sorulmadığı da nazara alınarak, dava konusu eşyanın “ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, zararın giderilmediğinden bahisle ve başka bir gerekçe gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4. Doğrudan verilen adli para cezasının günlüğü 20,00 TL’den paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 52/2. maddesi fıkrası gösterilmeksizin 52/1. maddesi yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5. TCK’nun 50/1-a bendi uyarınca sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin kısımda gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak TCK’nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hakkın korunmasına, 29/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.