YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18709
KARAR NO : 2019/32555
KARAR TARİHİ : 11.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 07.01.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 30.03.2010 olduğu,
UYAP’tan yapılan kontrolde Dairemizin 22.05.2014 tarihli 2013/17380 Esas, 2014/9852 Karar sayılı ilamı düzeltilerek onanmasına karar verilen Diyarbakır 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/253 Esas, 2012/139 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 18.01.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.02.2010 olduğu,
Yine UYAP’tan yapılan kontrolde Dairemizin 23.12.2013 tarihli 2013/4631 Esas, 2013/24662 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilen Bitlis 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/128 Esas, 2011/45 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 31.01.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.02.2010 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından kesinleşen dosyaların aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin TCK’nun 43. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmesi halinde kesinleşen kararlar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, üst Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 11/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.