YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18798
KARAR NO : 2019/33137
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık … müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, kargo şubesinde sanık …’ın alıcısı, diğer sanık …’ın ise göndericisi olduğu kargo kolisi üzerinde rızaen yapılan incelemede, 150 adet faturasız cep telefonu ele geçirildiği olayda, sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında suçla ilgisi olmadığını, diğer sanık …’ in faturalı telefon göndereceğini söylediğinden kargoyu teslim aldığını ve kaçak olduklarını bilmediğini ifade etmesi ve dosyada mevcut Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 17.01.2013 tarihli raporuna göre 2 adet cep telefonunun kayıt dışı, 11 adet telefonun ise imei numarasının klonlanmış olduğunun bildirilmesi, buna göre suça konu cep telefonlarından 137 adetinin kayıtlı ve kaçak olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın savunmasının aksine mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama fıkralarının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. Suça konu 2 adet kayıt dışı ve 11 adet imei numarası klonlanmış cep telefonunun müsaderesi ile geri kalan 137 adet kayıtlı cep telefonunun iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eşyanın tümü hakkında müsadere kararı verilmesi, yine davaya konu cep telefonlarının 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollaması ile TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine TCK’nun 54. maddesi gereğince müsadere kararı verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarlarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
II- Sanık … müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede ise;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 15.12.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.06.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında halen derdest olan Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1333 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 11.01.2013-19.01.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.11.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığın duruşmada alınan savunmasında, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini ve kamu zararı varsa ödemek istediğini beyan ettiği nazara alınarak, kaçakçılık suçlarında yasal olmayan yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alım satıma konu edilen eşyanın, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle yoksun kalınan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve bu zararın ödenmesi için süre verilerek sonucuna göre gerektiğinde CMK’nun 231/9. maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kamu zararı giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama fıkralarının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nun 54/4. maddesinden müsaderesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.