YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18982
KARAR NO : 2019/33117
KARAR TARİHİ : 13.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde kolluk kuvvetlerince önleyici hizmet devriyesi adı altında sanığın işlettiği iş yerinde 20 paket bandrolsüz sigara bulunmuş, yapılan yargılama sonunda sanığın ticari nitelikte kaçak sigara bulundurduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 206/2-a, 271/2, 230/1. maddeleri fıkraları da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir.
Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nun 116. maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Yasanın 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir.Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır.
Dosya kapsamına göre; Sulh Ceza Mahkemesi’nden alınan arama kararı olmadığı gibi, Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından sanığın iş yerinde yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarında da sigaraları içmek amacıyla aldığını, ticari amacının olmadığını beyan etmiş olması karşısında, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil(eşya) dışında sanığın mahkumiyetini gerektirecek başkaca bir delil de elde edilemediğinden, beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1. Suç tarihleri ve suça konu eşyanın niteliğine göre sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Dava konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
3. Suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza da kazanılmış hakkın gözetilmesine 13/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.