YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23545
KARAR NO : 2019/35465
KARAR TARİHİ : 08.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosya kapsamından; 04/02/2011 tarihli olay tutanağına göre sanığın kolluk görevlilerince cadde üzerinde üstü açık karton içerisinde kaçak sigara sattığı görülerek 124 paket kaçak sigara ele geçirildiği, 09/02/2011 tarihli diğer olay tutanağına göre ise cadde üzerinde park halinde bulunan …plakalı aracın bagajında kaçak sigara olduğu ihbarı üzerine olay yerine intikal eden kolluk görevlilerince aracın sahibinin sanık olduğunun belirlenmesi sonrası sanığın araç bagajını açarak 33 karton ve 128 paket olmak üzere toplam 458 paket kaçak sigarayı görevlilere rızaen teslim ettiği, 30/03/2011 tarih ve 2011/2719 esas sayılı iddianame ile sanık hakkında yalnızca 09/02/2011 tarihli olaya ilişkin olarak dava açılmakla birlikte 09/02/2011 tarihli olayda ele geçen kaçak sigara miktarı 458 paket olmasına karşın iddianamenin 128 paket kaçak sigaraya ilişkin düzenlenmiş olması ve 04/02/2011 tarihli eylem yönüyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin de tamamlanmış bulunduğu gözetilerek 09/02/2011 tarihli olaya ilişkin iddianame tavzih ettirilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği ve karar yerinde 5271 sayılı CMK.nun 231/6-(b) bendinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin bir değerlendirme de yapılmadığı nazara alınarak; 09/02/2011 tarihli olayda ele geçen 458 paket kaçak sigara için kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlettirilmesinin ardından tespit edilecek gümrük vergi miktarının sanığa kamu zararı olarak bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, zararın giderilmediğinden bahisle ve başka bir gerekçe gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2.Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören TAPDK’na (Tarım ve Orman Bakanlığına) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası’nın 234/1-b/1. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,
3.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4.Sanık hakkında hapis cezası ve adli para cezası tayin olunması karşısında, ertelemeye ilişkin paragrafın sonuna “cezasının 5237 sayılı TCK nun 51 maddesi uyarınca ertelenmesine” yazılması suretiyle adli para cezasının da ertelendiği kanaati oluşturulması,
5.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin alt sınırının, mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
6.5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği halde infazı kısıtlayacak şekilde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
7.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
8.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
9.Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı CMK.nun 324. maddesinin 2. fıkrasında “Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 26/05/1935 gün ve 111/7 sayılı “yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir” ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 02/05/1966 gün ve 4/3 sayılı “tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktada yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği, ancak mahkemece kısa kararda yargılama gideri kısmı boş bırakılarak yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.