Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/27489 E. 2016/3440 K. 10.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27489
KARAR NO : 2016/3440
KARAR TARİHİ : 10.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Yasa’ya Muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Olay günü termal kamera ile icra edilen gözetleme faaliyeti esnasında 196 nolu hudut taşı bölgesinde İran topraklarından yasadışı giriş yapan 10-12 kişilik atlı bir grubun görülmesi üzerine müdahale edilerek sanığın beş adet at ve kırkbeş adet jelikan içerisinde 540 litre gazyağı ile ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, kaçağa konu eşyanın sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/1. maddesinin ikinci cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde sanık hakkında 5015 sayılı Kanunun ek 5/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
1.Açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi’ne duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, katılma olanağı tanınmadan, yokluğunda yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesine engel hali bulunmayan sanığın savunmasında, kamu zararını bilmediğini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinden yararlanmak istediğini beyan ettiği halde, yakalama evrakı ekinde zararla ilgili bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi sanığa zarar miktarının da bildirilmediği nazara alınarak, dava konusu “eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/9. madde fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, adli sicil kaydı bulunmayan, savunması yakalama ile alındığı için duruşmadaki tutum ve davranışları izlenemeyen, dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliği de tesbit edilemeyen sanık hakkında, bir daha suç işlemeyeceğine dair olumsuz kanaatin nasıl oluştuğu açıklanmadan, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle 5237 sayılı TCK’nun 51 ve 5271 sayılı CMK’nun 231.maddelerinin uygulanmaması,
3.Atılı suçun niteliğine göre, suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen … lehine dilekçe yazma ücretine hükmedilmesi,
4.24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkiler ile 1. fıkrada yazılı diğer hak yoksunluklarından cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
5.Davaya konu yük hayvanları hakkında soruşturma aşamasında tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, atlar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, müşteki Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.